sekreteri Seyyid Abbas Musavi’nin şehadetinin 30. yıl dönümü ve Seyyid Hasan
Nasrullah’ın 1992 yılında Hizbullah Genel Sekreteri olarak göreve başlamasının
arifesinde, Siyonist gazetesi Israel Hume, Nasrullah’ın son yıllardaki büyük
kazanımları ile başarılarını etraflıca ele alan bir yazı yayınladı.
Seyyid Abbas Musavi, 1991 yılında Hizbullah’ın genel
sekreterliğine getirilir. Ancak bu görevinde sadece dokuz ay kalabildi. Abbas
Musavi, 17 Şubat 1992’de, Şeyh Ragıb’ın şehadet yıl dönümü merasiminden
dönerken, Siyonist İsrail’in düzenlemiş olduğu suikast sonucu kendisi, hanımı
ve bir çocuğu şehit oldu.
Seyyid Abbas Musavi’nin şehadetinden sonra, Hizbullah Merkez
Konseyi Lübnan’daki hareketin genel sekreteri olarak “Sayyid Hasan
Nasrullah”ı seçti. Siyonistler, Seyyid Abbas Musavi’ye suikast
düzenleyerek direniş mücadelesine gölge düşürmeyi amaçlıyordu ve defalarca
Hizbullah’ın bahsi geçen suikastla sona ereceğini düşündüklerini itiraf
etmişti, onlar şimdi Sayyid Hasan Nasrullah’ın en tehlikeli düşmanları olduğunu
kabul ediyor.
Siyonist askeri uzman Yoav Limor İbranice Israel Hume
gazetesinde kaleme aldığı yazıda şunları kaydetti:
“Hizbullah’ın sorumluluğunu üstlenen Nasrullah,
‘güvenlik kuşağı’na (Lübnan’ın işgal altındaki Filistin ile olan sınır bölgesi)
İsrail ordusunun karşısında durup “Celile” bölgesine füze fırlatmaya
odaklandı. Bu dönemde Güney Lübnan’da çoğu Hizbullah’la savaşan yaklaşık 25
İsrail askeri öldürüldü.”
Siyonist askeri uzman Limor,” Nasrullah, İsrail
kamuoyunda hayal kırıklığı yarattı ve orduyu operasyon yapmaktan vazgeçirdi.
Nasrullah’ın yaklaşımı Hizbullah için iki başarı getirdi; Birincisi, sonunda
İsrail’in 1999 seçimlerindeki rakiplerinin (Ehud Barak, Binyamin Netanyahu ve
İzak Mordehay) her birinin Başbakan seçilmesi halinde Lübnan’dan ayrılma sözü
vermesine yol açtı.” ifadelerini kullandı.
Siyonist uzman şöyle devam etti:
“İkincisi ise Hizbullah’ın İsrail’e bir dizi
operasyonel yenilgiye uğratmayı başarmasıydı. İsrail ordusunun kayıp
sayısındaki artış, ordunun mevzilerinden geri çekilmesine ve operasyonların
sayısını azaltmasına neden oldu.Hizbullah, bu fırsattan yararlanarak İsrail
mevzilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırmaya çalıştı. Hizbullah, İsrail
ordusunun güvenlik kuşağındaki varlığının son yılında yollarda patlayıcılar
yerleştirip roketler fırlatarak çok sayıda İsrail askerini öldürdü.”
Tel Aviv’deki üst düzey güvenlik kaynaklarına atıfta bulunan
Yoav Limor, İsrail ordusunun 2000 yılında Güney Lübnan’dan çekilmesinin
Hizbullah için çok önemli bir olay olduğunu belirterek, “Hareketin genel
sekreteri Lübnan’da olduğu kadar Arap dünyasında da bir kahraman sayılır.
Nasrallah o dönemde ünlü ‘Örümcek Evi’ konuşmasında İsrail’in örümcek evinden
daha zayıf olduğunu söyledi.” dedi.
Geçen yıla kadar Aman’daki soruşturma bölümünün başkanı
Siyonist bir ordu yedek subayı olan Dror Şalom’ın sözlerine atıfta bulunan Yoav
Limor , “Nasrullah, büyük bir duygusal zeka ve karizmatik bir kişiliğe
sahip ve bunlar Hizbullah liderini çok popüler hale getirdi.” ifadesini
kullandı.
Şalom, Hizbullah lideri hakkında, şunları konuştu:
“Nasrullah küçümsenemez. O Arap dünyasında İsrail
meseleleri konusunda en büyük uzman olduğunu ve hala İsrail’in en tehlikeli
düşmanı olduğunu yıllar içinde kanıtlamış önemli bir kişidir. Nasralluh bizi
herkesten daha iyi tanıyor ve masasında bize karşı açık bir dosyası var.”
Dror Şalom’un itirafına göre; Hizbullah, birçok alanda kendisini dünyanın
en büyük ordusu haline getiren devasa cephanelikler inşa etti.
Seyyid Hasan Nasrullah’ın siyasi ve askeri zekasını kabul
etmek Siyonistler arasında yeni bir konu değil ve rejim yetkilileri ile
uzmanları bu konuyu defalarca kabul ettiler. Bu itiraflardan bazılarının İsrail
okullarındaki ders kitaplarında da yer aldığını belirtmek gerekir.
İsrailli öğretmen rejimin Eğitim Bakanlığı tarafından
onaylanan bir kitapta “Nasrullah karizmatik ve sıra dışı bir figür olarak
biliniyor” diye yazdı. Her zaman “İsrail”de (İşgal Altındaki
Topraklar) olup bitenler hakkında bilgi edinmekte ısrar ediyor ve bu nedenle
İsrail toplumunu ve hassasiyetlerini iyi biliyor.
Siyonist öğretmen şunları ekliyor: “İsrail’in siyasi
haritasına aşina olan Nasrullah bu bilgiyi İsrailliler üzerinde büyük
psikolojik etkisi olan mesajlar göndermek için kullanıyor. İsrail’in 2000
yılında Lübnan’dan çekilmesinden sonra Bent Cebil’de yaptığı bir konuşmada,
İsrail toplumunu kolayca yok edilebilecek bir örümcek ağı olarak
tanımladı.”
Birkaç ay önce İbranice yayınlanan Haaretz gazetesinde
yayınlanan bir yazıda da, “Yıllar önce, (Seyyid) Hasan Nasrallah Bent Cebil’de
İsrail’in nükleer silaha sahip olduğunu ve bölgedeki en güçlü hava kuvveti
olduğunu, ancak örümcekten daha zayıf olduğunu anlatırken gerçekten ne hakkında
konuştuğunu iyi biliyordu.” ifadeleri kullanıldı.
Gazete şunları ekledi: “Gerçi o dönemde sözleri İsrail’e
hakaret olarak yorumlandı, ancak aslında İsrail’in inkar edilemez bir askeri
güce sahip olmasına rağmen, İsral’deki iç çekişmelerin düşmanları için
fırsatlar yarattığını vurgulamaya çalıştı.”
