petrol ve gaz haklarını geri kazandıracak bir güç olduğunu vurguladı.
Hizbullah Genel Sekreteri Yardımcısı Şeyh Naim Kasım,
yaptığı açıklamada şunları söyledi: ‘Bu hareket, Lübnan’ın sınırı çizme, petrol
ve gaz kaynaklarını gecikmeden çıkarma haklarını savunma yolunda ülkenin
destekleyici gücüdür.
Biz, İsrail’in iç koşullarına ve yaklaşan seçimlere
aldırmıyoruz, bizim isteğimiz, ülkenin belli bir süre içinde haklarına
kavuşmasıdır.’
Hizbullah Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali Damuş
da şunları söyledi: ‘Direniş, Lübnan’ın Akdeniz’deki haklarını geri alma
doğrultusunda temel unsurdur.
Amerika şu an düşüş yaşıyor ve ABD’nin bölgedeki ve
dünyadaki gücü azalıyor, hiçbir güç tek taraflı olarak dünyaya sonsuza kadar
hâkim olamaz.
Amerika Hizbullah’a ve Lübnan ulusuna karşı tüm çabalarına
rağmen başarısız oldu ve direnişi zayıflatamadı ve bunun nedeni, istikrar,
bilinç, dayanıklılık ve direniş yolunu sürdürmekte ısrar etmemizdi.
Direniş, Lübnan’ı zayıf bir konumundan çıkardı ve güçlü bir
ülke haline getirdi. Bugünkü direniş, Lübnan’ın deniz haklarını yeniden
kazanmak için bir kozdur.
Hizbullah’ın hedefi, Lübnan’ın ulusal egemenliğini ve doğal
kaynaklarını koruma kabiliyetine sahip güçlü bir ülke olmasıdır.’
Daha önce de Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan
Nasrallah şu ifadelerde bulunmuştu: ‘Eğer Lübnan, kaynaklarından ve
zenginliklerinden yararlanma hakkını kullanamazsa, Siyonist rejim de petrol
çıkaramayacaktır.’
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn geçtiğimiz günlerde,
Amerika’nın Lübnan ile işgal altındaki Filistin arasındaki sınır anlaşmazlığı
konusunda arabulucu rolü oynayan Temsilcisi Amos Hockstein ile yaptığı
görüşmede şu açıklamalarda bulundu: ‘Lübnan’ın karasularındaki haklarını ve
ülkenin doğal kaynaklarından yararlanma hakkını vurguluyoruz ve bunlar hiçbir
koşulda taviz verilemez haklardır. ABD’nin Lübnan temsilcisi ile deniz
sınırlarının çizilmesine yönelik mevcut müzakerelerin amacı, haklarımızı
koruyan bir anlaşmaya varmaktır.’
Siyonist rejim, 1948 yılından bu yana Lübnan topraklarına
güvenlik, su ve ekonomik hedefler olarak bakmış ve buna dayanarak tarihin farklı
dönemlerinde birçok kez bu konudaki hedeflerini gerçekleştirmeye çalışmıştır.
Ancak Lübnan direnişi her zaman bu rejimin karşısında durmuştur.
Lübnan ordusu 2000 yılında, ABD’nin Siyonist rejimin
tamahkarlığına göre bir sınır çizmesine ya da “mavi hat” olarak
bilinen çizgiyi dayatma çabalarına rağmen, bu rejimin çabaları karşısında
direniş göstermiştir.
