Körfezi İşbirliği Konseyi tarafından yayımlanan ortak bildiriye sert bir
şekilde tepki gösterdi.
“Bu tür bildiriler, ABD rejiminin uzun süredir devam eden
stratejisi doğrultusunda yayımlanmıştır.” diyen Kenani, ortak bildirinin bölge
ülkeleri arasında tefrika yaratmayı amaçladığını kaydetti.
İran hakkındaki suçlamaları reddeden Kanani, “ABD’nin bölge
ülkelerine milyarlarca dolarlık silah ve mühimmat satması, tekfiri terör
örgütlerini desteklemesi, Siyonist Rejim’in masum Filistin halkına karşı
işlediği suçlarına devam eden destekleri ve Yemen ulusuna karşı yürütülen
yıkıcı savaş, Amerika’nın Batı Asya ve Fars Körfezi bölgesindeki yıkıcı ve
müdahaleci politikalarının bir sonucudur ve bölgenin istikrar ve güvenliğini
bozmuştur.” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgesel diplomasiye ve krizlerin
siyasi bir çözüm yoluyla sona erdirilmesine inandığını belirten Kenani,
Tahran’ın komşu ülkeleriyle gelişen olumlu ilişkilerine dikkat çekerek, “Bölge
ülkelerinin ABD’nin fırsatçı niyetleri ile kötü politikalarını doğru şekilde
kavramasını ve bölgenin barış ve güvenliği ile sürdürülebilir kalkınması
yönünde adım atmasını umuyoruz.” ifadesini kullandı.
Sözcü Kenani, İran İslam Cumhuriyeti’nin barışçıl nükleer
programını sürdürdüğünü belirterek, “İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı
(UAEA) ile Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması (NPT) ve Kapsamlı
Koruma Anlaşması kapsamındaki hak ve yükümlülüklere uygun olarak yapıcı bir
şekilde işbirliği yapmaya devam ediyor ve siyasi baskı ve kara propagandalardan
etkilenmez.” açıklamasını yaptı.
İran’ı bölgede istikrarı bozucu tedbirler almakla suçlayan
ABD ve Fars Körfezi İşbirliği Konseyi’nden oluşan ortak çalışma grubu
tarafından yayınlanan ortak bildiride, Tahran’dan UAEA müfettişleriyle işbirliği
yapmasını istenmişti.
