Pakistan Anayasa Mahkemesi, yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle Başbakan Navaz Şerif‘in siyasetten ömür boyu men edilmesine karar verdi. Şerif, Anayasa Mahkemesi’nin açıklamasının ardından istifa ettiğini açıkladı. Şerif’in yanı sıra Maliye Bakanı Muhammed İshak Dar da görevden alındı. Gazete sütunlarında bir kaç satırla özetlenebilecek basit bir yolsuzluk hadisesi gibi görünen bu vaka aslında yaşanan küresel-jeopolitik depremin yarattığı kuvvetli bir artçı sarsıntıydı.
DARBEYİ İKİ HAFTA ÖNCE HABER VERDİ
Rusya’daki Avrasyacı hareketin haber ve analiz platformu Geopolitica.ru‘da, 16 Temmuz‘da, yayınlanan bir makalede, Pakistan’da, Başbakan Navaz Şerif‘in görevden alınmasıyla sonuçlanan ‘yargı darbesi’nin gelişi ve sebepleri etraflıca ele alındı.

Bangladeşli siyaset bilimci Ahmet Riciv imzasıyla yayınlanan, ‘ABD ve Suudi Arabistan’ın Pakistan’daki tehlikeli rejim değişikliği girişimi’başlıklı makalede, Pakistan’ın, son yıllarda yaşanan en büyük bölgesel siyasi krizlerden birine sahne olduğu ve bu krizin, ABD güdümlü bir rejim değişikliği operasyonuyla sonuçlanabileceği vurgulandı.
Riciv’e göre, krizin temelinde, geçmişte Afganistan-Pakistan (AF-PAK)bölgesinde ABD çıkarlarına uygun politikalar izleyen Pakistan’ın, son yıllarda başta Rusya ve Çin olmak üzere bölge ülkeleriyle yakınlaşması; popüler tabirle, bir nevi ‘eksen değişikliği’ne gitmesi vardı.
DARBENİN ZEMİNİ: PANAMA BELGELERİ
Pakistan’daki kriz ilk olarak, 6 Nisan 2016‘da meşhur ‘Panama Belgeleri’nin yayınlanmasıyla patlak verdi. Belgelerde, Şerif’in çocuklarının 2006-2007 yılları arasında, bazı offshore şirketler aracılığıyla Londra’dan 13,8 milyon dolar değerinde emlak satın aldıkları iddia edildi.
Şaibeli Panama sızıntılarının, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID)ve George Soros‘un Açık Toplum Vakfı tarafından fonlandığını ifade eden Riciv’e göre, sızıntı tamamiyle ABD çıkarlarına hizmet ediyordu. Dahası, Şerif’e yönelik muhalefette başı çeken, Pakistan Adalet Hareketi lideri İmran Han, temelde ABD’nin siyasi kuklası gibi hareket ediyordu. Panama sızıntılarıyla birlikte mekanizma harekete geçti; ‘yolsuzluğa hayır’, ‘serbest seçimler’, ‘benim başkanım değil’ ve ‘istifa’ pankartlarıyla yürüyen Pakistanlıların hedefinde Şerif vardı…
ASKERİ VE SİYASİ AYAK
7 Temmuz 2017‘de yani krizden yalnızca 3 hafta önce, şu anda Suudi Arabistan önderliğindeki ‘Teröre karşı İslam İttifakı’nın komutanı olan, Pakistan eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rahel Şerif özel bir uçakla Pakistan’a geldi. Yerel basında yer alan bilgilere göre, bazı Suudi yetkililer de bu ziyarette ona eşlik etti. Orgeneral Şerif’in gezisi sürpriz bir şekilde Başbakan Şerif’e yönelik yürütülen soruşturmayla aynı zamanlara denk gelmişti. Riciv’e göre, sırf bu sebepten dolayı Orgeneral Şerif’in adı ve darbedeki muhtemel rolü de bir kenara not edilmeli. Riciv’e göre hem Orgeneral Şerif, hem de İmran Han, Şerif’i devirme amacıyla oluşturulmuş zincirin derin birer halkası.
aydınlık
