ülkenin tarihinin en tartışılan seçimlerinden birine dönüşerek, sonuçlarının
uzun zaman bu ülkenin siyasetini etkileyeceği aşikardır. Üstelik Washington’un
yaymak istediği Amerikan demokrasi modeli ciddi şekilde sorgulanmaya
başlanmıştır.
Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro Amerika seçimlerinin
sonuçlarının açıklanmasındaki gecikmeye ve Trump’ın seçimlerde hile yapılmasına
dair açıklamalarına değinerek Amerika’nın
böyle bir durumda Venezuela’ya demokrasi dersi vermeye kalkışmasından nefret
ettiğini belirtti.
Maduro, Amerika’da
oyların sayımındaki gecikmeye vurgu yaparak
Amerika’daki sistemin tersine Venezuela’nın şeffaf ve kendini ispatlamış bir seçim sistemine
sahip olduğunu belirtti.
Maduro Amerika’daki başkanlık seçimleri sürecine
değinerek “Venezuela’da, seçimlerin sonucu
seçimlerin bittiği akşam ince detaylı bir şekilde açıklanır.” dedi.
Amerika ise Maduro hükümetinin Venezuela’da demokrasi sürecini zayıflattığını ve bu
yüzden iktidardan çekilmesi gerektiğini
iddia ediyor.
Maduro’nun Amerika’nın tartışmalı seçimlerine yönelik
açıklamaları doğrultusunda Amerika seçimlerinin zaten çetrefilli olduğu ve bu
dönemde de Trump’ın ithamları ile daha
da açık ve net olarak zafiyetlerinin ortaya çıktığı söylenebilir. Trump
esasında yenilgiye karşı sessiz kalmayacağını ve rakibi Biden’in önde olmasına
rağmen gerçekleri saptırma yönündeki
tavrıyla, Amerika siyasi sisteminin yolsuz bir sistem olduğunu belirterek
seçimlerde geniş çaplı hile işlendiğini vurgulamıştır.
Seçimlerinin düzenlenmesinden bir kaç gün geçmesine
rağmen posta üzerinden kullanılan oy
sayım işleminin bitmemesi yüzünden kesin sayım sonuçları açıklanamıyor. Ancak Trump
devamlı olarak ülkesindeki seçim
sürecini sorgulayarak seçimlerde hile ve
sahtecilikten söz ediyor. Başkan,
Perşembe günü basın konferansında, “seçim sistemin yolsuz olduğunu, olmasa
bile kolaylıkla yolsuzluğa sürüklenebileceğini
ve oylarının aniden kaybolabileceğini” belirtti.
Burada sorulması gereken soru, “Trump’ın 2016’da aynı
seçim sistemi üzerinden galip geldiğinde, neden bu açıklamalarda bulunmayıp da
şimdi yenilgi kapıları aralandığında bu sistemi sorgulamaya başlamasıdır.”
Avrupa Güvenlik ve
İşbirliği Teşkilatı AGIT Koordinatörü Micheal Greck şöyle diyor: “Donald
Trump’ın farklı eyaletlerde seçim
koordinatörlerine yönelik suçlamaları demokrasinin sorgulanmasıdır. Trump açık
bir şekilde başkanlık yetkisini kötüye kullanmaktadır.”
Bir başka mesele ise
Trump’ın başkan olarak tüm federal kurum ve kuruluşların kontrolünü
elinde bulundurmasıdır. Halbuki birinin seçimlerde hile ve sahtecilik
iddiasında bulunması gerekiyorsa o da Demokrat aday Joe Biden’dir.
Şimdi sorulması gereken başka soru, “Amerika’nın dem vurduğu, havariliğini
yaptığı demokrasi, Afganistan ile Irak’a saldırılarının bahanesi olan
demokrasi, bu ülkede gelişmekte olan sürecin ta kendisi mi?” dir.
Demokrasinin temellerinden biri halkın yöneticilerini
seçmekteki hakkıdır. Bu da demokratik
bir düzeninin seçim ayaklarını oluşturmaktadır.
Ancak Trump Amerika siyasi düzeninin yozlaştığını iddia
etmekle kalmayıp, esasında seçim düzenine yönelik tereddütleri de arttırmıştır.
Trump geniş çaplı seçim hilelerine vurgu yaparak hem kendisi hem de seçimlerin meşruiyetini
sorgulanır hale getirmiştir.
Trump Twitter sayfasında ve de kameralar önünde
“Demokratların kendi oylarını çaldığının” altını çiziyor. Bu iddia gerçekse, Amerika’da bu kadar kolay
bir şekilde insanların oyları çalınıp yok edilebiliyorsa o zaman Amerika’daki demokrasi temellerinin de
sarsıldığı ve aslında böyle bir demokrasinin içi boş olduğunu söylemek gerekir.
Şimdi Amerika toplumun bölünmesi ve iki kutuplu bir topluma
dönüşmesi ile geniş çaplı kaos ve silahlı çatışmaların ihtimali artmıştır.
Pratikte ise bu süreç başlamış sayılır./
