Beşşar Esad: İran ile İlişkimiz, Suriye’nin Dostlarını Nasıl Seçeceğini Bildiğini Kanıtladı

rasthaber
Rasthaber –   Suriye cumhurbaşkanı, Türkiye’nin Suriye’deki eylemlerini eleştirerek,
Suriye’nin Rusya ve İran ile ilişkilerinin bu ülkenin dostlarını doğru seçmeyi
bildiğini gösterdiğini söyledi.

Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad, Çarşamba günü Sky News’e
verdiği röportajda, ABD’nin diğer ülkelerle ilişkileri ve Suriye’deki
teröristlerin varlığı gibi çeşitli konuları değerlendirdi.

İran ve Rusya Suriye’nin dostudur

Suriye cumhurbaşkanı bu röportajda şunları söyledi: ‘Rusya
ile ilişkiler ve İran ile ilişkiler, Suriye’nin dostlarını doğru seçmeyi
bildiğini kanıtladı. Türkiye ile ilişkilerde ilerleme var mı diye soruyorlar.
Türkiye komşu ülkelerimizden biridir ve onlarla ilişkileri geliştirmeye
çalışmamız doğaldır. Türkiye’nin geri çekilmesinden sonra ilişkileri geliştirmek
için gelecekte farklı koşullar oluşursa doğal olarak komşularla iyi ilişkiler
kurmak olan aynı politikaya döneriz. Bunlar temel konulardır ve geçici
politikalar değildir.

Biz tüm taleplerin ve dayatmaların yükünü taşıdığımız
takdirde, teorik olarak Suriye savaşını önlemek mümkündü. Bu taleplerin başında
Suriye’nin hak ve çıkarlarından vazgeçmek geliyordu. Bu yüzden teorik olarak diyorum,
çünkü pratikte bu yönde hareket etmeyeceğiz. Ama bu yoldan gideceğimizi
varsayarsak, bu, savaşı önleyeceğimiz, ancak daha sonra daha ağır bir bedel
ödeyeceğimiz anlamına gelir.

Yapılan planlardan haberimiz olmadığı için yıkımın bu kadar
büyük olacağını tahmin etmemiştik. Suriye için her şeyin hazır olduğunu
biliyorduk. Ayrıca savaşın başından beri bu savaşın bazılarının sandığının
aksine geçici bir savaş olmayacağını ve uzun bir savaş olacağını biliyorduk. Ancak
ayrıntıların farkında değildik ve kimse bunu beklemiyordu.

Medyada korku yaratmaya yönelik senaryoların farkındaydık ve
tetikteydik. Bu nedenle, özellikle bir varlık savaşının içinde olduğumuz için,
bu senaryoların kafamızda genel bir durumu yoktu. Hedef Kaddafi değil,
Libya’ydı. Hedef Saddam Hüseyin değil, Irak’tı. Hedef Beşşar Esad değil, Suriye
idi.

Terör var ve ülke onunla savaşıyor. Öldüren, yok eden, yakan
terörizmdi. Ülkeyi yıkan terörle mücadele miydi, yoksa terörizmin ülkeyi abat
etmesine izin mi vermeliydik? Bu mantıksız. Dolayısıyla bu yıkımların sorumlusu
terörizme eşlik edendir, teröre karşı vatanı savunanlar değil! Savaşmak isteyen
ve savaş için planlar yapan ve saldıranlar sorumludur, saldırıya uğrayanlar
değil.’

Dostlarımızın yanımızda durmasının savaşta önemli etkisi
oldu

Beşşar Esad röportajın devamında şunları söyledi: ‘Başlangıçta
süper güç olduğumuzu ve dünya ile savaşabileceğimizi söylemedik. Doğal olarak,
dostlarımızdan bize yardım etmelerini istediğimizde, bu onların desteğine
ihtiyacımız olduğu içindi. Dostlarımızın yanımızda durmasının Suriye’nin
istikrarına önemli etkisi oldu. Ama savaşta ve istikrarı sağlamada,
dostlarımızın yerimize geçmesine izin veremeyiz, çünkü gerçek direniş halka
aitti.

Benim siyasi düşüncem kırk yıl önce şekillendiğinden beri,
Arap ülkeleri arasındaki ilişkiler zahiri ilişkilerdi, neden? Bunun basit bir
nedeni var! Çünkü bizim düşünce tarzımızda, belki ülkeler düzeyinde ya da ne
bileyim genel kültür düzeyinde pratik bir çözüm önermiyoruz ve konuşmaları,
açıklamaları, resmi toplantıları seviyoruz. Bu ilişkilerin doğasıdır.
Suriye’nin Arap Birliği’ne dönüşünün zahiri olup olmayacağı, Arap ülkelerinin
birbirleriyle olan ilişkilerinin niteliğine bağlıdır. İlişkilerin derinden
değiştiğini düşünmüyorum. Bu, etrafımızı saran tehlikelere karşı bir
uyanıklığın başlangıcıdır. Ancak henüz çözüm üretme aşamasına gelmemiştir ve
sorunlara çözüm bulununcaya kadar ilişkiler zahiri olacaktır.’

Suriye her zaman uyuşturucu ticaretiyle mücadele etti

Suriye Cumhurbaşkanı şunları söyledi: ‘Eğer biz Suriye’de
uyuşturucu ticaretini teşvik ettiysek, yani bu, teröristleri Suriye’ye getirip
yok etmeye ve öldürmeye teşvik eden bizdik demektir. Çünkü sonuç aynı. Bunun
faydası nerede?’ Önce Amerikalılar, ardından Batı ve daha sonra bölgedeki bazı
ülkeler siyasi nedenlerle uyuşturucu sorununu Suriye’ye karşı kullanmaya
kalktığında, bu tehlikeli konuyla mücadelede ilk işbirliği yapanlar arasında biz
yer aldık. Bu yüzden hükümetin bunu kabul etmesi mantıksızdır.’

Amerika sadece alır ve hiçbir şey vermez

Beşşar Esad şu ifadelerde bulundu: ‘Washington ile görüşmeler
yıllardır kesildi ve o zamandan beri Amerika’nın değişimine dair en ufak bir
umudumuz yoktu çünkü Amerika istiyor ve istiyor, alıyor ama hiçbir şey vermiyor.
1974’ten beri Amerikalılarla ilişkilerin doğası bu, bu yüzden umudumuz yok ama
politikamız hiçbir kapıyı kapalı bırakmamaktır.’

Suriye’deki terörizm Türkiye’nin eseridir

Suriye Cumhurbaşkanı, röportajının devamında şunları
söyledi: ‘Plan ve zemin olmadan ben Erdoğan ile nasıl görüşebilirim? Biz, net
bir hedef istiyoruz, o da Türkiye’nin Suriye’den çıkmasıdır. Erdoğan’ın amacı
Türkiye’nin Suriye’deki işgalci varlığını meşrulaştırmaktır, bu nedenle bu
görüşme Erdoğan’ın şartlarıyla gerçekleşemez. Suriye’deki terörizm Türkiye’nin
eseridir! Nusra Cephesi ve Ehrar el Şam, hepsi Türkiye’nin eseri olan aynı
tarafın farklı isimleridir ve şu ana kadar Türkiye onları finanse etmektedir.

Sezar yasası şüphesiz ekonominin önünde bir engeldir, ancak
bu yasayı birkaç şekilde aşmayı başardık ve artık büyük bir engel değil. En
büyük engel, altyapının teröristler tarafından tahrip edilmesidir. En büyük
engel, yatırımcıların Suriye’ye gelmesine ve ülke piyasasıyla etkileşime
girmesine izin vermeyen savaşın imajıdır. En büyük engel de zamandır. Ekonomi
ile ekonomik ilişkileri birkaç hafta ve ayda yok edebilirsiniz ama bunu eski
haline getirmek yıllar gerektirir.’

İsrail hala Suriye’nin düşmanıdır

Beşşar Esad, Şam’ın Siyonist rejimle ilişkilerin
normalleştirilmesine ilişkin bir teklif alıp almadığına dair bir soruya yanıt
olarak şunları söyledi: ‘Hayır, hiçbir şekilde almadı! Çünkü 1990’da barış
görüşmelerinin başlangıcından beri duruşumuzu biliyorlar.

Gerçek şu ki Suriye ordusu temelde İran’ın varlığı nedeniyle
hedef alınıyor ve bu durum İsrail düşmanımız olduğu sürece devam edecek. Kısmen
de olsa teröristlerin planlarını bozana kadar devam edecek. Çünkü bu
saldırılar, Suriye ordusunun zaferler kazandığı bir dönemde başladı. İsrail
düşman olduğu ve teröristleri desteklediği sürece bu durum değişmeyecek.’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın