Yemen İhvancı Partisinin Suudi Arabistan ile Sorun Yaşaması

rasthaber
Rasthaber –  Suudi Koalisyonun 
Yemen’e karşı savaşı  26 Mart
tarihinden itibaren  7’inci yılına ayak
basmıştır.  Yemen halk komiteleri ve
ordusu karşısında savaşın 6’ıncı yılında büyük bir acziyet ve güçsüzlük örneği
sergileyen ve zayıf noktaları gün yüzüne çıkan Suudi Arabistan,  koalisyonu içerisinde de ciddi ihtilaflar ile
karşı karşıya kalmıştır.

Suudi Koalisyonu içindeki ihtilafları farklı şekillerde ele
almak mümkün.  Örneğin  Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri
ve onlara bağlı paralı askerler arasında Yemen’in güneyindeki ihtilaflar Yemen
Güneyinde Güney Geçiş Konseyi ve istifa eden Mansur Hadi gibi paralel
yapılanmaların oluşturulmasına yol açan duruma değinmek mümkün. Bu durum bu
ihtilafların en net göstergesi idi.  Bu
ihtilaf, Riyad ve Abu Dabi ve sonuç olarak Yemen’in güneyinde de ciddi ayrılmalara
ve uzaklaşmalara yol açtı.

Alenileştirilmemesi için büyük çabalarda bulunulan ancak
eninde sonunda gün yüzüne çıkan bir başka koalisyon içindeki ihtilaf da  İhvancı Yemen El Islah partisinin Suudi
Arabistan, paralı askerleri ve de Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki
ihtilaflar idi.  Yemen El Islah
Partisinin BAE ile ihtilafları da ciddi idi. Çünkü Abu Dabi hükümeti ve
yönetimi  İhvancılara daha kötü bir
yaklaşım içerisindedir ve İhvancıların hiçbir kanadı ile işbirliği yapmak
istemiyor.

Tabii Suudi Arabistan da İhvan el Müslimin hareketleri ile
mücadelede öncü konumdadır. Nitekim Mısır’da 2013 yılında İhvancı yönetimin
başında bulunan Muhammed Mursi’nin darbe ile devrilmesinden sonra hemen
memnuniyetini bildirdi ve ilk tepki gösteren ülke oldu.  Buna rağmen Al-ı Suud, Yemen savaşında bu
bağnazlığını bir kenara bırakmış ve Yemen El Islah partisi ile koalisyon
yapmıştır. İşte Riyad ve Abu Dabi arasındaki ihtilafların nedenlerinden biri de
budur. Çünkü Abu Dabi  Yemen’in Güneyinde
El Islah partisi ile işbirliğini ciddi şekilde reddetmektedir.

 Suudi yönetimi
İhvancı El Islah partisi ile işbirliği yaparak, bir yandan  Ensarullah hareketine karşı ortaklarının
sayısını arttırmak  ve El Islah’ın
Ensarullah ile işbirliğini engellemek bir yandan da  istifa etmiş Mansur Hadi hükümetinin de Yemen
Güneyinde El Islah’ın halk tabanındaki desteklerinden yararlanabileceğini
düşünüyordu.

Şimdi, Yemen savaşının yedinci yılının ilk ayında,
İhvancılara bağlı insan hakları örgütü SAM, Riyad hükümetini, El-Muhra dahil
Yemen sınırları ve eyaletlerinde özel hapishanelerde yüzlerce Yemenliyi
gözaltına almak ve işkence etmekle suçluyor. Hadramaut, Ma’rib ve Aden’deki
hapishanelerine de bu bildiride değinilmiştir . Aslında bu  insan hakları örgütü, Al-ı Suud’un Yemen vatandaşlarına
insanlık dışı muamelesini eleştirmiştir.

Diğer bir sorun da, Suudi koalisyonunun Yemen ordusu ve halk
komitelerine karşı aldığı art arda yenilgileri ve Al-ı Suud’un Yemen
vatandaşlarına insanlık dışı muamelesinin, çok sayıda El-Islah bağlantılı
milislerin Suudi koalisyonundan ayrılmasına ve Ulusal Kurtuluş’a katılmasına
yol açmasıdır. Bu kesim Sana’daki Ulusal Kurtuluş ordusuna Katılmışlardır.

Bu ihtilaflar ve El-ıslah’ın Suudi koalisyonundan
ayrılmasının ardından, Al-ı Suud, medyatik gücü 
aracılığıyla partiye karşı psikolojik savaşa ve medya propagandasına da
başvurdu. Riyad’a bağlı bazı gazeteciler sosyal medyada, Taiz eyaletindeki
El-Islah partisinin Ma’rib’teki ordu ve halk komiteler üzerindeki baskıyı
azaltmak için Sana hükümetinden 5 milyar Yemen Riyali aldığını, ayrıca
Taiz’deki saldırıları durdurduğunu öne sürdüler.

Sözkonusu ihtilaflar , Al-ı Suud’un Yemen’deki İhvancı
El-Islah ile işbirliğine yönelik taktiklerinin başarısız olduğunu ve partinin
çoğunun farklı bir yol izlediğini gösteriyor. Bu durum, Suud’un Yemen’e karşı
savaşta yaşadığı sorunları ve zorlukları artırabilir.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın