Sadr’ın kurduğu direnişin Lübnan’daki işgalcilere küçük düşürücü bir yenilgi
getirdiğini vurgulayarak, “Vatanımızı korumak için onun yolunu izlemeye
devam ediyoruz.” dedi.
Hizbullah’ın Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali
Damuş cuma namazı hutbesinde İmam Musa Sadr’ın kaçırılışının yıldönümüne dikkat
çekerek şöyle dedi: “İmam Musa Sadr cihatçı ve politik bakış açısına
sahipti ve cihatçı düzeyde Siyonist rejime karşı Lübnanlıları silahlanmaya ve
direniş mantığına güvenmeye davet eden ilk kişiydi.”
İmam Musa Sadr’ın Kurduğu Direniş Güney Lübnan’da
Siyonistleri Yenilgiye Uğrattı
Şeyh Ali Damuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “İmam Musa
Sadr’ın ‘silahlar erkeklerin süsüdür’ temalı ünlü bir sözü vardır. Lübnanlıları
direnişe davet ettiğinde Lübnan’ın güneyi ve hatta Şebaa çiftlikleri henüz
düşman tarafından işgal edilmemişti ve İmam Musa Sadr o dönemde Filistin’in ve
Kudüs’ün kurtuluşu için direnişten söz ediyordu.”
Hizbullah Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı, “İmam Musa
Sadr, Lübnan hükümetini güney halkını silahlandırmaya davet ettiğinde, Lübnan
topraklarının tek bir karışı bile Siyonist rejim tarafından işgal edilmemişti.
İmam Musa Sadr’ın vatanı savunma yaklaşımı bu şekildeydi ve Lübnan hükümetinden
güneyde yaşayanları topraklarını ve ülkelerini savunmak için silahlandırmasını
istedi. Çünkü İsrail’in Lübnan’daki açgözlülüğünün boyutunun farkındaydı.”
dedi.
Hizbullah yetkilisi Şeyh Ali Damuş, “Direnişin
ilkelerini İmam Musa Sadr’dan aldık ve işgal altındaki topraklarımızı barışçıl
yöntemlerle geri alamayacağımızı öğrendik. Aksine toprak ve egemenliğin
savunulması ancak şehadet, fedakarlık ve düşmanla silahlı çatışmayla mümkündür.
Eğer savaşçıların direnişi, cihadı, şehadeti ve fedakarlığı olmasaydı, bugün
Lübnan hâlâ düşman işgali altında olacak ve Bekaa’nın güney ve batısının tamamı
işgalci rejimin kolonisi haline gelecekti.” dedi.
