önce, Hizbullah’ın hükümetin çalışma ekibiyle yaptığı uzun bir toplantıda
Lübnan’daki bazı ana meseleler hakkında birkaç kilit noktaya işaret etti.
Hizbullah Genel Sekreteri bu toplantının başında şu
açıklamalarda bulundu: ‘Lübnan bugünkü şekli, coğrafyası ve tüm bileşenlerinin
varlığıyla bu ülkenin tüm evlatlarının nihai vatanıdır. Lübnan’da lider parti
veya bileşen olmak istemiyoruz, biz diğer bileşenlerden ne az ne de çok, eşit
olarak bu ülkenin tüm hak ve görevlerine ortak olmak istiyoruz.’
Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan’daki son siyasi gelişmelerin
ardından ortaya çıkan marjlara ve Özgür Yurtsever Hareketi’nin pozisyonlarına
değinerek şu ifadelerde bulundu: ‘Özgür Yurtsever Hareketi ile yapılan
anlaşmadan bu hareket böyle bir şey istemediği sürece asla ayrılmayacağız.
Hizbullah’ın son Bakanlar Kurulu toplantısına katılmasının siyasi bir mesaj
taşıdığına dair yakın zamanda yayınlanan söylentilerin hiçbiri doğru değildir.
Henüz Bakanlar Kurulu toplantısı yapılmamışken, genel olarak
hastanelerin ve özelde kanser hastalarının durumu ile ülke genelindeki iletişim
ve internet hizmetlerinin durumu hakkında bilgi aldık. Geçici hükümetin
toplantısını kesin olarak reddeden Özgür Yurtsever Hareketi lideri Cibran Basil
ile temas halindeydik. Öte yandan geçici hükümetin Başbakanı Necip Mikati, ülke
gündeminin toplantı yapılmadan ilerlemeyeceği konusunda ısrar etti. Biz,
insanların ihtiyaç ve isteklerini karşılamaya yardımcı olan bir seçeneği
seçtik. Özgür Yurtsever Hareketi temsilcilerinin bu toplantıya katılmayacağını
biliyorduk. Ancak bu toplantıda bulunmamızın arkasında hiçbir siyasi amaç veya
mesaj yoktu. Özellikle Basil ile görüşmelerimiz bu konuda devam etti.
Toplantı sabahı, bakanların üçte birinin toplantıyı boykot
etmesinin ardından Basil’in toplantıyı iptal ettiği bilgisi geldi. Biz de
görüşme yapmak için herhangi bir temas kurmadık. Durumun aciliyetine rağmen,
Bakanlar Kurulu toplantısını iptal etmenin başka seçeneklerin önünü
açabileceğini hissettik. Ancak, Özgür Yurtsever Hareket’e bağlı Güçlü Lübnan
partisinin bir üyesi olan Geçici Hükümet’in Sanayi Bakanı “George
Bushkian’ın da toplantıya katılması bizi şaşırttı ve toplantıda hazır bulunan
bakan sayısı 100’e ulaştı.’
El-Ahbar gazetesi, Seyyid Hasan Nasrallah’ın bu
konuşmalarını analiz ederek şunları yazdı: ‘Hizbullah’ın faaliyetlerine ve
pozisyonlarına aşina olanlar, Özgür Yurtsever Hareketi’nin “Mar
Mihail” anlaşmasından çekilmek isterse bunu kimsenin buna engel
olmayacağını biliyor. Birçok kişi Özgür Yurtsever Hareketi’nin Hizbullah’tan
rahatsız olduğu alanlara işaret etmek isterse, Hizbullah’ın da bu hareketten
rahatsız olması için özellikle aşağıda belirtilen 3 konu olmak üzere pek çok
nedeni vardır.
Birincisi, Özgür Yurtsever Hareketi, Mişel Avn’nın
cumhurbaşkanlığı döneminin başarısızlığının nedeni, Amerika’nın ablukaları ve
Lübnan halkının Amerikalılar tarafından toplu olarak cezalandırılması ve
istisnasız herkesin dâhil olduğu diğer birçok faktör değilmiş gibi, bunu sadece
Hizbullah’ın ana müttefiki olan parlamento sözcüsü Nebih Berri’ye yüklemek ve
Hizbullah’ın anlaşmayı ihlal eden ve yolsuzluğu destekleyen taraf olduğunu
iddia etmek için her fırsatı kullandı.
Özgür Yurtsever Hareketi ekibinin kamuoyu, defalarca Mar
Mihail Anlaşmasının direnişi koruğunu söylemekte ısrar etti. Ancak, direnişin
hesaplarına göre gerçek şu ki, Mar Mihail Anlaşması Hizbullah’ın konumunu ve
Lübnan’daki varlığını güçlendirdi ve ülkedeki siyasi faaliyet için yeni ufuklar
açtı. Ancak direnişin kendisi kendini koruyabilecek güçtedir.
Üçüncü konu, Fransızların Cibran Basil hakkındaki bilgileri
yayınlamasıyla ilgilidir. Kaynaklar şunu vurguluyor: Hizbullah Genel Sekreteri
ile Basil arasında geçtiğimiz günlerde gerçekleşen görüşmede, cumhurbaşkanının
seçimi, özellikle de Marada Hareketi Partisi Başkanı Süleyman Franci’nin
adaylığı konusundaki görüşmeler tamamlanmadı ve bu görüşmeye daha sonra devam
etmeyi kabul ettiler. Bu konu, görüşme sona ermeden önce medyada birkaç kez
yayınlandı.
Hizbullah liderliği ve yetkililerinin pozisyonlarında,
Hizbullah’ın ve Özgür Yurtsever Hareketi’nin ilişkileri konusunda farklı
görüşlere sahip olduğu açıktır. Ancak bu bağlamda işaret edilebilecek olumlu
şey, Hizbullah’ın Özgür Yurtsever Hareketi istemedikçe Mar Mihaill
anlaşmasından çekilmeyeceğini söylemesi ve Özgür Yurtsever Hareketinin de
Hizbullah istemden söz konusu anlaşmadan çekilmeyeceğini söylemesidir.
El-Ahbar Gazetesi analizinde şu sonuca vardı: ‘Bu iki
taraftan hiçbiri Mar Mihail Anlaşmasından çekilme sorumluluğunu üstlenmek
istemiyor ve bu konu onlara bu anlaşmayı yeniden yazma veya söz konusu
anlaşmanın yıldönümü olan 6 Şubat’tan önce barışçıl bir şekilde ayrılmanın
koşullarını sağlama fırsatı veriyor.’
2006 yılında Lübnan’daki çeşitli siyasi gelişmeler ve
Başbakan Refik Hariri’nin öldürülmesinin ardından ortaya çıkan gerilimlerin
ardından Hizbullah ve Lübnan’da ünlü ve etkili bir Hıristiyan parti olan Özgür
Yurtsever Hareketi çeşitli durumlarda koordinasyon ve işbirliği için bir
anlaşma imzaladı ve bu anlaşma, Mar Mihail Anlaşması olarak bilinmektedir. Bu
anlaşmaya dayanarak Hizbullah ve Özgür Yurtsever Hareketi, Lübnan’ın siyasi
durumu da dâhil olmak üzere çeşitli alanlarda iki stratejik müttefik olarak
koordinasyon ve işbirliği içinde hareket etti. Bu iki partinin koalisyonu,
Lübnan’ın birliğinin ve iç istikrarının korunmasında önemli bir rol oynadı.
Ancak son dönemde ve geçtiğimiz haftalarda, Lübnan’daki
siyasi krizin yoğunlaşması ve ülkenin hükümet ve cumhurbaşkanlığı düzeyinde iki
boşluğa girmesinden sonra, Özgür Yurtsever Hareketi’nin temsilcileri ve
özellikle Cibran Basil şahsen farklı yaklaşımlar benimsedi ve Basil, Lübnan
Bakanlar Kurulunun son toplantısında Hizbullah temsilcilerinin varlığını sert
bir şekilde eleştirdi.
Hizbullah bu eleştirilere cevaben bir açıklama yaparak
şunları söyledi: ‘Hiçbir arkadaşımızla çatışmaya girmek istemiyoruz. Cibran
Basil’in son dönemde benimsediği pozisyonların tartışılması gerekiyor ama
kamuoyuna açıklığa kavuşturmak için iki konuda görüşümüzü belirtmek zorunda
hissediyoruz. İlk mesele şu ki, Hizbullah, hükümetin tüm bileşenleri kabul
edene kadar hükümetin toplantı yapamayacağını hiçbir zaman açıklamadı. Daha
önce de açıkça söylediğimiz ve Nebih Berri ve Necip Mikati ile istişare
ettikten sonra da üzerinde anlaştığımız şey, hükümetin acil durumlar dışında
toplantı yapmayacağıdır ama biz hükümetin, tüm üyelerin mutabakatı olmadan
toplantı yapamayacağını söylemedik.’
