açıklamalarda bulundu.
Sabah’ta yer alan habere göre, Erdoğan’ın uçakta yaptığı
açıklamalar şöyle:
‘Putin geçmişe göre barış konusunda görüşmelere daha
açık’
Bu konuyla ilgili ben Sayın Putin’in de şu anda geçmişe göre
çok daha yumuşak, çok daha görüşmelere açık olduğunu gördüm. Önümüzdeki
günlerde yapacağımız telefon diplomasisiyle bunların nereye varabileceğini her
iki liderden de dinlemek suretiyle göreceğiz. Dün Zelenskiy ile yaptığım
görüşmede onda da böyle bir tıkanmanın olmadığını, onun da bu işi aşmaktan yana
olduğunu hissettim. Umutsuz değiliz. Temennimiz odur ki iki lideri de bir araya
getirmek suretiyle yola barış için devam edelim. Çünkü her iki tarafın ciddi
kayıpları oluyor. İnanıyorum ki barışın kaybedeni olmayacaktır.
‘Tabii bizim için tek çıkış yolu Amerika değildir’
Malumunuz olduğu üzere F-16 ile ilgili çalışmalarımız geçen
sene başlatıldı ve şu anda da bu süreç normal planlandığı şekilde devam ediyor.
Amerikan Savunma Bakanı da Milli Savunma Bakanımızla görüşmelerinde yönetim
olarak, bakanlık olarak, askeri olarak bunu desteklediklerini ifade ediyor.
Daha önce de Milli Savunma Bakanlığımız bu konuda üçü Türkiye’de biri
Amerika’da olmak üzere heyetler arası dört toplantı yaptı. Prosedür devam
ediyor. Bu Menendez gibi senatörlerin ifadeleri kendi şahsi görüşüdür, şahsi
iddialarıdır; herhangi bir şekilde kurumsal bir durumu yansıtmıyor. Ayrıca
bunların Yunanistan ile olan münasebetleri de ayrı bir inceleme konusu; niye bu
kadar tarafgirler bu konuda? Yine geçtiğimiz günlerde NATO’daki Savunma
Bakanları toplantısında Stoltenberg de bizzat bu konuda açık ve net bir şekilde
tarafsızlığını ifade etti; F-16’ların Türkiye’ye verilmesinin sadece Türkiye için
değil NATO için de önemli bir hadise olduğunu, Türkiye ne kadar güçlü ne kadar
hazır olursa NATO’nun da ortalama değerinin bu şekilde yükseleceğini belirtti.
Dolayısıyla biz gelişmeleri, süreci yakından takip ediyoruz. Olumlu şekilde
sonuçlanması için yapılacak ne varsa yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Fakat
diğer taraftan da dünya pazarı geniş, dolayısıyla çeşitli çözümler de mevcut.
Tek başına Menendez’in karşı çıkması bu işi engellemez. Herkes teklif verebilir
ama yasa tasarısının Kongre’den geçmesi gerekir ki şu andaki atmosfer öyle
değil. Yani bir kişinin karşı çıkmasıyla olmaz. Diğer taraftan yönetim de zaten
olumlu istikamette gerekli adımları atıyor. Benim de son Amerika ziyaretimde
Senato temsilcileriyle de Kongre temsilcileriyle de gayet olumlu bazı
görüşmelerim oldu. Bu görüşmelerde “Ben bizzat Menendez ile de
görüşeceğim” diyen senatörleri de gördüm ve Menendez’in bu yaklaşımlarını
kabul etmediklerini gördüm. Dolayısıyla da burada bütün mesele Kongre’nin de
Senato’nun da geneli itibarıyla nasıl bir tavır alacağıdır. Şu an itibarıyla
yönetimin bakışı olumlu istikamette gelişiyor. Tabii bizim için tek çıkış yolu
Amerika değildir. Gerektiğinde aynen S400’lerde olduğu gibi biz Amerika’nın
dışında da alternatiflerle görüşüyoruz. Oralardan da bu işin temini yoluna
gideriz. Elimizde bu tür alternatifler de var.
‘Arkadaşlarımıza ‘randevu verin, gelsin’ dedim’
İsveç’in yeni başbakanı randevu talebinde bulundu.
Arkadaşlarımıza “randevu verin, gelsin” dedim. Ülkemizde kendisiyle
bu konuları da görüşürüz. Bizim bu noktadaki düşüncemiz değişmedi. Bu tür cezai
müeyyidelere çarptırılmış olan bu teröristleri bunların yakalayıp bize
vermeleri lazım. Bunlar bize verilmediği sürece parlamento aşamasında bu iş
yürümez. Şu andaki yeni başbakanın yaklaşım tarzı, terörle ve teröristlerle
mücadeleden yanadır; “bizim terörü ve teröristleri barındırmamamız
gerekir” diye açıklamaları var. Bu konudaki samimiyetlerini de biz tabii
yapacağımız görüşmeyle test etmiş olacağız. Onların da hayrına, tüm insanlığın
da hayrına olacaktır. Bizim duruşumuz değişmez. Çünkü terörle mücadelede
tavizsiziz ve taviz vermeye de asla niyetimiz yok.
‘Ben her zaman açık açık en az 3 çocuk diyorum zaten’
Ben her zaman açık açık en az 3 çocuk diyorum zaten. Bu
benim gizli bir politikam değil ki. Böyle bir şeyi hiçbir zaman gizlemedim
zaten. Orada da söylediğim çok açık ama onların istismarı bitmez. Onların
istismarına cevap yetiştirmeye de gerek yok.
PKK’ye karşı kimyasal silah iddiası: Bunun peşini
kesinlikle bırakmayacağız
Bu konuyla ilgili arkadaşlarıma da söyledim ve Hulusi Paşa
ile de bunu tekrar tekrar konuştuk. Arkadaşlar hemen süratle davaları açtılar
ve bunun peşini kesinlikle bırakmayacağız. Hem tazminat hem ağır ceza davaları
açarak üzerine üzerine gideceğiz. Silahlı Kuvvetlerimizin bugüne kadar kimyasal
silah kullanmak gibi bir taksiratı yoktur. Attığı bütün adımları uluslararası
hukuk neyi gerektiriyorsa bu çerçevede atmıştır ve bu çerçevede atmaya da devam
edecektir. Bu, bunların namussuzluklarındandır, ahlaksızlıklarındandır. Bunlar
ilk defa da bu iftiraları atıyor değiller. Bunlar densizdir, bunlar
ahlaksızdır. Ordumuza hep attıkları çamur budur.
Çamur at, tutmazsa iz bırakır diye düşünüyorlar. Bu
komünizmin, komünistlerin de en önemli şiarıdır. Bunlar da onların artıkları
olduğu için bu tür iftiraları her zaman atacaklardır. Biz de hukuk içerisinde
ne gerekiyorsa bunlara bunun hesabını orada soracağız.
Kılıçdaroğlu’na adaylık çağrısı
Böyle sağa sola topu atmakla işi kurtaramaz. Zira futbolu
ondan çok çok iyi bilirim. O, bu işin çok acemisi. Kim kalede, kim orta sahada,
kim geri dörtlüde veya kim forvette oynaması gerekir bunu bilmez. Lefter’i
kaleci olarak tanıtan bir adamdan bir şey olmaz.
