kabine toplantısı sonrası kamuoyuna açıklamalarda bulundu.
Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:
”Türkiye Afrika ortaklığında yeni bir döneme girdiğimize
inanıyorum. Kritik bir dönemde gerçekleştirdiğimiz Afrika Zirvesi’nin hayırlara
vesilesine olmasını diliyorum.
Cumhurbaşkanlığı adına Fuat Oktay’ın nezaret ettiği
görüşmeler, toplamda 385 saati aşkın sürmüştür. Gelecek projeksiyonlarımızı
oluşturan 2053 vizyonumuzu da içeren bütçemiz yenilikçi ve çevreci unsurları
içermektedir.
Bütçemiz üzerine oturttuğumuz 67 stratejik programla
Türkiye’yi büyütme hedefime katkı sağlayacaktır.
2022 bütçemiz geçen yıla göre yüzde 30 arttı. Buna göre,
faiz dışı açık 38 milyar lira olarak hesap edilmektedir.
Türkiye geçtiğimiz 19 yılda yüzde 5.1’lik büyüme
göstermişti. 2009 yılında yaşadığımız yüzde 4’lü küçülme dışında her dönem
ekonomimizi büyüttük. Salgında herkes küçülürken; biz yüzde 1.8 oranında
büyüdük.
Tüm dünyada her alanda önemi ile gerçekten herkese dudak
ısırtatacak adımları attık. Bu süreçte hangi engellerle karşılaştığımız
milletimiz biliyor. Vesayetten, darbe girişimlerine hepsini aşarak bugünlere
geldik.
Ekonominin rasyonel işleyişi ile alakası olmayan sıkıntılar
hepimizin canını yakıyor. İnancı ve vatanı için hayatını ortaya koyan bir
millet olarak bu konjonktürel sıkıntıları aşacak güce sahibiniz.
Stokçuluk ve fahiş fiyatlarla ilgili harekete geçtik.
Kurdaki dalgalanmayı durdurarak yeni araçları devreye
alıyoruz. Şimdi sizlere bu çerçevede önümüzdeki günlerde hayata geçireceğimiz
başlıkla ifade etmek istiyorum.
İnsanlarımız bankadaki TL varlığını mevduattan fazla ise bu
getiriyi elde edecek. Bu kazanç stopaj vergisinden de muaf tutulacak.
Bundan sonra hiçbir vatandaşımızın kur daha yüksek olacak
diye mevduatını TL’den dövize geçirmesine ihtiyaç kalmayacak. Devlet iç
borçlanmaya talebi arttırmak için buradaki stopajı %0’a indiriyoruz.
İhracat ve sanayi şirketleri için kurumlar vergisinde 1
puanlık indirim planlıyoruz. Bu adımla amacımız kayıt dışı ekonomiyi azaltmak,
ihracatı özendirmek, firmalarımızı KDV yoluyla finansa hızlı erişimini
sağlamaktır.
Ülkemizde yastık altında 280 milyar dolar değere sahip 5 bin
ton altın bulunduğu bilinmektedir. Bu altınların finansal sisteme dahil
edilecek ekonomiye kazandırılması için yeni araçlar geliştirilecektir.
Proje bankacılığı konusunda atılan adımlar
hızlandırılacaktır. Ülkemizdeki istikrar için tüm bunları hayata geçireceğiz.
Hedeflerimiz doğrultusunda azimle yolumuza devam edeceğiz.
Bu vesile ile bir müjdede memurlarıma vermek istiyorum. Memurlarımızı bu
kapsama alarak ücretlerini arttırıyoruz.
Ekonomi programımıza yönelik eleştirileri dinliyoruz. Kurdaki
dalgalanmadan canını yandığı için söylenen vatandaşımızı anlıyoruz. Bununla
birlikte Türkiye’nin ekonomide hak ettiği yere gelmesinin önüne çelme takanlara
müsaade etmiyoruz. Geçmişte gazete ilanları ile hükümet devirip hükümet kurmayı
alışkanlık haline getirenlerin, bilimsel kurallara dönelim diyenlerin karın
ağrısını gayet iyi biliyoruz.
Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisinden en ufak bir geri
adım atmaya niyeti yoktur. Bunca zamandır faizlerin yükseltilmesinden başka
çözüm sunmayanların Türkiye ve dünyayı okuyamadıklarını anlamamaları. ABD’ye
baksınlar, Avrupa’ya baksınlar, Çin’e baksınlar, Hindistan’a baksınlar onların
faiz programları nasıl gidiyor onu görecekler.
Biz şu anda faizdeki indirimle birlikte bir kaç ay sonra
enflasyon nasıl düşmeye başlayacak bunu hep birlikte yaşayacak.
Dünya ekonomisini oluşturan küresel güçler, tarihin en büyük
kavgasını veriyor. ABD, AB, Çin ve Japonya Merkez Bankaları’nın politikaları
istihdamı korumakla odaklı ilerlemektedir.’’
