varlığı konusunda uyarıda bulunarak, bu ülkenin silahlı kuvvetlerinin bu
işgalci güçleri geri püskürtebileceğini vurguladı.
Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Parlamentosu, bu cumartesi
günü Kızıldeniz’de bulunan ABD ve İngiliz deniz kuvvetlerini uyararak,
Washington ve Londra’nın amacının yalnızca Yemen halkına karşı savaşı uzatmak
olduğunu vurguladı.
Yemen Parlamentosu şu açıklamalarda bulundu: ‘Amerika ve
İngiltere, sömürgeci çabalarıyla Yemen’de barış ufkunu kapatıp savaş ve
kuşatmayı sürdürmek istiyor. Bu, bu iki ülkenin bölgedeki planları
doğrultusunda ve Yemen halkının aleyhine bir eylemdir.’
Ağustos ayı ortasında, ABD Donanması Beşinci Filosu, 3
binden fazla ABD denizci ve askerinin Batı Asya’ya, özellikle de Kızıldeniz’e
(Batı Yemen) daha önce ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından açıklanan bir
plan çerçevesinde geldiğini duyurdu. Bazı siyasi gözlemciler Amerika’nın bu
eylemini gerginlik yaratan, bölgenin barış ve istikrarına ve bölgenin aleyhine bir
adım olarak nitelendirdi.
Merkezi Bahreyn’de bulunan ABD filosu, iki amfibi saldırı
gemisinin Kızıldeniz’e konuşlandırıldığını açıkladı. Bu eylem gerginliği
arttırmaktadır ve ABD Savunma Bakanlığı’nın Ortadoğu’ya üç binden fazla asker
ve denizcinin konuşlandırılmasına ilişkin açıklamasının ardından duyurulmuştur.
Amerikalılar daha sonra varış noktalarının Kızıldeniz’deki Babülmendep Boğazı
olduğunu açıklamıştır.
Yemen Parlamentosu’nun açıklamasında şu ifadelere yer
verildi: ‘Amerika’nın eylemleri, Washington’un Yemen halkının haklı taleplerini
çözüme kavuşturma niyetinde olmadığı ve bunu bu ülkenin sömürgeci çıkarlarına
fayda sağlayacak ve Yemen’in kaynaklarının yağmalanmasını kolaylaştıracak anlaşmalara
ve emirlere dönüştürmek istediği konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmıyor.
Yemen’in içindeki paralı askerlerin Amerika’ya karşı hiçbir
iradesi ve yetkisi yoktur ve bu ülkenin, İngiltere ve Suudi koalisyonuyla
birlikte, San’a’nın Yemen’de ve bölgede barışın tesis edilmesi yönündeki davetlerini
göz ardı etmemesi, Yemen inkılabının lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi’nin
uyarılarını ciddiyetle dikkate alması gerekmektedir.
Bu ülke haklarını alabilecek kapasiteye ve iradeye sahiptir.
ABD ve İngiltere’nin sömürge planları Yemen milletine aşikâr olmuştur ve bu
durum onların provokatif varlığını Yemen silahlı kuvvetleri için meşru bir
hedef haline getirmiştir ve Yemen silahlı kuvvetleri onları geri püskürtebilir.
Çünkü uluslararası hukuka göre bu ülkeler işgal güçleridir.’
Yemen Donanması, 10 Ağustos’ta bu ülkenin savunma bakanı
Muhammed Nasır El-Atıfi başkanlığında bir toplantı gerçekleştirdi ve bu
toplantıda, ABD ve Batılı güçlerin Yemen’in bölgesel sularındaki varlığı da dâhil
olmak üzere son deniz olaylarını değerlendirdi.
Muhammed Nasır el-Atıfi şu ifadelerde bulundu: ‘İşgal
altındaki Yemen eyaletleri de dâhil olmak üzere bölgeye sızan Batılı güçleri,
işgalleri devam ettiği takdirde kendilerini belirsiz bir geleceğin beklediği
konusunda uyarıyoruz. Yemen’deki askeri gerçeklik dış müdahaleleri engellemektedir.
Batılı ülkelerin hiçbir gerekçeyle Yemen’in egemenliğine
müdahale etme veya bölgesel sularda nüfuzlarını dayatma hakları yoktur. Batılılar
şunu bilmelidir ki, ülkelerin egemenliğine ve ulusların özgürlük ve
bağımsızlığına saygı gösteren barış ve ilişkiler, uluslararası çıkarları
desteklemenin tek yoludur.
Yemen’in inkılabi liderleri BM barış sürecinin başarıya
ulaşması için ellerinden geleni yaptılar ancak askeri operasyonların
durdurulması, kuşatmanın kaldırılması ve işgalcilerin sınır dışı edilmesi
gerekiyor. Biz onların (Batılıların) tüm bahanelerini ortadan kaldırdık ve her
türlü anlaşma ihlaline karşılık vereceğiz.’
