Newsweek: ABD Ve NATO Ukrayna’daki Krizi Tetikledi

rasthaber
Rasthaber –  Rusya’nın Ukrayna operasyonu 14. günü geride kalırken,
Putin’in kararının arka planı da tartışılmaya devam ediyor. Batı medyasının
önemli yayınlarından Newsweek’te yayınlanan bir yazıda Ukrayna’daki krizin
tetikleyici faktörleri olarak ABD ve NATO gösterildi.

Ted Galen Carpenter imzalı “ABD ve NATO Ukrayna
Savaşı’nın Tetiklenmesine Yardımcı Oldu. Bunu Kabul Etmek ‘Putin’in Tarafında
Olmak’
Değildir” başlıklı yazıda, Rusya’nın Ukrayna operasyonunun
“korkunç bir saldırganlık eylemi” olduğu söylenirken, Putin’in
hareketinin Ukrayna ve NATO’nun provokasyonlarının “abartılı” bir
yanıtı olduğunu belirtildi. Carpenter yaşananlardan çıkardığı sonucun, Batı’da
şu anda çok fazla politikacı ve uzmanın yaptığı gibi, “hiçbir provokasyon
olmadığını” söylemekten farklı olduğu belirtti.

Rusya hakkındaki daha önceki uyarılar

Carpenter, “NATO’nun Rusya sınırına doğru
genişlemesinin mevcut Ukrayna krizinden hiçbir şekilde sorumlu olmadığında
ısrar etmek bu tür çevrelerde özellikle moda oldu.” dedi. Yazıda
“Rusya’da birçok ve Batı’da birkaç kişinin Sovyetler Birliği’nin
yıkılışının ardından NATO’nun genişlemesinin sonucunun kötü olabileceği
uyarılarının dinlenmediği” de ifade edildi.

Carpenter, ABD’nin Soğuk Savaş politikasının mimarı olarak
tanımladığı George Kennan’ın 1998’de yaptığı uyarıları da köşesine taşıdı.
Kennan, NATO’nun doğuya doğru genişlemesini “Rusya’nın kademeli olarak
oldukça olumsuz tepkiler vereceğini ve politikalarını etkileyeceğini
düşünüyorum. Bence bu trajik bir hata” diyerek değerlendirmişti. George
Kenan, Washington yönetiminin Rusya’nın temel güvenlik çıkarlarını
küçümsediğini düşünürken, Moskova’nın şikayetlerinin ve uyarılarının zamanla
daha da keskinleştiğine dikkat çekmişti.

Carpenter hem Bush yönetiminde hem de Obama yönetiminde
savunma bakanı olarak görev yapan Robert M. Gates’in 2014’te yayınladığı
anılarda Gürcistan ve Ukrayna’yı NATO’ya dahil etmeye çalışmanın gerçekten
aşırı olduğunu söylediğini de aktardı ve Gates’e göre bu girişimlerin
“Rusya’nın kendi hayati ulusal çıkarları olarak gördükleri şeyleri
pervasızca görmezden gelme” olarak değerlendirdiğini söyledi.

ABD’nin Yanukoviç’i devirmesi

Ted Carpenter hem Kennan hem de Gates’in yorumlarına
katıldığını, Putin’in de NATO’nun genişleme hareketlerine başlangıçta Gürcistan
üzerinden karşılık verdiğini belirtti. Carpenter, “yavaş öğrenen ABD
liderlerinin”, Rusya’nın bu uyarısını dikkate almadığını, bunun yerine ABD
ve Avrupa’nın 2013-2014 yıllarında Rusya yanlısı Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor
Yanukoviç’e karşı “utanmadan” müdahale başlattığını ifade etti.
Carpenter, Yanukoviç 2010 yılında cumhurbaşkanı olduğunda, Avrupa Birliği ve
diğer uluslararası gözlemcilerin seçimleri özgür ve adil olarak tanımladıklarını
hatırlattı.

Carpenter, “Demokratik bir sistemde, bir
cumhurbaşkanını görevden almanın yasal yolu, belirli bir ülkenin anayasal
kurallarına bağlı olarak, parlamentonun güven oyu, görevden alma veya bir
sonraki seçimde yenilgiyi kabul etmesidir” dedi. Ancak, dönemin ABD
Dışişleri Bakan Yardımcı Victoria Nuland ve ABD’nin Ukrayna Büyükelçisi
Geoffrey Pyatt’ın ortaya çıkan telefon görüşmesi kaydının, ABD’nin Ukrayna
müdahalesinin doğrulanmasıydı.

Rusya tarafı, ABD ve NATO’nun Yanukoviç’i alaşağı etmesine
cevaben, Kırım’ı ilhak etti. Carpenter yaşanan gerilimi “Yeni Soğuk Savaş
ciddi olarak sürmekteydi” diye özetledi.

ABD Ukrayna krizini kaşımaya devam etti

Carpenter, bunlara rağmen ABD’nin geri adım atmadığını,
Trump ve Biden yönetimlerinin Ukrayna’ya silah yağdırdığını, Ukrayna’yla ortak
tatbikatlar düzenlemeye çalıştıklarını söyledi. 2021 yılı sonundaysa, Kremlin
NATO’nun doğuda konuşlandırılmış askeri güçlerinin çekilmesi de dahil olmak
üzere birçok güvenlik garantisi talep etti. Rusya’nın Ukrayna konusundaki
tavrıysa çok açıktı, Ukrayna’nın NATO üyesi olmasını istemiyorlar, NATO
silahları ve askerlerinin ülkede konuşlanmasına karşı çıkıyorlardı.

Carpenter’a göre, işte tam bu noktada, Batı Rusya’nın
güvenlik taleplerini reddettiği için “Putin’in yıkıcı ve kapsamlı
savaşı” başladı. Ted Carpenter, “Moskova’nın acımasız aşırı tepkisi,
kesin bir kınamayı hak ettiğini”, ancak ABD ve NATO’nun suçunun da oldukça
büyük olduğunu vurguladı. Carpenter, “Bir büyük gücün hakim olduğu bir
ittifakı başka bir büyük gücün sınırına taşımak, doğası gereği
istikrarsızlaştırıcı ve kışkırtıcıdır” diyerek gerilimin sonucunun doğal
olduğunu belirtti.

ABD’nin eylemlerini Rusya’nın yaptığını farz edelim

Carpenter’ın bu durum için verdiği örnekse dikkat çekici:
“Rusya, Çin, Hindistan veya başka bir rakip ülke, Orta Amerika ve
Karayipler’den ülkeleri, liderliğindeki bir güvenlik ittifakına kabul etse ve
ardından Kanada’yı resmi veya fiili bir askeri müttefik olarak eklemeye
çalışsa, Amerikalıların nasıl tepki vereceği kolayca hayal edilebilir. ABD’nin
savaşa girerek karşılık vermesi kuvvetle muhtemeldir. Ancak Ukrayna, Rusya için
Kanada’nın ABD için önemine benzer bir öneme sahip olsa da, liderlerimiz
Moskova’nın büyüyen tecavüze pasif bir şekilde yanıt vermesini
bekliyordu”.

Carpenter, Batı’nın beceriksizlikleri sayesinde dünyanın
artık çok daha tehlikeli bir yer olduğunu yazdı.

 soL

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın