kapsamlı bir savaş olduğunu, düşmanın bu savaşta yaptırımları, ekonomiyi
kullanarak Yemen halkını bölmeyi ve halk arasında düşmanlık yaratmayı
amaçladığını vurguladı.
Yemen Ensarullah Hareketi Lideri Abdülmelik Husi, Perşembe
akşamı Marib eyaletine bağlı Harib şehrinden Al-i Cennah kabilesinden bir
heyeti ağırladı.
Abdülmelik Husi bu görüşmede, Al-i Cennah kabilesinin milli
duruşunu ve işgalci Suudi-BAE koalisyonu paralı askerlerine karşı
mücadelelerini takdir etti ve şunları söyledi: ‘Yemen’e karşı savaş, düşmanın
yaptırımları, ekonomiyi, milleti dağıtmayı ve aralarında düşmanlık yaratmayı
kullandığı kapsamlı bir savaştır. Davetimiz, bir milleti kardeşliğe ve
işbirliğine davet etmektir.’ Bu kabilenin yetkilileri kabilelerine hizmet
etmelidir.’
Abdülmelik Husi, 3 Şubat’ta yaptığı konuşmada da şunları
söyledi: ‘Düşmanlarımız bize tam anlamıyla hakim olmak için bizimle savaşıyor
ve bu nedenle sorunlarla karşılaşıyoruz. Ama biz parlak bir konumdayız ve bu
konum, sabırlı ve mücahit müminlerin konumudur.
Hareketimize devam edeceğiz. Düşmanlar tarafından kadın,
çocuk ve esirlerin öldürülmesi, bizim hak konumunda olduğumuza ve düşmanın bir
suçlu ve katil olduğuna olan inancımızı artırıyor. Düşmanın katliamı, kuşatması
ve işgali, konumumuza dair basiretimizi artırıyor.
Yemen milleti bugün tam anlamıyla kazandı. ABD, İsrail ve
İngiltere, BAE’yi yeniden gerilemeye zorladı ve onu zor duruma düşürdü.
BAE yetkilileri, Şebve’deki gelişmelerle ilgili olarak ABD,
İngiltere ve Siyonist rejimin emri altındadır. Savaş şartları nedeniyle
Şebve’de hafif bir geri çekilme oldu ama bu milletimizin yenilgisi anlamına
gelmiyor. İnşallah böyle bir şey olmayacaktır.
BAE, Yemen’e karşı savaşın başlangıcından bu yana ABD,
İngiltere ve Siyonist rejim için kilit bir oyuncu oldu, ancak sonunda başarısız
oldu. BAE’liler Amerika’nın rızasını arıyor, Siyonistlerle dostluk kuruyor ve
İngilizlerle yakınlaşıyor ama Allah’ın gazabına neden oluyorlar.
Yemen halkına uygulanan kuşatma suçtur. Çünkü bu kuşatma
birçok soruna neden oldu. Bu yüzden birlik olmak ve ülkenin dışarıya teslim
olmaması için herkesin çaba göstermesi bizim görevimizdir.’
ABD destekli Arap koalisyonunun başında yer alan Suudi
Arabistan, istifa eden Yemen cumhurbaşkanını geri getirmeye çalıştığını iddia
ederek 26 Mart 2015’te Yemen’e askeri saldırı başlattı ve bu ülkeye kara, hava
ve deniz ablukası uyguladı.
Bu saldırılarda Suudi Arabistan hiçbir hedefine ulaşamadı ve
bu saldırıların on binlerce Yemenlinin öldürülmesi, milyonlarca kişinin
yaralanması, bu ülkenin alt yapısının tahrip olması ve bu ülkede kıtlık ve
bulaşıcı hastalıkların yayılmasından başka bir sonucu olmadı.
