Güçleri Partisi’nin (el-Kuvvet el-Lübnaniyye) planının Lübnan’da bir iç savaş
çıkarmak olduğunu vurguladı ve Lübnan Güçleri Partisinin Suriye’de IŞİD ve Nusra
ile ittifak yaptığını ve bu partinin Lübnanlı Hıristiyanlar için de en büyük
tehdit olduğunu vurguladı.
Lübnan Hizbullah Hareketinin Genel Sekreteri Seyyid Hasan
Nasrallah, Pazartesi akşamı yaptığı konuşmada, Lübnan ve bölgedeki gelişmeleri
değerlendirdi.
Nasrallah, konuşmasının başında Hz. Muhammed’in (s.a.a)
doğum gününü kutlayarak şunları söyledi: ‘Yemen halkının bu yıldönümü
vesilesiyle San’a’daki büyük varlığından gurur duyuyorum.’
Seyyid Hasan Nasrallah, Afganistan’ın Kandahar kentindeki
son terör saldırısının kurbanlarının ailelerine ve Lübnan’ın el-Tayuna şehrinde
geçen Perşembe günü yaşanan cinayetin kurbanlarının ailelerine başsağlığı
diledi ve bu olayların çok tehlikeli, önemli ve belirleyici olduğunu ve son
olaylardan farklı olduğunu belirtti.
Hizbullah Genel Sekreteri şu ifadelerde bulundu: ‘Lübnan’da
Dahiya (Beyrut’un güneyinde) halkının her zaman endişe duymasını ve güney
Beyrut’taki Şii halkı Lübnanlı Hıristiyanların düşmanı olarak göstermek isteyen
bir parti var.
Bu partinin lideri komşularımız için varsayımsal bir düşman
yaratmaya çalışıyor. Böyle bir endişe yaratmanın amacı, bu partinin kendisini
Hıristiyanların ana savunucusu olarak göstermek istemesidir.
Bu partinin adı Lübnan Güçleri Partisidir. (Samir Caca ve
Suudi Arabistan ve ABD’li müttefikleri tarafından yönetilmektedir) Bu parti, bu
sloganlarla Lübnan’da bazı yabancı ülkelere ve onların çıkarlarına uygun
hedefleri gerçekleştirmeye çalışıyor.
Lübnan Güçleri Partisinin asıl planı, nüfus yapısında
değişikliğe yol açacak bir iç savaş yaratmaktır. Perşembe günü şehit olanlar
Hizbullah ve Emel hareketinden olmasına rağmen Lübnan Güçleri Partisinin lideri
Hizbullah’a odaklanmış durumdadır.’
İç savaş Lübnan Güçleri Partisi için önemli değildir
Seyyid Hasan Nasrallah konuşmasına şöyle devam etti: ‘Askeri
çatışma veya iç savaş bu parti için önemli değildir. Çünkü dışarıdan bir bakış
açısıyla bu durum bu partinin çıkarınadır. Samir Caca, Hıristiyanları,
Hizbullah’ın onların şehirlerine saldırmak ve kimliklerini değiştirmek isteyen
bir düşman olduğuna ikna etmeye çalışıyor.
Samir Caca birkaç ay önce bazı eski müttefikleri
Hizbullah’la mücadeleye kışkırttı ve bu konu Perşembe günkü olaylara sebep
oldu.’
Hizbullah’ı düşman olarak tanıtmak bir yanılsamadır
Seyyid Hasan Nasrallah şu ifadelerde bulundu: ‘Hizbullah Perşembe
günü bölgenin hassasiyeti nedeniyle önlem ve güvenlik tedbirleri almadı.
Perşembe günü etkisiz hale getirmeyi başardığımız bu bombanın çözülmesi
gerekiyor; Çünkü her an ve her yerde patlayabilir.’
Nasrallah Lübnan halkına ve özellikle Hıristiyanlara hitaben
şu ifadelerde bulundu: ‘Hizbullah’ı düşman olarak tanıtmak bir yanılsamadır…
Hizbullah’ı düşman olarak tanıtmak bir yalan ve iftiradır… Lübnan Güçleri
Partisi, Lübnan ve Suriye’deki Nusra Cephesi teröristleri ve tekfirciler için
bir kılıftır.’
Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasının devamında,
Hizbullah’ın Hıristiyanlara karşı muamelesine atıfta bulunarak şunları söyledi:
‘Lübnanlı Hıristiyanlar, Suriyeli Hıristiyanlara Hizbullah’ın kendilerine nasıl
davrandığını sorabilirler. Hıristiyan engellilere sorun… Hizbullah ve
Suriye’deki müttefikleri, Suriye’de tekfircilere karşı Hıristiyan halkın
varlığını destekleyenlerdi.’
Samir Caca’nın Lübnan’daki iç savaş için Riyad’a
önerisi
Nasrallah, Lübnan Güçleri Partisi’nin 2017’de o zamanki
Suudi İçişleri Bakanı Samir Subhan’a Lübnan’daki iç savaşa girmesini teklif
ettiğini belirtti ve şunları vurguladı: ‘Lübnan Güçleri Partisi, müttefiki Saad
el-Hariri’ye bile Suudi Arabistan’da gözaltına alındığında ihanet etti ve
Lübnan’daki iç durumu ağırlaştırmak istedi. Lübnan Güçleri Partisi eski iç
savaş literatürünü terk etmiyor. Bu literatür, Beyrut’taki son katliamın önünü
açtı… Bu konuyu yönetmesi için tüm yetkiyi Lübnan ordusuna ve hükümetine
verdik.’
Hıristiyanları savunmak için en iyi gençlerimizi verdik
Seyyid Hasan Nasrallah konuşmasına şöyle devam etti:
‘Hizbullah, o dönemde Lübnan ordusunun müdahale etmesine izin vermeden önce
Hıristiyanları savundu …Hıristiyanlardan tehlikeyi kim uzaklaştırdı? O
çatışmalarda en güzel gençlerini veren biz olduk…İsrail kıyı şeridinden ve
güneyde Sayda’dan çekildikten sonra, Emel ve Hizbullah’tan hiçbir silahlı
kişinin Hıristiyan bölgelerine girmesine izin vermedik.’
Hizbullah Genel Sekreteri, Lübnan’da fitneyi kışkırtmak için
ABD ve Lübnan Güçleri Partisi arasındaki işbirliğine değinerek şunları söyledi:
‘Lübnan Güçleri Partisi nerede bulunsa, orada savaşa veya Hıristiyanların sınır
dışı edilmesine neden oldu … Ancak Hıristiyanlar Hizbullah ve Emel tarafından
kontrol edilen bölgelerde güvenlik içinde yaşıyorlar.’
