düzeyde İran’a karşı maceraperestliklere pişman edici bir şekilde karşılık
vereceklerini vurguladı ve şunları söyledi: ‘Şehit Süleymani’ye yönelik
saldırının failleri hala İran’ın takibi altındadır ve işledikleri bu suç ve
cinayetten kurtulamayacaklardır.
İran Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral
Emir Ali Hacızade, dün akşam, İran İslam Cumhuriyeti’nde bulunan yabancı askeri
kuruluşların bu kuvvetlerin Ulusal Yetenekler ve Başarılar Sergisine yaptığı
ziyaret sırasında şunları söyledi: ‘Batı Asya bölgesi, kırk yıllık askeri, iç
savaş, yaptırımlar ve yıldırma olayları içindeydi; ABD, İran’ın Şahlık rejimini
desteklemenin yanı sıra, sekiz yıllık Irak-İran savaşı sırasında Saddam’ın
yanında yer aldı ve Irak’ta Baas rejimine verdiği destekle İran halkından 237
bin kişiyi şehit etti ve çok sayıda insanı yaraladı.
ABD, 1991 ve 2003 yıllarında iki kez Irak’ta savaş ateşini
alevlendirmiştir ve sonuç olarak Irak onarılamaz bir hasar ve gerilik yaşamış
ve yüz binlerce insan ölmüş ve fazlasıyla hasar görmüştür.
ABD, Afganistan’ı 2001 yılında müttefiklerinin yardımıyla
işgal etti ve 20 yıl sonra ülkede iç savaş ve kaos yaratmak amacıyla
Afganistan’dan ayrıldı ama ABD komplosu, Afganistan’daki iç savaş alevlenene
kadar devam edecektir.
2013 ve 2017 yıllarında tekfirci grupların ve IŞİD’in
kurulmasıyla birlikte Suriye ve Irak bölgelerini ve bazı ülkeleri iç savaş ve
güvensizlik sardı; Yemen savaşı ve uzun süredir devam eden soykırım, Amerika
Birleşik Devletleri ve bazı Avrupa ülkelerinin doğrudan desteği ve
yönlendirmesi ile devam etmektedir. ABD’nin İran’a yönelik ekonomik
yaptırımları hatta belirli hastalara ilaç gönderilmesini engelleme noktasına
kadar devam etti.’
Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı, yabancı dost
ülkelerin askeri müttefiklerine seslenerek şunları kaydetti: ‘Siz askeri
müttefiklerin görevi dikkate alındığında, bu konuları dile getirmek tekrardır,
çünkü siz Amerika’nın zulüm ve işkencelerinden tamamen haberdarsınız ve
bölgedeki gelişmeleri biliyorsunuz.
General Süleymani’nin mücadelesi olmasaydı, bugün
terör gruplarının Avrupa’ya ihraç edildiğine şahit olurduk
General Hacızade şu ifadelerde bulundu: ‘General Şehit Kasım
Süleymani, ülkelerin güvenliğine karşı çıkan gruplara yani tekfircilere ve
IŞİD’e karşı savaştığı için bölgede barışın kahramanıydı. Aslında General Kasım
Süleymani’nin mücadelesi olmasaydı, teröristlerin bölgemize hâkim olmasıyla
birlikte, bu terörist grupların Avrupa’ya ve bölgedeki diğer ülkelere büyük
ölçüde ihraç edilmesine şahit olurduk.
Bugün Avrupa, güvenliğini ve barışını, General Şehit
Süleymani’nin ve dostlarının mücadelesine borçludur. Ama Amerika Birleşik
Devletleri bir füzeyle ona korkakça suikast düzenledi. ABD tüm bu baskı ve
zulmüne rağmen düşüş yaşamakta ve tek kutuplu dünya sona ermektedir. ABD’nin
İran’a, Rusya’ya, Çin’e ve dünyanın özgür ülkelerine karşı durmadığı ve
içeriden parçalandığı yadsınamaz bir gerçektir.
İran İslam Cumhuriyeti kırk yılı aşkın bir süredir Amerika
Birleşik Devletleri’nin ve onun müstekbir Beyaz Saray müttefiklerinin tüm hırsı
karşısında ayakta durdu ve direndi; Irak’ta Baas rejimi ile sekiz yıl süren
savaşta İran, 30’dan fazla ülkenin Saddam’a desteğine direnerek, bu savaşta 11
ülkeden esir aldı.
İran, ABD’nin Global Hawk İHA’sını düşürdü ve bu ülkenin
Ayn-ül Esed’deki terör üssünün kalbine saldırdı ve füze saldırılarıyla onlara
tarihi bir ders verdi.’
Şehit Süleymani’ye yönelik saldırının failleri halen
İran tarafından takip ediliyor
General Hacızade konuşmasının devamında şunları söyledi:
‘Elbette, Şehit Süleymani’ye yönelik saldırının failleri hala İran’ın takibi
altındadır ve işledikleri suç ve cinayetten kurtulamayacaklardır.
İran ulusu, Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin
azami yaptırım ve baskılarına dayandı ve kazandı. Bölge ülkelerinin, yerli
güvenlikle ve yabancıların ve kötü niyetli kişilerin girişine ve müdahalesine
izin vermeyerek bölgede barış, güvenlik ve dostluk tesis edebileceklerine
inanıyoruz; İran’ın düşmanları bizi güç ve militarizm peşinde olmakla suçluyor,
oysa biz gücü, ülke açılımı için istemiyoruz çünkü tecrübeler göstermiştir ki,
barışı ve güvenliği korumak için güçlü olmak gerekir.
İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, savunma ve
caydırıcılık ilke ve doktrinlerine dayalı olarak güç üretimini sürdürmüş ve
buna önem vermiştir; Güvenlik savunma gücünün üretimi, ülkemizin milli
çıkarlarını savunmada ve düşman hareketlerini korumada caydırıcılık sağlamak ve
mümkün olan tüm operasyonel ortamlarda hassas ve darbe odaklı operasyonlar
gerçekleştirmek amacıyla yapılmaktadır. Gelişmiş savunma ekipmanlarına bağımlı
olmadan yerli üretim, yıllardır süren yaptırım şartlarında gençlere güvenerek
yapılmaktadır ve savunma hazırlığımızı sürdürmek ve geliştirmek de herhangi bir
saldırıyı cezalandırmak için yapılmaktadır.
Dost ülkeler ve direniş ekseniyle güvenlik ve savunma
işbirliğinin geliştirilmesi, tüm İslam ülkeleri ve ortak çıkarları bulunan
ülkelerle ortaklık ve ittifakla sağlanır.
Güvenliklerinin siyonist rejim tarafından
sağlanacağını düşünen rejimler büyük bir yanılgı içindedirler
Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı şu
hatırlatmalarda bulundu: ‘Bugün ABD’den umudunu kaybeden bazı ülkelerin
aceleyle Siyonist rejime koşması ve güvenliklerinin bu rejim tarafından
sağlanacağını düşünmeleri tamamen yanlıştır; İsrail hatta kendi güvenliğini
bile sağlayamıyor; Dolayısıyla eğer hükümetlerin ve milletlerin iradeleri olsa,
yerel ve bölgesel güvenlikle, bölgedeki kırk yıllık güvensizliğe ve yaygın
savaşlara son verebilirler.
40 yılı aşkın süredir başta Filistin olmak üzere bölgede mazlumların
yanındayız ve yanında olacağız; Bu bağlamda İslam’dan ve tarihten aldığımız
derslerle kendi kendine yetme ve güçlenme yoluna devam edecek, her düzeyde ve
hangi rejim veya grup tarafından olursa olsun İran’a karşı her türlü
maceraperestliğe sert ve pişman edici bir yanıt vereceğiz.’
