Şehit Süleymani Hakkında Bilinmeyenler Bilinenlerden Çok Daha Fazladır

rasthaber
Rasthaber –  Dünya Direniş
Âlimleri Birliği Başkanı ve Lübnan’ın önde gelen Sünni âlimlerinden Şeyh Mahir Hammud,
Tesnim Habere verdiği röportajda, Şehit General Süleymani’nin en önemli ahlaki
özelliklerinden birinin tevazu olduğunu belirtti ve onunla konuşmak için hiçbir
formaliteye gerek olmadığını vurguladı.

Şeyh Mahir
Hammud, Dünya Direniş Âlimleri Birliği’nin Başkanı ve Lübnan’ın güneyindeki Sayda
şehrindeki Kudüs Camii’nin imamıdır ve Hizbullah destekçileri ve direniş ekseni
arasında sayılan Lübnanlı Sünni âlimlerden biridir.

Şeyh Mahir
Hammud, Tesnim Habere verdiği röportajda, Şehit General Hacı Kasım
Süleymani’nin gözünde Filistin’in önemi ve önceliği ve onun manevi nitelikleri
hakkında konuştu ve General Süleymani ile iki kez görüştüğünü söyledi.

Şeyh Mahir
Hammud, Şehit General Hacı Kasım Süleymani’nin özellikleri hakkında şunları
söyledi: ‘Şehit Süleymani’nin rolü hakkında gizli kalan konular aşikâr olanlardan
çok daha fazlasıdır. Bu nedenle, ne kadar konuşursak konuşalım, hala ortaya
çıkmamış daha önemli ve daha derin konular vardır. Ancak bundan bahsetmek
istiyorsak, Hacı Kasım’ın rolünün gerçekten büyük olduğunu ve Filistin ve
Gazze’den Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen’e kadar uzandığını söylemeliyiz.

Bunların
hepsi direniş ve Kudüs eksenidir. Bölgede olup biten her şey Kudüs’le
alakalıdır. Bu nedenle Amerika, İngiltere, Fransa ve tüm dünya, Kudüs onlara
kalsın diye İsrail’in yanındadır.

Ama tarihin
bir noktasında Filistin tarafından alınan tüm imtiyazlara rağmen Kudüs’ten
vazgeçilmedi ve Kudüs’ün ticareti yapılmadı. Bu nedenle Filistin’in başkentinin
sadece Doğu Kudüs değil, birleşik bir Kudüs olduğu hep söylenmiştir.
Dolayısıyla Filistin, Kudüs’te özetlenmiştir ve bu Kuran’da da bahsedilen bir
konudur.

Bu nedenle
Hacı Kasım’ın rolü çok önemlidir ve bu rollerden bazılarını hissettik.
Filistin’de şu anda Gazze’den Batı Şeria’ya kadar devam eden direniş, İmam Humeyni’nin
(r.a) siyasetinin bir parçasıydı ve İmam Hamanei bunu sürdürdü. Defalarca
söylediğimiz gibi, Hacı Kasım Süleymani de aynı doğrultuda çalıştı ve savaşlara
ve yaptırımlara rağmen Filistin, İran İslam Cumhuriyeti’nin bir numaralı önceliği
olarak kalmaya devam etti.

Arap ve
İslam dünyasında ve tüm dünyada birçok devrim gördük. Büyük sloganlarla
başlayan devrimlerin yıllar sonra bu sloganları giderek küçüldü ve belli bir
ülke, parti ve hükümetle sınırlı kaldı. Sadece İran hariç. İran’da bu sloganlar
hala güçlü ve Hacı Kasım, bu duruşun ve direnişin sebebidir. Çünkü birçok
yeteneği vardı. İkincisi, komutanlığı kapsamlı ve eksiksizdi. Filistin onu
etkilemişti ve tıpkı İran İslam Cumhuriyeti gibi onun da önceliği olmuştu.’

Şeyh Mahir
Hammud, General Süleymani ile doğrudan görüşmeleri hakkında şunları söyledi:
‘General Süleymani ile Beyrut’ta iki kez görüştüm. Ondan bahsetmek istersem,
önce onun mütevaziliğinden ve alçakgönüllülüğünden bahsetmeliyim. Büyük
Amerikan dergilerinin ön sayfalarında fotoğrafları yayınlanan, Amerika’nın ve
dünyanın takip ettiği bu adamın yanına oturduğunuzda, konuşmak için herhangi
bir formaliteye ihtiyaç duymayan normal bir insanın yanında olduğunuzu
hissediyordunuz ve kendinizi ona yakın hissediyordunuz. Elbette uzmanlığı
askeriydi, bu yüzden onunla bu konuya girmedim ama Suriye ve Lübnan’da yaşanan
durumdan vizyonunu, hedeflerini, dürüstlüğünü ve onu tarihi bir komutan yapan
birçok özelliğini görebiliyorduk.

Hacı
Kasım’ın şehit edilmesinden sonra direnişin hala güçlü olduğu aşikârdır. Amerika,
bundan bahsetmese de Kasım Süleymani suikastına Aynü’l Esed üssüne füze
saldırısı şeklinde verilen yanıtın özel bir yanıt olduğunu biliyor. Aynü’l Esed
saldırısının ne anlama geldiğini sadece Amerikalılar biliyor. Biz bile bu
saldırının anlamını henüz bilmiyoruz. Bu medyada pek bahsedilmeyen bir direniş
stratejisidir, ancak düşman bunun anlamını çok iyi biliyor. İkinci nokta ise
Trump’ın İran’ın füzelerinin kendisine ulaşamayacağını düşünerek 2019’da İran’a
insansız hava aracı saldırısı düzenlemeyi planlamış olmasıdır. Ancak Trump’ın
düşündüğünün aksine füzeler insansız hava aracını yakalamış ve Trump’ın İran’a
doğrudan saldırı planını durdurmuştur.

Trump, kontrol
paneli insansız hava aracını hedef alabilecek olmasına rağmen hedef almadığı
için İran’a teşekkür etmeliydi. Trump bu nedenle İran’a teşekkür de etti. Bu,
İran, Lübnan ve Filistin’deki direnişin gücünün arttığının büyük bir kabulüdür
ve İsrail’in Gazze’ye ve direniş güçlerine saldıramayacağı konusunda İsrail’de
fikir birliği olması bile yeterlidir. Görüldüğü gibi Batı Şeria’da son 24
saatte 20 direniş operasyonu gerçekleştirildi. İsrail güçsüzdür. Daha önce
Gazze’yle bağlantısı kesilmişti, şimdi de Batı Şeria’yla kesiliyor. Ayrıca
Lübnan’daki direnişin gücünün bu rejimin kontrolünden çıktığını kabul ediyor.’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın