fiyatlarıyla ilgili uyarıda bulundu. Özdemir, ‘Trakya’daki tarım arazileri adeta
yağmalanırken tarım arazilerine imar verilirken her şey güzeldi değil mi?
Rusya, Ukrayna ve Brezilya yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 38,6’sını
oluşturuyor. Yani yaklaşık 40’ı. Bu oran git gide artıyor. Yani yüzde 50’yi
geçince 1 litre ayçiçeği yağını 100 liraya alacaksın haberin var mı?’
değerlendirmesinde bulundu.
Buğday fiyatları nedeniyle ekmek ücretlerinin de artacağını
ifade eden Özdemir, ‘Türkiye’de son yıllarda buğday ekim alanları daralırken
ithalat hızla artıyor. İthalatımızın büyük bir bölümü Rusya’dan geliyor. Yani
yarın Putin “size buğday yok” dediği zaman fırınlarda ekmek yapacak
un bulunmayacak’ ifadelerini kullandı.
Özdemir’in yazısı şöyle:
Doların değeri Türk Lirası karşısında adeta füze gibi
artıyor.
Artık neredeyse her dakika yükseliyor.
Hemen aklımıza Berat Albayrak’ın “Maaşınızı dolarla mı
alıyorsunuz? Endişelenmenize gerek yok” sözü geldi.
Gerçekten maaşını dolarla almayanlar, dolar borcu
olmayanlar yani emekli ve çalışan
endişelenmeli miyiz?
Bu soruya yanıtı doların ne olduğunu hayatımızda ne anlam
ifade ettiğini anlatarak vermek istiyorum:
Şu anda kullandığımız bütün elektronik cihazlar, yani
elimizdeki telefonumuz, bilgisayarımız onların işlemcisi birçok elektronik cip
üretemediğimiz için ithal etmekteyiz. Bunu dolarla almaktayız.
Üzerimizdeki kıyafetlerin bir kısmı yurtdışından gelmekte. Biz
Türkiye olarak tekstil sektöründe önemli bir güce sahibiz ama eskisi gibi pamuk
üretemediğimiz için Çin, Özbekistan ve benzeri ülkelerden pamuk ithal
etmekteyiz. Yani dolardaki artık giydiğimiz donun fiyatını bile etkiliyor.
Yine yediklerimiz. Lütfen evinizin en yakınındaki markete
gidin bakın. Mesela pirinç, nohut, fasulye ve mercimek. Üzerinde yerli üretim
yazan birçok ürünün paketinin altında küçücük harflerle Kanada’dan,
Bulgaristan’dan ve benzeri ülkelerden ithal edildiğini yazacaktır. İyi de bizim
kendi üretimimiz yok mu? O eskidendi çok eskiden… Kendi kendine yeten 5 ülke
sözü bizim için artık nostalji. Çünkü artık bu ürünlerin üretiminde İstanbul’u
bile doyuramıyor. Çünkü birçok tarım arazisini bozup lüks siteler yaptık.
Fiyatı bir yılda yüzde 200 artan ayçiçeği yağı neden
yükseldi?
İthal ettiğimiz için. Trakya’daki tarım arazileri adeta
yağmalanırken tarım arazilerine imar verilirken her şey güzeldi değil mi?
Rusya, Ukrayna ve Brezilya yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 38,6’sını
oluşturuyor. Yani yaklaşık 40’ı. Bu oran git gide artıyor. Yani yüzde 50’yi
geçince 1 litre ayçiçeği yağını 100 liraya alacaksın haberin var mı?
Sen halen kendi kendine yeten ülkeyiz masalı ile avun dur.
Dahası o yediğin ekmeğin buğdayının nereden geldiğini sanıyorsun?
Kemal Sunal veya Şener Şen’in filmlerindeki o Doğu’daki köylerden mi?
Sen inanmaya devam et!
Türkiye’de son yıllarda buğday ekim alanları daralırken
ithalat hızla artıyor. İthalatımızın büyük bir bölümü Rusya’dan geliyor. Yani
yarın Putin “size buğday yok” dediği zaman fırınlarda ekmek yapacak
un bulunmayacak.
Ne güzel masallara inanıyoruz. Madagaskar’dan börülce ithal
ediyoruz. Bunun bile farkında olmadan ekonomik terörle mücadele ediyoruz değil
mi?
Hani evinin önündeki arabanın fiyatının değerlendiğini
düşünüp seviniyorsun ya işte o araçların çalışması için gerekli olan benzinin
litresi neden 11,5 lira oldu biliyor musun? Çünkü dolarla ithal ediyoruz. Her
seçim döneminde bulunan o yeni kuyulardan çıkan petrol Türkiye’nin 1 aylık
tüketimini bile karşılamıyor.
Merkez Bankası’nın kasasında dolar kalmayınca emin ol ki, o
arabalar hiçbir işe yaramayacak.
O 10 yıl kredi ile çekip sürekli değer kazandığın için mutlu
olduğun ev neyle ısınıyor? Dolar yarın 20 lira olursa emin ol ki, o evde
battaniye ile oturacaksın.
Benim dolarla ne işim olur ki demeden iyi bir düşün.
Önümüz kış ve soğuklar her anlamda seni vuracak. Bankada
döviz mevduatı olan 1 milyon kişiyi değil.
