düzenlediği basın toplantısında, geçen haftalarda Resmî Gazetede yayınlanan
yurt dışına konut satışı ile ilgili düzenlemeye değinerek, sorunlara bir
sorunun daha eklendiğine dikkat çekti. Karamollaoğlu, “Gayrimenkul satışı da
ihracat kabul edilecek bundan sonra! Toprağımızı satıyoruz, bunu da bir ihracat
olarak kabul ediyoruz. Allah akıl fikir versin demekten başka bir şey
bulamıyorum” dedi.
“EN TEMEL İHTİYAÇLAR ARTIK LÜKS OLDU”
Vatandaşların birçok sorunu olduğuna dikkat çeken
Karamollaoğlu, iktidarın çevresinin çıkarlarını daha da önemsediğine vurgu
yaparak şöyle konuştu:
“Parti çevresinin çıkarlarını milletin çıkarlarının önüne
koymuş bir yönetim anlayışı nedeniyle insanımızın hayat kalitesi her geçen gün
düşüyor. Sağlıklı beslenme, nitelikli eğitim, ulaşım ve hatta barınma gibi en
temel ihtiyaçlar orta sınıf ve dar gelirli kesim için büyük bir lüks haline
geldi. Erdoğan iktidarının inat uğruna Türkiye’yi getirdiği noktada insanlar,
bırakın ev sahibi olmayı, artık kiralık ev bile bulamaz bir duruma düştüler.
İktidarın ‘Herkesin evi, arabası var’ iddiasının aksine; ülkemizde konut
sahipliği oranı 2014 yılından beri düzenli olarak düşüyor.
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu,
düzenlediği basın toplantısında, Ramazan ayının sonuna gelindiğini ayrıca Kadir
Gecesi’nin de geldiğini ifade ederek, vatandaşların ve İslam âleminin Kadir
Gecesi’ni tebrik ederek, bu özel günün tüm dünyada ve İslam dünyasında barışın
tesisine vesile olmasını diledi.
“6’LI ZİRVE OLARAK ADIMLARIMIZI TÜM CİDDİYETİMİZ İLE
ATIYORUZ”
Geçtiğimiz günlerde Demokrat Parti Genel Merkezinde
düzenlenen 6’lı zirve ile ilgili açıklamalarda bulunan Karamollaoğlu, masada
bulunan bütün partilerin adımlarını ciddiyetle attığının altını çizerek, “İlk
başladığımız günden bugüne çok ciddi mesafe aldık. Her geçen gün daha da samimi
bir ortamda gerçekleştirdiğimiz bu toplantılar, kararlılığımızın bir neticesi
olarak görülmektedir. Bizler, her birimiz; sorumluluklarımızın, insanımızın
talep ve beklentilerinin çok iyi farkındayız. Bu masanın vatandaşlarımıza umut
olduğunu ve güven verdiğini görüyor; bunu boşa çıkarmamak için adımlarımızı
gayet ciddi atıyor, süreci hassasiyet ve titizlikle yürütüyoruz” dedi.
“FİYAT ARTIŞLARINI BİR DÜZENE SOKMA GAYRETİ GÖSTERİN”
İktidarın sorunları çözmek yerine sadece laflar ettiğinin
altını çizen Karamollaoğlu, sorunların bayram öncesinde daha fazla can
yaktığını belirterek, “Bir zamanlar gözlerinden ışık saçarak ekonomiyi
düzeltemeyeceğini anlayan Bakan, şimdi de gemileri karadan yürütmeyi denemeye
karar vermiş! Sultan Fatih olabilmek öyle her kişinin harcı değildir. İktidara
seslenmek istiyorum; siz bırakın bu beylik lafları da, kara yolunda gidip
gelmesi gereken araçlar akaryakıt fiyatları nedeniyle kaldırımlarda,
otoparklarda park edilmelerine sebep olan fiyat artışlarını bir düzene sokma
gayreti içine girin. Bayram geliyor. Aileler, öğrenciler bayramda aileleri ile
bir araya gelmeyi bekliyor. Ancak hem otobüs hem de yakıt fiyatları uçmuş
gitmiş. Bunları düzeltmek için olağanüstü mucizelere gerek yok; işinizi düzgün
yapın, doğru yolda dosdoğru gidin” ifadelerini kullandı.
“EN TEMEL İHTİYAÇLAR ARTIK LÜKS OLDU”
Vatandaşların birçok sorunu olduğuna dikkat çeken
Karamollaoğlu, iktidarın çevresinin çıkarlarını daha da önemsediğine vurgu
yaparak, “Parti çevresinin çıkarlarını, milletin çıkarlarının önüne koymuş bir
yönetim anlayışı nedeniyle insanımızın hayat kalitesi her geçen düşüyor.
Sağlıklı beslenme, nitelikli eğitim, ulaşım ve hatta barınma gibi en temel ihtiyaçlar
orta sınıf ve dar gelirli kesim için büyük bir lüks haline geldi. Erdoğan
iktidarının inat uğruna Türkiye’yi getirdiği noktada; insanlar bırakın ev
sahibi olmayı, artık kiralık ev bile bulamaz bir duruma düştüler. İktidarın
‘Herkesin evi-arabası var’ iddiasının aksine; ülkemizde konut sahipliği oranı
2014 yılından beri düzenli olarak düşüyor” dedi.
“RANT MERKEZLİ YAKLAŞIM SORUNLARI ÇÖZMEZ”
Vatandaşın bir ev hayali bile kurmasının zorlaştığına dikkat
çeken Karamollaoğlu, iktidarın vatandaşın sorunlarını çözebilmesinin mümkün
olmadığını belirterek, “Gençlerimizin, memurlarımızın, asgari ücretle çalışan
emekçilerimizin tüm hayatı boyunca çalışmanın karşılığında 1+1 ev alabilmenin
hayalini kurması bile zorlaşmışken, iktidar yurt dışına konut satışını teşvik
ediyor. Ülkeye birkaç kuruş döviz girmesi için satılan her konut;
vatandaşlarımızın barınma hakkını elinden almaktadır. Meseleleri beton ve rant
merkezli ele alan iktidarın problemlerimizi çözebilmesi mümkün değildir! Bu
değişiklik ancak Saadet Partimizin insanımızı insanca yaşam hakkına
kavuşturacak adımları ile sağlanır” dedi. ABD Başkanı Joe Biden’ın Türkiye ile
alakalı ‘soykırım’ ifadelerini hatırlatan Karamollaoğlu, ithamlarda
bulunanların öncelikle kendilerine bakmaları gerektiğini vurgulayarak, “24
Nisan 1915’in yıl dönümünde, birtakım çevreler tarafından ifade edilen
gerçeklikten uzak, tarihi hadiseleri günlük siyasetin mezesi yapmaya çalışanların
çabalarını hadsiz ve haksız bir çaba olarak görüyoruz. Türkiye’yi 1915 yılında
soykırımla itham etmeye çalışanlar önce bir aynaya baksınlar. Ne ABD ne de Batı
âlemi bu konuda Türkiye’ye ders verecek konumda değildirler. Bizim tarihimiz
müsamaha ve hoşgörü ile nam salmıştır” ifadelerini kullandı.
“HÂKİMLER ÖZEL OLARAK SEÇİLİYOR”
Basın toplantısının ardından muhabirlerin sorularını
cevaplandıran Karamollaoğlu, Gezi davası ile ilgili gelen soruya cevap
verirken, dava sonuçlarına tepki göstererek, “ Osman Kavala meselesine
çarpıtıldığı için hiç girmedim. İktidarı kollayan hâkimler, bu ülkenin hukukunu
koruyan hâkimler olamz. Hâkimler yetkililerin ağzına bakarak karar verirse
orada adalet olmaz. Hâkimleri bu şekilde değiştirdiler. Kendileri gibi düşünmeyen
hâkimleri sürerlerse ortaya çıkacak vaziyet bu. Hâkimler özel olarak
seçiliyorlar ki, iktidarın istemediği kararlar alınmasın. Kavala’yı
cezalandırmaya karar vermiş bu arkadaşlar. Ben Kavala’yı tanımam, fikirlerini
bilmem ancak usule bakıldığı zaman verilen kararların isabetli olmadığı
endişesi var. Bir hâkim itiraz ediyor, yüzlerce avukat karar hukuksuz diyor.
Bir sivil neyin casusluğunu yapacak? Ben bu yaklaşımda yanlışlık olduğu
kanaatindeyim” diye konuştu.
“KONUT FİYATLARINDA DÜNYADA YÜZDE 10, BİZDE YÜZDE 108
ARTIŞ YAŞANDI”
Son yıllarda ülkemizde yaşanan ekonomik krize iktidarın
sebep olduğuna dikkat çeken Karamollaoğlu, özellikle konut fiyatlarında yaşanan
artışın aşırı yüksek olduğunu belirterek, “Her olumsuz istatistikte olduğu
gibi, konut fiyatlarında da ülkemiz yine ‘parmakla gösterilen ülkeler’ arasında
yer alıyor. Dünya çapında ev fiyatları 2021’de ortalama yüzde 10 civarında
yükselirken; Türkiye’de bu artış yüzde 108 olarak gerçekleşti. Konut
fiyatlarının bu kadar arttığı ülkemizde, vatandaşların konut bulamama sorununa
rağmen bir garipliği burada ifade etmek zorunda kalacağız. TÜİK verilerine göre
ise 1,5 milyondan fazla boş konut bulunuyor. Boş konut var ama hem satılık
fiyatı hem de kiralama için kimsenin gücü yetmiyor” diye konuştu. Geçtiğimiz
hafta Resmî Gazetede yayınlanan yurt dışına konut satışı ile ilgili düzenlemeye
değinen Karamollaoğlu, sorunlara bir sorunun daha eklendiğine dikkat çekerek,
“Bunca problem ortadayken iktidar, çözüm üretmek yerine yarayı adeta kangrene
çevirecek adımlar atmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta yayımlanan Resmi
Gazetede; yurt dışına konut satışı yapacaklara devlet desteği verileceği resmen
ilan edildi. Gayrimenkul satışı da ihracat kabul edilecek bundan sonra!
Toprağımızı satıyoruz, bunu da bir ihracat olarak kabul ediyoruz. Allah akıl
fikir versin demekten başka bir şey bulamıyorum” ifadelerini kullandı./milligazete
