dışlayan Arap ülkelerinin insani yardım kisvesi altında Şam’a geri dönmesine
neden oldu.
Suriye son günlerde deprem
felaketinin yanı sıra Arap ülkelerinin siyasi heyetlerini taşıyan uçakların
Şam’a inmesine tanık oldu.
Arapların İnsani Yardım Kisvesi
Altında Şam’a Geri Dönüşü
Son deprem, Şam’a ambargo
uygulayan Arap ülkelerinin siyasi heyetlerle Şam’a dönmesine neden oldu. Daha
önce Şam’a askeri uçaklarla hedef alamayanlar, bugün depremzedelere yardım
malzemeleri taşıyan uçaklarla Şam’a gelmek zorunda kaldı.
Arapların Suriye’deki varlığı
halihazırda insani amaçlı olarak gözüküyor ancak BAE, Mısır ve Ürdün dışişleri
bakanlarının Suriye’ye yaptığı ziyaretler ve Arap ülkelerinin liderlerinin
Beşar Esad ile temaslarında ortaya çıkan siyasi bir varlıktır. Suriye’de
yaşanan son depremin aslında Şam hükümeti ile Arap ülkeleri arasındaki duvarı
yıktığı söylenebilir.
Arap Gazının Avrupa’ya
Taşınmasında Suriye’nin Jeopolitik Konumu
Suriye’deki boşluklarını
doldurmaları gerektiği kanaatine varan Arap ülkelerinin heyetleri Avrupa’ya gaz
naklinde Suriye’nin konumunun önemine odaklanması üzerine Şam yolunu tuttular.
Şam’ın kapılarının barış
isteyenlere açık olduğunu çoktan beri dile getiren Suriye hükümeti, savaşın
sona ermesini istiyor ve ülkelerin saygı temelinde küresel ilişkilerde yeni bir
sayfa açılmasını istediği için hiçbir tarafa kin beslemiyor.
Beşşar Esad’ın Akıllı
Diplomasisi
ABD ve Batı’nın ağır yaptırımları
ile iç sorunlarla uğraşan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ekstra çaba sarf
etti.
Suriye’de çok sayıda insani ve
mali kayba yol açan yıkıcı deprem, Suriye için bir felaket olmakla birlikte,
Şam hükümetine ülkeye uygulanan ambargo ve ablukanın kaldırılması için harekete
geçmesine diplomatik fırsat sağlamıştır.
Yıllarca süren iç savaş ve
Siyonist Rejimin saldırılarına rağmen ülkesini korumayı başaran Suriye Devlet
Başkanı Beşar Esad ve deprem felaketinin ardından depremzedelere yardım
sağlamak için Suriye hükümeti ile koordinasyona vurgu yaptı.
Suriye ile Normalleşmede Umman’ın
Rolü
Fars Körfezi İşbirliği Konseyi’ne
bağlı Arap ülkelerinden Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman,
krizin ardından kesilen ilişkilerini yeniden başlattı ancak Katar, Suudi
Arabistan ve Kuveyt hala Suriye ile normalleşmeye karşı çıkıyor.
Ancak Beşar Esad, bu ülkelerle
ilişkilerini düzeltmeye çalışıyor ve onun çabaları sürpriz Maksat ziyaretinde
Umman Sultanı Heysem bin Tarık ile yaptığı görüşmeden anlaşılabilir.
Aslında Beşar Esad’ın Umman
ziyareti, Basra Körfezi İşbirliği Konseyi’nin çeşitli meselelerinde iyi bir
arabulucu olarak değerlendirilebilir.
Beşar Esad’ın Maskat ziyareti
hakkında Ummanlı analistler, “Suriye ile ilişkileri kesmek bölgenin haline
değil. Bu yüzden Arap ülkeleri Şam ile sorunlarını düzeltmelidir.” dediler.
Ummanlı uzmanlar Esad’ın Umman
ziyaretini Maskat’ın Suriye’nin Arap dünyasına dönüşü için zemin hazırlama
çabasının bir işareti olarak değerlendirirler.
Suriye lideri-Umman Sultanı
görüşmesinde iki taraf, ikili ilişkilerle ortak işbirliği alanlarını, bölgesel
ve uluslararası arenadaki gelişmeleri, bölgedeki güvenlik ve istikrarı
destekleyip artırma çabalarını ele aldı.
Esad, Arap ülkeleri arasındaki
ilişkileri karşılıklı saygı ve diğer ülkelerin işlerine karışmama temelinde
güçlendirmek için Umman’ın her zaman dengeli politikalarıyla güvenilirliğini
koruduğunu ve bölge halkının çıkarlarına hizmet etmede Umman Sultanlığının
rolüne artık daha fazla ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Suudi Arabistan’dan Yeşil Işık
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı
Faysal bin Ferhan Al Saud, Münih’te düzenlenen güvenlik konferansında yaptığı
açıklamada; Arap dünyasında Suriye’yi izole etmenin işe yaramadığı ve
mültecilerin geri dönüşü de dahil olmak üzere en azından insani meselelerin ele
alınması için bir noktada Şam ile diyalog kurulması gerektiği konusunda görüş
birliği oluşmaya başladığını belirtti.
Suudi Dışişleri Bakanı’nın bu
açıklaması, Riyad’ın Suriye politikasının değiştiğinin bir işareti olabilir.
Katar ve Kuveyt’in Suriye
Tutumu
Katar ve Kuveyt, Suriye ve Esad
hükümeti ile ilişkilerin normalleşmesine karşı tutumlarında ısrar ediyor.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad
Al Sani, Suriye’nin Arap Birliği’nden çıkarılmasının hala savunuyor. Katar
Emiri’nin bu duruşu Suriye ile normalleşme için Erdoğan’ın yeşil ışık yakmasını
beklediğini gösteriyor.
Kuveyt Dışişleri Bakanı Halid
Hamad es-Sabah ise, Suriye tutumuyla ilgili noktada bir değişiklik
yapmayacaklarının altını çizmişti.
Irak’ın Rolü Nedir?
Arap ülkeleri, Suriye ile
ilişkilerin askıya alınmasına son vermek ve Şam’la ilişkilerde yeni bir sayfa
açmak için yeni bir adım attı. Bu hamlede Irak hükümeti kilit rol oynamıştır.
Üst düzey Arap parlamenterlerden
oluşan bir heyet pazar günü Şam’da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve Suriyeli
milletvekilleri ile görüştü.
Irak, Ürdün, Filistin, Libya,
Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri meclis başkanlarının yanı sıra Umman ve
Lübnan’dan temsilciler, Arap Parlamentolar arası Birliği’nden bir heyetin
parçası olarak Suriye’ye gitti.
Irak Parlamentosu Başkanı Muhammed
Halbusi “Biz Suriye’siz yapamayız ve Suriye de geri dönebilmesini
umduğumuz Arap çevresi olmadan yapamaz” diye konuştu.
Suriye lideri Beşar Esad, bu
heyetin dayanışma ziyaretinin kardeş Arap halklarının deprem felaketi ve
terörle mücadele sonrasında Suriye halkının yanında olduğunu gösterdiğini
söyledi.
Arap Parlamentoları Birliği
heyetinin Suriye ziyaretini değerlendiren Iraklı siyaset uzmanı İyad el-Anbar,
“Etkili Arap ülkeleri, dünyadaki güncel sorunları çıkarlarına göre
değerlendiriyor.” dedi.
Iraklı analist, “Arap ülkeleri ve
Fars Körfezi İşbirliği Konseyi, diğer ülkelerle işbirliği politikasını açıkça
sürdürüyor. Onlar bir ülkeyi dışlamanın bölgesel rakiplerin etkisini artırmak
anlamına geldiği farkına vardılar. Bu ülkeler artık ilişkileri tamamen koparma
politikasını kabul etmemektedir ve bu nedenle Suriye’nin Arap ülkelerinin
kucağına dönüşünün kesin olacağını söylemek gerekir.” değerlendirmesinde
bulundu.
İyad el-Anbar, Irak
başkanlığındaki Arap parlamenter heyetinin ziyaretinin benzer diplomatik
temasların önünü açabileceğine inandıklarını söyledi.
El-Anbar, “Irak, Suriye ile Arap
ülkeleri arasında etkin bir rol üstlenebilir ve bu konuda pratik adımlar atarak
tüm Arap ülkelerini Suriye ile anlaşmazlıklarını bir kenara bırakması için ikna
etmelidir.” açıklamasını yaptı.
Öte yandan Iraklı ekonomi uzmanı
Nabil Cebbar, Şam’la normalleşme konusunda Arap ülkelerinin önündeki en büyük
engelin Suriye’ye yönelik uluslararası yaptırımlar olduğunu dile getirerek,
“Ancak Arap ülkeleri Şam ile ilişkilerini güçlendirerek ekonomik baskıların
etkilerini azaltabilirler.” dedi.
Nabil Cebbar, Lazkiye limanının
önemine değinerek, bu liman Arap ülkelerinin Avrupa’ya akaryakıt ihracatının
ana geçiş yolu haline gelebilir.” ifadesini kullandı.
Batı’nın Suriye Karşıtı Adımı
Bölgede bu gelişmeler devam
ederken geçenlerde ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya ortak bir bildiri
yayınlayarak Suriye ile ilişkileri normalleştirme çabalarını
desteklemediklerini vurguladı.
Mısır Dışişleri Bakanı’ndan
Suriye’ye Önemli Ziyaret
Suriye ile normalleşme
yarışmasından geri kalmayan Kahire hükümeti de Mısır Dışişleri Bakanı Semih
Şükri’yi Şam’a gönderdi. Bu ziyaret, Kahire’den Şam’a 10 yıldan sonra dışişleri
düzeyinde ilk resmi ziyaret oldu.
Semih Şükri, Suriyeli mevkidaşı
Faysal Mikdad ile gerçekleştirdiği basın açıklamasında, Suriye Devlet Başkanı
Beşar Esad ile bir araya geldiğini ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin
Suriye ile dayanışmayı ve depremin etkileriyle yüzleşmek için Şam’ı
desteklemeye hazır olduğunu teyit eden bir mesaj ilettiğini bildirdi.
Mısırlı bakan açıklamasında,
Suriye’deki kardeşlerini desteklemek adına her türlü insani desteği sağlamak
için ellerindeki tüm kaynakları kullanmaya hazır olduklarını ve önceliklere
göre Suriye hükümeti ile koordinasyon yapılacağını vurguladı.
Diplomatik Alanda Her İhtimal
Mümkün
Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü
Ahmed Ebu Zeyd, ülkenin Dışişleri Bakanı Semih Şükri’nin Suriye lider Beşar
Esad ile yaptığı görüşmeyi değerlendirerek, “Bu görüşmede Suriye Devlet
Başkanı’nın Kahire ziyareti konusu gündeme gelmedi ancak diplomatik alanda her
ihtimal mümkündür” dedi.
Sonuç olarak on yıllık Suriye
krizinin ardından, bölgedeki Arap ülkelerinin Şam’la ilişkilerinde büyük
değişimler yaşandığını ve Suriye’nin Arap dünyasının önemli faktörlerden biri
olarak kabul edildiğini söyleyebiliriz.
Arap ülkelerinin Suriye’ye
yakınlaşma sebeplerinden ilki, Arap ülkeleri yöneticilerinin Beşar Esad’ın
iktidarda kalacağı yönündeki tahminleridir. Bu ülkeler krizi yenen tarafın
yanında durmak istiyor.
Ticaretin önemi ilişkilerin
yeniden tesis edilmesinin sebeplerinden biri olarak değerlendirilebilir. BAE
gibi bir ülke Suriye’yi yatırım alanı olarak görür, Mısır Suriye’yi enerji
transferi için bir geçiş yolu olarak görür ve Türkiye ise Suriye ile
anlaşmazlığın sürmesinin en büyük ihracat pazarlarından birini kaybetmek
anlamına geleceğini biliyor.
Öte yandan Joe Biden’ın ABD’de
iktidara gelmesinin ardından bölge ülkeleri, Suriye’nin Biden hükümetinin
önceliği olmadığı ve ABD’nin Suriye’den de çekilebileceği sonucuna vardı.
Suriye’deki ana aktörlerden biri
olan Rusya ise, bölgedeki Arap ülkelerini Suriye’de yatırım yapmaya teşvik
ediyor. Zira Şam’ın Suriye’nin, özellikle Suriye’nin yeniden inşası için
yabancı sermayeyi çekmek amacıyla bölge ülkeleriyle ilişkiler kurması temel bir
ihtiyaçtır.
Bu nedenle bölge ülkelerinin Şam
ile ilişkilerini normalleştirmesi tüm taraflara kazanç sağlayabilir.
Bölgenin lehine olacak normalleşme
adımı Arap ülkelerinin birliğini ve bölgesel ticareti yeniden inşa edecektir./tesnim
