konusunda kimseye şaka veya bir ikramları olmadığını ve bu adaların yüzde 100
İslam Cumhuriyeti’ne ait olduğunu vurgulayarak, “Bölge ülkeleri,
düşmanların psikolojik savaşından etkilenmemeli.” dedi.
Provokatif Eylemler Güvenlik Sektörüne Hiç Ulaşmadı
İran Silahlı Kuvvetler Sözcüsü General Ebu-l Fazl Şekarçi şu
açıklamada bulundu: “Geçen yılki provokasyonlar emniyet durumunu hiç
aşamadı, yani güvenlik alanına hiç ulaşmadı.”
Düşmanın en büyük gayretinin halkın arkasına saklanmak
olduğunu ifade eden sözcü, “Bizim en büyük gayretimiz, düşmanın halkın
arkasına saklanmasını engellemektir. Düşman halkın arkasına saklanmadığında
emniyet güçlerimiz için bu iş çok kolay ama saklanınca zorlaşıyor. Geçen yıl
bazı olaylar, İslam Cumhuriyeti’nin güvenlik kabiliyetinin düşük olması
nedeniyle değil, insanların zarar görmemesi için gerçekleşti.” diye
belirtti.
General Şekarçi, İran düşmanlarının varlıklarını meşru
göstermek için her zaman bu bölgede kaos yaratmaya çalıştıklarını hatırlatarak,
“Konu o kadar vahim değil ama mesajımızın özü, meşru bahanelerle varlığını
göstermek ve Fars Körfezi’nde, Umman ve Batı Asya’nın bölgesel sularında ve
Akdeniz’de olmak isteyen ana düşmanlarımız Amerika, Siyonist rejim, Fransa ve
İngiltere’ye yöneliktir. Bizim onlara sözümüz şudur: Varlığınız yasadışıdır ve
bölgeyi terk edin.”
Bölge Ülkeleri Düşmanların Psikolojik Savaşından
Etkilenmemeli
İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü, bu konuda şöyle dedi:
“Bölge ülkelerine de bir mesajımız var: İslam Cumhuriyeti’nin bölgede güç
ve kudretle var olduğunu görün ve güvenliğinizi ABD, İngiltere, Fransa gibi
Batılı ülkelere bağlamanıza gerek yok, bağımlılıktan kurtulun ve gereğini
yapın. Düşmanların psikolojik savaşından etkilenmeyin ve dikkatli olun.”
