Zerşinas: Mekke İttifakı Heyetinin Tahran Ziyareti, Düşmanın Son Kurşunu Olabilir

Betul

Siyaset bilimi uzmanı ve Tahran Uluslararası Soureh Üniversitesi Öğretim Üyesi Şehriyar Zerşinas, İran’ın arzu ettiği kurallar kabul edilene dek Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş kısıtlamalarının sürdürülmesi gerektiğinin altını çizerek, “Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının yönetimi, İran’ın bölgesel ve uluslararası gücünü artırmak için stratejik bir kaldıraç haline getirilebilir” dedi.

Siyaset bilimi uzmanı ve Soureh Üniversitesi Öğretim Üyesi Şehriyar Zerşinas, SNNTV’ye verdiği röportajda Hürmüz Boğazı’nın bölgesel ve uluslararası denklemlerdeki stratejik önemine işaret ederek, bu su yolunun İran’ın kuralları kabul edilene kadar kısıtlama altında kalması gerektiğini belirtti.

Savaşın sona ermesinin ardından deniz trafiğinin yönetilmesine ilişkin görüşünü açıklayan Zerşinas şunları söyledi: “Savaşın sona ermesinden sonra düşman olmayan gemiler, hizmet ücretini ödeyerek ve İran’ın yönetimi altında Hürmüz Boğazı’ndan geçebilirler.”

Hürmüz Boğazı ve Babülmendep’in stratejik konumuna işaret eden bu üniversite hocası, bu iki önemli su yolunun yönetilmesinin İran’ın bölgesel ve küresel denklemlerdeki gücünü ve kudretini pekiştirecek bir kaldıraca dönüştürülebileceğini vurguladı.

Zerşinas ayrıca mevcut şartları İran’ın jeopolitik konumunu yükseltmek için tarihi bir fırsat olarak nitelendirerek, bu iki su yolunun kapasitesinden yararlanmanın İran’ı bölgenin başat gücü ve gelecekteki küresel düzenin kutuplarından biri haline getirebileceğini öne sürdü.

Zerşinas sözlerinin sonunda bu stratejik fırsatın uzun vadeli önemini vurgulayarak, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep’in kapasitelerinin kullanılmasının kendi inancına göre İran’ın önümüzdeki 30 yıllık kudretini garanti altına alabileceğini ifade etti.

Mekke İttifakı Heyetinin Tahran Ziyareti, İran’ı Savaşsız Teslim Etmek İçin Düşmanın Son Kurşunu Olabilir

Siyaset bilimi uzmanı ve Soureh Üniversitesi Öğretim Üyesi, Mekke İttifakı heyetinin son Tahran ziyaretinin, Amerika ve İsrail’in İran’ı kurşun atmadan teslim etmeye yönelik son çabalarının bir parçası olabileceğini belirterek, “Elbette bu yalnızca benim şahsi analizimdir” dedi.

Zerşinas sözlerini şöyle sürdürdü: “Amerika ve İsrail, savaşın başlaması durumunda ülkenin ulusal bütünlüğünü ortadan kaldırmadıkları Sourehce İran ile başa çıkamayacaklarını biliyorlar.”

Zerşinas şu vurguda bulundu: “Düşman; savaşa girmeden hedeflerine ulaşmak amacıyla İran’ı korkutmayı, siyasi akımlar arasında ihtilaf yaratmayı ve yetkililerin hesaplarını değiştirmeyi amaçlamaktadır.”

Soureh Üniversitesi Öğretim Üyesi şu hususa dikkat çekti: “İran’ı teslim etmeyi başaramasalar bile, müzakere umudunu pekiştirerek ve ulusal savunma moralini zayıflatarak iç ihtilafların zeminini hazırlamaya çalışmaktadırlar.”

General Rızayi Bugün İran’ın Kudret ve Güç Sesidir / Kendisi Emperyalist Sistemin Elçilerine Karşı Kahramanca Direnmektedir

Zerşinas şu ifadeleri kaydetti: “General Rızayi bu günlerde bir kahraman ve muktedir bir stratejist rolüyle karşımıza çıkmaktadır ve bana göre mevcut şartlarda İran’ın kudretinin en gür seslerinden biridir.”

General Rızayi’nin küresel güçlerin temsilcileriyle başa çıkma tarzını öven Zerşinas sözlerini şöyle sürdürdü: “Onun sağlam ve muktedir tutumu övgüye değerdir; güç mevzisinden konuşmakta ve İslam Cumhuriyeti’nin kudret sesini düşmanların kulağına ulaştırmaktadır.”

Zerşinas sözlerine şunları ekledi: “Birçok ülkede büyük askeri güçlerin temsilcileri geri adım atma ve teslimiyetle karşılaşabilecekken, General Rızayi onların karşısında kudretle durmaktadır.”

Soureh Üniversitesi Öğretim Üyesi şu vurguyu yaptı: “İnanıyorum ki bu dönem, General Rızayi’nin faaliyetlerinin en parlak kesitlerinden biridir; iki savaş atlatıldıktan sonra emperyalist sistemin elçileri karşısında böyle muktedirane direniş sergilenmesi son derece değerlidir.”

Pakistan ve Türkiye’nin Yemen Savaşına Askeri Müdahalesi Büyük Bir Ahmaklıktır / Muharip Güç Sevk Etme İhtimalini Yalnızca Yüzde 20 ila 30 Olarak Görüyorum

Siyaset bilimi uzmanı ve Soureh Üniversitesi Öğretim Üyesi şunları söyledi: “Pakistan ve Türkiye’nin Yemen’deki kara savaşına geniş çaplı askeri müdahalesi büyük ve masraflı bir hata olacaktır; özellikle de kendisi zaten ciddi iç krizlerle boğuşan Pakistan açısından…”

Zerşinas sözlerini şöyle sürdürdü: “Bana göre bu iki ülkenin Suudi Arabistan’a danışmanlık, teçhizat, istihbarat ve medya desteği sağlaması, doğrudan savaşa girmesinden çok daha muhtemeldir.”

Suudi Arabistan’ın askeri performansını eleştiren Zerşinas şunları kaydetti: “Suudi Arabistan devasa askeri harcamalarına ve gelişmiş teçhizat satın almasına rağmen hâlâ operasyonel kapasite ve askeri yönetimde ciddi zafiyetler yaşamaktadır.”

Soureh Üniversitesi Öğretim Üyesi Yemen’e asker sevk etme ihtimali hakkında şu değerlendirmede bulundu: “Dış güçlerin baskısı altında Pakistan ve Türkiye’den sınırlı birlikler Yemen’e sevk edilebilir, ancak böyle bir senaryonun gerçekleşme ihtimalini yüzde 20 ila 30 civarında görüyorum.”

Meydan ve Sokak, İran’ın Kudretinin İki Temel Sütunudur / Zaferden Sonra Oligarşi ve Rantçılık Düzeni Ortadan Kaldırılmalıdır

Şehriyar Zerşinas şunları belirtti: “İran’ı ayakta tutan iki iradedir; Meydanın iradesi yani silahlı kuvvetler ve sokağın iradesi yani ülkenin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünü savunmak için ayağa kalkan halk…”

Halkın sahnede varlığını sürdürmesinin zaruretini vurgulayan Zerşinas sözlerini şöyle tamamladı: “Halkın sokaktaki varlığı sönükleşmemelidir; bu halk gücü ülkeyi savunmanın yanı sıra ekonomik yolsuzlukla ve Batı yanlısı oligarşi akımlarıyla mücadeleyi de talep etmelidir.”

Dar gelirli kesimlerin geçim sıkıntılarına işaret eden Zerşinas şunları söyledi: “Zaferden sonra ekonomik ilişkiler ve servet dağılımı, geçim sıkıntısına, işsizliğe ve pahalılığa rağmen hâlâ ülkeyi savunma safında duran mazlum ve alt sınıf halkın lehine değiştirilmelidir.”

Soureh Üniversitesi Öğretim Üyesi şu vurguyu yaptı: “İran’ın parlak geleceği ulusal güvenliğin korunmasına, caydırıcılığın güçlendirilmesine ve rantçılıkla mücadeleye bağlıdır; ekonomik adaletin gerçekleşmesi de stratejik planlamaya ve adalete inanan yöneticilere ihtiyaç duymaktadır.”

Not: bu analiz snn.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın