genel merkezinde haftalık basın toplantısı düzenledi.
Karamollaoğlu, krizle mücadele etmesi gerekenlerin krizi
değil algıyı yönetmenin peşinde olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın demagoji yaparak konuları çarpıttığını belirten Saadet lideri,
‘Ülkemizde enflasyon sorunu yok, fiili bir hayat pahalılığı sorunu var’ demiş
kendisi. Güler misin, ağlar mısın? Gobbels yaşasaydı; bu arkadaşlara şapka
çıkarırır, yanlarında tedrisata başlardı diye düşünüyor artık insanlar” diye
konuştu.
Karamollaoğlu’un açıklamalarından önemli başlıklar şöyle:
KENDİ ÜRETTİĞİ PROBLEMLERİ ÇÖZMEYE VADEDEN BİR İKTİDARLA
KARŞI KARŞIYAYIZ: Son 19 yıl ve tam olarak 7156 gündür iktidarda olanların,
seçimler zamanında yapıldığı takdirde, geriye kalan 382 günde problemleri çözme
imkanı da gözükmüyor. AK Parti iktidarı hangi problemleri çözeceğini vadediyor?
Kendi ürettiği problemleri çözmeye vadeden bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu
problemler 2002 öncesinin mi yoksa 20 yıllık bir iktidarın bakiyesi mi? 3 haneli
rakamları bulan enflasyon rakamlarına kim sebep oldu? Ne zaman Merkez Bankası
rezervleri bu kadar eridi, ne zaman faize bu kadar kaynak aktarıldı?
Ortalama kira bedelleri 5-6 bin lirayı, ortalama bir konutun
satış fiyatı da 1,5-2 milyon lirayı hangi dönemde buldu ve insanların ev alma
hayalleri ne zamandan beridir tamamen son buldu? “Ben hep 50 liralık
alıyorum.” diyen insanımız artık o paraya 2 litre mazot dahi alamıyor;
bunun sorumlusu kim?
KRİZİ DEĞİL ALGIYI YÖNETMENİN PEŞİNDELER: Her hafta
feryat ediyoruz, “ekonomimiz alev alıyor, kriz her geçen gün daha da
derinleşiyor” diye. Fakat krizle mücadele etmesi gerekenler hala krizi değil
algıyı yönetmenin peşindeler.
Sayın Cumhurbaşkanının bu hafta bakanlar kurulu toplantısı
sonrası yaptığı konuşma bunu bir kez daha göstermiştir. Ekranda “faizle
mücadele ettiklerini” söyleyen; gerçekte ise ülkeyi Cumhuriyet tarihinin
en büyük faiz borcuna mahkum eden başka bir iktidar yoktur!
BU KADAR PİŞKİNCE SÖYLENECEĞİNİ BEKLEMEZDİM: Ekonomi
Bakanı Sayın Nurettin Nebati de bizimle aynı fikirde olacak ki, şu cümleleri
sarf etmiş: “Enflasyonu düşürmek için çok sert tedbirler alabilirdik. Biz bir
yol ayrımına gittik. Enflasyonla birlikte büyümeyi tercih ettik. Bu sistemden
dar gelirliler hariç üretici firmalar, ihracatçılar kâr ediyorlar. Çarklar
dönüyor.” “Şecaat arz ederken birileri sirkatin söyler” derler ama bu
kadar pişkince söyleneceğini beklemezdik. Sayın Bakan’ın “dönüyor” dediği bu
çarklar işçilerimizi, memurlarımızı, emeklilerimizi, çiftçimizi ve gençlerimizi
öğütüyor.
HALKIN DEĞİL SERMAYE SAHİPLERİNİN ÇIKARI İÇİN ÇALIŞIYOR:
Erdoğan iktidarı, halkın değil sermaye sahiplerinin, halkın büyük bir bölümünü
oluşturan dar gelirlinin değil toplumun çok küçük bir azınlığını oluşturan
elitlerin, orta sınıfın değil zenginlerin, memurun değil müteahhitlerin,
gençlerin değil patronların çıkarları için çalışmaktadır.
RİSKSİZ, MALİYETSİZ, GARANTİLİ FAİZ GELİRİ: Risksiz,
maliyetsiz, garantili faiz geliriBankacılık sektörünün 4 aylık Dolar cinsi net
dönem kârı, son 19 yılın en yüksek seviyesinde. Bankacılık sektörü 2021 yılı
kârı 92.8 milyar TL iken sadece 2022’nin ilk dört aylık kârı 98.2 milyar TL
oldu. Sektörün Nisan ayında kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde
707,8 arttı. Nasıl artmasın ki; devlet
yüzde 26,36 ile borçlanıyor, bankalar Merkez Bankası’ndan yüzde 14 faizle aldığı krediyi Hazine’ye
yüzde 26 ile satıyor. Risksiz, maliyetsiz, garantili faiz geliri… Bu nasıl
mantık?
MİLLETİMİZİ HASSAS MESELELER ÜZERİNDEN MANİPULE EDİYOR:
Halkın gerçek dertlerine ve gündemine sırt çeviren, halkın taleplerine karşı
kulaklarını kapatan Sn.Erdoğan, öyle bir metal yorgunluğu yaşıyor olacak ki;
yıllar önceki tartışmaları yeniden gündeme getirerek kaybettiği desteği yeniden
kazanmaya çalışıyor. Üzerinden onlarca hafta geçmiş olmasına rağmen o günlerde
ortaya attığı iddiaları ispat edemeyen Cumhurbaşkanı, geçim derdini unutturmak
için milletimizi hassas olduğu meseleler üzerinden adeta manipüle etmek
istiyor.
Bir yandan ısrarla ispat edemeyeceği iddialarla mütedeyyin
insanlarımıza kendi dertlerini unutturmak isterken, bir yandan da mahalle
kahvesinde bile ağza alınmayacak sözler sarf ederek toplumun bir kesimini
kışkırtmak, bu sayede seçimleri “kimlik çatışması” üzerinden kazanmak istiyor.
BU SEFER TOPLUMSAL FAY HATLARINI YAŞAM TARZI ÜZERİNDEN
HAREKETE GEÇİREMEYECEK: Bugün yaşadığımız ekonomik krizi 9-10 yıl önceki
olaylara bağlayan ve bunun üzerinden toplumu kutuplaştırmaya, kamplaştırmaya
çalışan Sayın Erdoğan bilsin ki, bu sefer önceki seçimlerde olduğu gibi
toplumsal fay hatlarını kimlikler, ideolojiler ve yaşam tarzları üzerinden
harekete geçiremeyecek.
DEMAGOJİ YAPIYOR: Erdoğan her seferinde demagoji
yaparak konuları çarpıtıyor! “Ülkemizde enflasyon sorunu yok, fiili bir
hayat pahalılığı sorunu var” demiş kendisi. Güler misin, ağlar mısın?
Gobbels yaşasaydı; bu arkadaşlara şapka çıkarırır, yanlarında tedrisata
başlardı diye düşünüyor artık insanlar…
İKTİDARI DEVRETMEYİ BİLİN: İktidara tavsiyemiz şu;
nasıl ki bundan 19 sene önce siz iktidar barış içinde verildiyse aynı usül ve
yaklaşımla iktidarı devretmeyi bilin! Direnmek size zarar verir ama en çok bu
millete zarar verir; bunu da herkes idrak etmek mecburiyetindedir.
