General Kani: Amerika Utanç Verici Bir Şekilde Bölgeyi Terk Edecektir

rasthaber
Rasthaber –  İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Kudüs Gücü
Komutanı, Amerika’nın utanç verici bir şekilde bölgeyi terk edeceğini
belirterek, Amerika’nın Sovyetler Birliği’nin kaderine duçar olacağını ve
araştırma merkezlerinin bunu doğruladığını söyledi.

İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Kudüs Gücü
Komutanı İsmail Kani, dün akşam Kirman Uluslararası şehitliğinde Şehit General
Hüseyin Pur Caferi’nin anıtında, başta Şehit General Kasım Süleymani ve
arkadaşları ve özellikle Şehit Hüseyin Pur Caferi olmak üzere şehitlerin anı ve
hatıralarını saygıyla anarak şunları söyledi: ‘Bu yıl aralık ve ocak ayında
halkımızın ciddi anlamda önem verdiği iki önemli münasebetimiz bulunmaktadır.

General Kani, bu münasebetlerden ilkinin 30 Aralık (9 Dey)
Basiret ve Ümmetin Velayetle Misakı günü, diğerinin ise 3 Ocak (13 Dey) yani
direniş cephesinin kahramanı Şehit Kasım Süleymani’nin şehadeti olduğunu
söyledi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Bu yıl bu iki büyük olay, Fatımıyye günleri
ve Hz. Zehra’nın doğum günüyle aynı zamana denk geldi.

Aralık ayının başında Hz. Zehra’nın (s.a) şehadet günleriydi
ve ocak ayının ortası ise Hz. Zehra’nın (s.a) doğum günüdür. Bu nedenle bu yıl aralık
ve ocak ayı Hz. Zehra’nın adıyla ıtırlandı.

Cuma günü, Hazreti Zehra’nın (as) yolundan sadakatle yürüyen
bir başka Fatımi’nin günüdür. O kişi Hazreti Ümmü’l-Benin (s.a), Hazreti Ebu’l
Fazl’ın (a.s) annesidir. O, İmam Ali’ye (a.a) eşlik etmiş ve Kerbela’da dört
oğlunu İmam Hüseyin’in (a.s) yanında İslam’a takdim etmiş bir annedir.

Şehit Hüseyin Pur Caferi, Hacı Kasım’ın ve direniş
cephesinin tüm savaşçılarının kardeşi ve yardımcısıydı

General Kani şunları söyledi: ‘Bugünlerde Şehit Süleymani
hakkında çok şey söylendi ve bu şehidin faziletleri hakkında daha söylenecek
çok şey var ve bu arada onunla birlikte olan dostlarından da bahsetmek
önemlidir.

Şehit Pur Caferi, yaklaşık kırk yıldır aralıksız olarak
Şehit Süleymani ile birlikte olmuş ve samimiyet, cesaret ve derin sevgi ile
Şehit Süleymani ile kardeşlik kurmuştur. O, Hacı Kasım’ın ve direniş cephesinin
tüm savaşçılarının kardeşi ve dostuydu.

Şehit Süleymani’nin direniş cephesiyle derin bir bağı vardı
ancak yoğun programı nedeniyle herkesle konuşamıyordu ve Şehit Pur Caferi bu
savaşçılarla onun irtibat kanalıydı. Şehit Pur Caferi askerler ile komutan ve
yetkililer ile komutanlar arasındaki bu sürekli bağı kurdu.

Şehit Pur Caferi o kadar sevgi ve muhabbet doluydu ki, Şehit
Süleymani Hüseyin’i görmeden bir gün geçse o gün gece olmazdı. Şehit
Süleymani’yi anarken, Hacı Kasım’ın yanında hareket eden ve direniş cephesinin
zaferine zemin hazırlayan parlak yıldızlara da değinmek, Şehit Süleymani’nin
konumunun değerini yükseltmektir.

Hacı Kasım’ın yanında olan şehitlerimizin anısını
onurlandırdığınız zaman Şehit Süleymani’nin de ruhunu şad ediyorsunuz. Şehit
Hüseyin Pur Caferi, Şehit Ebu Mehdi el-Mühendis ve diğer şehitler özverili bir
şekilde Hac Kasım’ın izinden gittiler ve bu yolu güçlendirdiler.’

Şehitler inkılabı savunmak için tüm güçleriyle ayağa
kalktı

Devrim Muhafızları Komutanı sözlerine şöyle devam etti:
‘Şehitler için bir anma meclisi düzenlediğimizde, bu bir yas meclisi değildir
ve bu meclisler, İran İslam Cumhuriyeti’nin şeref ve büyüklüğünün ve inkılabın
otoritesinin bir anlatımıdır. Şehitler Meclisi, İslam ve Şii mektebinde var
olan ilahi otorite ve değerlerin bir ifadesidir.

Şehitlerimiz, inkılabı savunmak için canla başla direndiler
ve fedakâr milletimiz için güzel bir tablo oldular. Kirman, İslam’ı ve inkılabı
savunmak için özverili bir şekilde çalıştığını kanıtladı.

Şehitlerin bize iki kısımda mesajları var. İlk kısım, onları
“Rableri katında rızıklanırlar” aşamasına getirebilen değerli özellikleridir.
İkinci kısım ise şehitlerin velayet ışığında zor yolu seçen özellikleridir.

Şehitler, aralarında Amerika ve İsrail’in de bulunduğu cani
düşmanlar arasında bu yolu öyle bir kat ettiler ki, mukaddes İslam sistemini
korumanın yanı sıra, dünyanın dört bir yanında istikbarın zulmüne uğrayan
Resûlullah’ın manevi evlatlarını da yiğitçe savundular.’

Direniş cephesinin savaşçıları alanı Amerika’ya daralttı

General Kani şunları söyledi: ‘İran İslam İnkılabı, Allah’ın
inayetiyle Amerika’nın 40 yıl boyunca işlediği suç ve cinayetlere rağmen
gururla ayakta duruyor. İslam İnkılabı dünyaya onurlu yaşama dersini vermiştir
ve şehitler bu dersin öncüleridir.

İslam İnkılabı, her tehdidi fırsata çevirmiş ve dünyanın her
yerindeki Resulullah (s.a.a) evlatlarının elinden tutup ayağa kaldırmıştır.
Direniş cephesi savaşçıları, Filistin’den, Yemen’e ve Suriye’den direniş
bayrağının çekildiği her yere kadar Şehit Süleymani gibi şehitlerimizi örnek
alarak sahayı Amerika’ya daraltmıştır.

Son iki ayda ne bir ülke ne de bir uçak gemisi olan ama
direniş kültürünü İslam İnkılabından alan Hizbullah Hareketi, iki görüşmeyle ve
ateş açmadan deniz sınırını bölme haklarını elde ettiler ve bu dünyada eşi
benzeri görülmemiş bir olaydır. Bu hakkı elde etmek için yıllarca savaş
yaşanabilirdi ama bugün Hizbullah’ın ve direniş cephesinin otoritesini
görüyoruz.’

Filistin’in beşinci nesli hiçbir zaman bugünkü kadar
güçlü ve kararlı olmadı

General Kani şunları söyledi: ‘Şehit Süleymani’nin mektebi,
dünyadaki istikbar ve zorbalığa karşı duran cesaret ve otorite mektebidir.
Filistin’de taşlarla savaştılar ama bugün görüyoruz ki ataları yaklaşık 75 yıl
savaşan beşinci nesil Filistin hiçbir zaman bugünkü kadar güçlü ve sebatlı
olmadı.

Geçen yıl Ramazan ayında meydana gelen Kudüs’ün Kılıcı
savaşında İsrail rejimi direniş cephesine “Mescid-i Aksa’dan iki saat içinde
çıkmazsanız sizi vururuz” uyarısında bulunmuştu ama üzerlerine üç binden fazla
roket atıldı.

Muharrem ayında yaşanan savaşta Filistin direnişinin sadece
bir grubu İsrail ile savaşa girdi ve daha ikinci gün bitmeden savaşı başlatan
Siyonist rejim ateşkes talep etti.’

İsrail ordusunun yarısı Batı Şeria’da konuşlanmış
durumdadır

Devrim Muhafızları Komutanı sözlerine şöyle devam etti:
‘Siyonist rejim hayatında ilk kez ordusunun yarısından fazlasını Batı Şeria’da
konuşlandırmıştır. Batı Şeria, Kirman eyaletinin yarısı büyüklüğünde sınırlı
bir bölgedir ve İsrail, ordusunun yarısını bu bölgeye konuşlandırmıştır.

Filistin direnişinin çocukları bu ordunun karşısında durdu
ve hareket etmesine izin vermedi. Siyonist rejimin tüm güvenlik sistemi,
kendilerine ateş eden genci bulmak için seferber oldu, ancak bulamadılar ve bu
genç bir hafta sonra tekrar onlara ateş etti ve şehit oldu.’

Siyonist rejimin başbakanının içinde bulunduğu kötü
durumun hikâyesi

General Kani şu ifadelerde bulundu: ‘Beş seçim yaptılar ve
bu beş dönem boyunca bir yıl kalabilecek bir hükümet seçemediler. Bu toplantıda
adını anmaya bile layık olmayan bu adam kendi rejimi içinde bile rejimin en
kötü ve en suçlusu olarak görülüyor.’

General Kani, Siyonist rejim Başbakanı’nın seçimlerden
yaklaşık sekiz ay önce yazdığı 27 sayfalık mektuba değinerek şunları söyledi:
‘Siyonist rejimin başbakanı bu mektupta kendi acılarını dile getiriyordu. Bu
mektupta, “İsrail ordusu bir rezalet haline geldi ve kimse Siyonist orduya
katılmak istemiyor” diye yazıyordu. Yahudiler tarihte iki kez hüküm sürmüş, 80
yıl süren birinci dönemde fitneler onları çökertmiş, yaklaşık 75 yıl süren
ikinci aşamada ise yine fitnelerle yıkılmışlardır. Bugün bile aralarındaki
farklar o kadar büyük ki çöküyorlar.’

İsrailliler 25 yılın bitmesini bekliyor

Devrim Muhafızları Komutanı sözlerine şöyle devam etti:
‘Dünyadaki araştırma merkezleri, İmam Hamanei’nin İsrail’in yıkılacağını
söylediği 25 yıl konusunu araştırıyorlar. Onlar, hiçbir şey kazanmadıklarını ve
birçok alanları da kaybettiklerini biliyorlar.

Amerika utanç içinde bölgeyi terk edecek ve Sovyetler
Birliği’nin kaderini yaşayacaktır ve araştırma merkezleri de bunu doğruluyor.

Amerika, en büyük yumruğu İran İslam İnkılabından yemiş
durumdadır ve direniş cephesinin gücünden çok korkmaktadır. Zorla yürüyebilen
ABD başkanı, Amerika’nın çaresizliğinin sonucu olan çaresiz davranışlar
sergiliyor.’

Amerika ile gerçek savaşımızda güçlü bir şekilde durmalı
ve taviz vermemeliyiz

General Kani şunları söyledi: ‘İmam Hamanei’nin dünkü
açıklamaları birkaç kez dinlenmeye değer açıklamalardır. İmam Hamanei bu
konuşmaların bir bölümünde şöyle buyurdu: “Siz başörtüsü açık olan birkaç
kişiye umut bağlıyorsunuz ama bizim Kadir Gecelerimizde bu insanların Allah ile
nasıl münacat ettiğini ve nasıl gözyaşı döktüğünü görmüyorsunuz ve İran
halkının size boyun eğeceğini düşünüyorsunuz.”

Amerika ile gerçek savaşımızda güçlü bir şekilde durmalı ve
taviz vermemeliyiz. Şehit Kasım Süleymani’nin kanı sayesinde direnişin nur ve
onur yolu devam edecektir.

Şehit Süleymani ve Şehit Pur Caferi ayağa kalktılar.
Kirman’ın tüm büyük şehitlerini saygıyla anıyor ve Allah’tan bu ilahi yolu
devam ettirmesini niyaz ediyorum.’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın