İran’da Sünni Toplumunun Durumu

rasthaber
Rasthaber –  Son iki ayda İran’da
çıkan kargaşa olaylarının başlamasıyla birlikte ekonomik sorunların yanı sıra
yabancı medya ve yurtdışındaki muhalefet tarafından kadın hakları ve
azınlıkların statüsü gibi konular gündeme getirildi.

İran İslam
Cumhuriyeti’nde Ehli Sünnet gibi azınlıkların durumunun son 40 yılda Pehlevi
dönemi ile karşılaştırılamayacak şekilde geliştiğini söylemek gerekir.

Bu yazıda, Şah dönemiyle
kıyasla Sünni toplumunun kaydettiği ilerlemeye işaret edilmiştir.

İran Parlamentosu

Vatandaşların iradesini
yansıtan parlamentoya giren milletvekilleri toplumla ne kadar uyumlu olursa,
görevlerini o kadar iyi yerine getirir.

İran’da Pehlevi döneminde
sınırlı sayıda Sünni milletvekilimiz varken, İslam Devrimi sonrası dönemde bu
sayı önemli ölçüde arttı, öyle ki 290 sandalyeli İslami Şura Meclisinin yüzde
7’si Sünnilerden oluşur ve şu anda mecliste 17 Ehli Sünnet vekili
bulunmaktadır.

Ayrıca meclisin son
döneminde, Kürdistan Sünnilerinden Milletvekili Muhammed Kasım Osmani, meclisin
başkanlık konseyi üyesiydi.

Ehli Sünnet reaksiyonu da
İslami Şura Meclisi’nde çok aktif olarak çalışmaktadır.

İran’da Sünni
Medreseler

İran’da Pehlevi döneminde
13 erkek medresesi ve 45 kız medresesi varken, İran İslam Cumhuriyeti döneminde
bu sayının 10 kat arttığını görüyoruz. Şu anda Sünni erkekler için 130 medrese
ve Sünni kızlar için 450 medrese var.

İran’daki Sünni talebe
sayısı şu anda 14 bin kişidir.

Bu talebeler, tıpkı Şii
talebeler gibi her ay öğrenci bursu almaktalar. Ayrıca Şii talebelerden farklı
olarak genellikle askerlikten muaf tutulur. Şii talebeler, dini ilimleri
tanıtma ve öğretme işine girmezlerse askere gitmeleri gerekir.

Pehlevi döneminde ülkede
toplam 1000 Sünni cami vardı ve şu anda ülkede 12 bin Sünni cami faaliyet
gösteriyor ve bunların inşaat maliyetleri İran İslam Cumhuriyeti tarafından
karşılanmıştır.

Bu camiler de Şii
camileri gibi su, elektrik ve doğalgaz yardımı uygulamasından yararlanır ve
faturasının sadece yüzde 1’ini öderler.

Şu anda İran’da çok büyük
15 cami ve dini medrese var. Bunlardan 10’u tarihi miras olarak sayılır. Kalan
5 camiden ikisi Şiilere ait ve Kirmanşah’taki Şafi Camii, Kürdistan’daki
Baharan Camii ve Zahidan’daki Mekki Camii de Sünnilere aittir.

Ayrıca Tahran’da
Sünnilere ait birçok ibadethane var.

Sünni medreselerin
müfredatı da Şii medreselerinden farklıdır ve dini kitapları mezheplerine göre
farklılık gösterir. Öyle ki 4 Sünni mezhebinin her birinin dini kitapları
birbirinden farklı ve kendilerine özeldir.

Sünniler Hükümet
Kademelerinde De Yer Alıyor

Sünniler İslami Şura
Meclisi’nin yanı sıra, görevi İslam Devriminin liderini seçmek olan Uzmanlar
Meclisinin 88 üyesi arasında da yer alıyor. Faik Rüstemi, Adil Kadıri, Nazir
Ahmed Salamaki, Uzmanlar Meclisi’nin mevcut döneminde yer almakta olup, Mamusta
Şeyhülislam da 2009 yılında tekfirci teröristler tarafından şehit edilmiştir.

İran Ordusu Deniz
Kuvvetleri Komutanı Amiral Şehram İrani, Sünni toplumundandır. Ayrıca çoğunluğu
Sünnilerin yaşadığı bazı şehirlerin valileri Sünni’dir.

Pehlevi döneminde nüfuz
ve kudret sahibi Sünni derebeyler ve hanların Tahran hükümetiyle derin
bağlantıları vardı. Ancak İran İslam Cumhuriyeti döneminde Sünni din
alimlerinin üstün konumunu görüyoruz; Öyle ki, Sünni alimler hükümetle diyalog
ve istişare yaparken kendi toplumunu temsil etmektedir. Bunun en bariz örneği
Zahidan kentinin Cuma imamı Mevlevi Abdulhamid veya Paveh kentinin Cuma imamı
Mamusta Molla Kadir gibi önde gelen din alimleridir.

Şu anda ülkedeki
üniversitelerde görev yapan 10 bin Sünni öğretim üyesi var.

İran’daki Sünniler, kendi
dillerinde kitap basma hakkına sahiptir. “İhsan”, “İmam
Rabbani” ve “Kürdistan” gibi yayınevleri Tahran’da düzenlenen
fuara katılarak kitaplarını satışa sunmaktadır.

İran’da Sünnilerin Hukuksal
Durumu

İran’da Sünnilerin kendi
mahkemeleri vardır ve bu mahkemelerde dört mezhepte yer alan İslami hukuka göre
hüküm verilir ve İran yargısının desteğiyle uygulanır.

Ehli Sünnet Fraksiyonu
Başkanı: Sünniler İran İçin 11 Bin Şehit Verdi

Meclis Ehli Sünnet
Fraksiyonu Başkanı ve Mahabad Milletvekili Celal Mahmudzade, Tesnim Haber
Ajansı’na verdiği demeçte, İran Meclisi’ndeki Sünni milletvekillerinin sayısı
hakkında, “Parlamentonun son döneminde 21 milletvekili vardı ve bu dönem
17 kişi var” dedi.

Bu fraksiyonun
çalışmalarına dair Celal Mahmudzade, şunları söyledi:

“Fraksiyon, bakanlar
da dahil olmak üzere ülke yetkilileriyle sık sık toplantılar yaptı ve
bölgelerinin sorunlarını ve sıkıntılarını gündeme getirdi. Bu bağlamda
Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile görüşmemiz 40 dakika sürmesi gerekiyordu ancak
Sayın Cumhurbaşkanı’nın isteği üzerine 2 saat sürdü ve tüm sorunlarımızı dile
getirdik ve Cumhurbaşkanı Reisi de sorunların çözümü için talimat verdi.
Fraksiyonun tüm üyelerinin Cumhurbaşkanı ile buluşması ilk kez gerçekleşti
çünkü geçmişte sadece grubun başkanı Cumhurbaşkanıyla bir araya gelirdi.”

Celal Mahmudzade,
“Sünni milletvekili olarak yurtdışındaki konferanslara da katılıyor ve
diğer ülkelerdeki Sünni temsilcilerle görüş alışverişinde bulunuyoruz.”
ifadesini kullandı.

Mahmudzade, Pehlevi
döneminde Sünni milletvekillerinin rolüne ilişkin; “Bu konuda çok
araştırma yaptım ve Sünni milletvekillerinin tüm konuşmalarını ve çalışmalarını
kaydettim. Devrimden önce Sünniler için fraksiyon yoktu. Hatta bazı Sünni
bölgeler için Tahran’dan bir temsilci gönderildi ve yerel temsilcilere fazla
ilgi gösterilmedi. Şu anda durum böyle değil ve ülkenin doğusu gibi bölgelerin
bile Sünni milletvekilleri var ve yetkililer yerli. Ancak ülkenin batısı ve
güneyi gibi bazı bölgelerde çözülmesi gereken sorunlar var ve Sayın
Cumhurbaşkanı Reisi ile yaptığımız görüşmede Sünnilerin kapasitesinden daha
fazla kullanmalarını istedik.” açıklamalarda bulundu.

Mahmudzade sözlerine
şöyle devam etti:

“Şu anda
Cumhurbaşkanı’nın bir Sünni danışmanı var. Mısır’da ilk defa Sünni bir kültürel
ataşe görev yapıyor. Ayrıca son yıllarda iki Sünni diplomat büyükelçi olarak
atandı.”

Ehli Sünnet Fraksiyonu
Başkanı Mahmudzade, “Sünniler İran için birçok şey yaptı. İran’a dayatılan
8 yıllık savaş sırasında İran’ı kendi vatanımız olarak gördüğümüz için 11
binden fazla şehit verdik.” diye konuştu./tesnim

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın