Komutanı Selami şunları söyledi: Devrim
Muhafızları her alanda çeşitli araçlarla büyük ve çok sayıda düşmanlarına karşı
geniş çaplı bir eylem, güç ve etki alanı yaratmalı zira bugün Batı’nın
küreselleşmesinin önündeki tek engel İslam Devrimi’dir.
İslam Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral
Hüseyin Selami, pazartesi günü, Devrim Muhafızları’nın planlama ve stratejik
konumuna ilişkin ülke çapında düzenlenen ilk konferansında rahmetli İmamı,
Kutsal Savunma Savaşında şehit olan, ülkenin ve İslam aleminin güvenliğini
sağlarken şehit olan İslam Devrimi’nin yüksek rütbeli askerlerini selamlayarak,
şunları söyledi: Bugünkü güvenliğimiz, şanımız ve otoritemiz, büyük bir
milletin hayallerini gerçekleştirmek için bu nurani yolda canlarını feda eden
şehitlerimizin ve mücahitlerimizin temiz kanından kaynaklanmaktadır.
İslam Devriminin günümüz dünyasında hakim bir olgu olduğuna
değinerek şunları söyledi: Dünyadaki
gelişmelerin eğrisi, dünyada Devrimin parlak ışığının yayıldığını ve İslam
Devrimi düşmanlarının çöküş haberlerinin başladığını göstermiştir.
Zaman geçtikçe Devrimin etki alanı genişliyor ve düşmanların
nefes alma alanı azalıyor, bölgenin coğrafyasına baktığımızda düşmanın hem
siyasi hem coğrafi hem de yüzölçümü hem varlık hem de kontrol kalitesi
açısından gerilediğini ve küçüldüğünü görüyoruz.
İslam Devriminin,
büyük düşmanlarını stratejik barınaklarını terk etmek zorunda bıraktığına
değinen Tümgeneral Selami, şunları kaydetti:
Bugün düşmanlarımız çökmeye, aşınmaya ve yeni gerçeklerin kabulüne maruz
kalıyor ve bu açık ve net bir durum.
Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı şunu ekledi:
Düşman, Irak ve Afganistan’da devlet inşası ve stratejik güzergahlardaki
tahakkümü de dahil olmak üzere stratejik planlarını durdurmak zorunda kaldı ve
İslam ümmeti için düşündüğü kafasındaki uğursuz strateji ve planlardan da el
çekiyor.
İran İslam
Cumhuriyeti’nin uğradığı ekonomik yaptırımlarının diğer ülkelerle ilişki
sürecine hiçbir etkisi olmadığını ifade eden Tümgeneral Selami, şöyle konuştu:
Bölgesel düşmanlarımızın etki alanı olan her toprak bugün dönüşüme uğradı ve
düşmanın siyasi yapısı da değişti ve iradesi geriledi. Ayrıca psikolojik savaş
ve medya operasyonlarının gücüne, zenginliğine, kullandığı araçlara ve mevcut
tüm kapasitelere sahip olmasına rağmen, İslam Devrimi karşısında başarısızlık
ve gerilemeden başka bir şey elde edemedi.
Tümgeneral Selami şunları vurguladı: Bugün İslam Devrimi
diyaloglarını geliştirerek ilerletiyor ve gelişmelerde siyasi iradesini
dayatıyor ve bu yol durmadan devam ediyor.
Düşmanın stratejik sistemini siyasi ve güvenlik açısından
sarsan yeni bir gelişme olan Aksa Tufanı operasyonundan bahseden Selami şunları
dedi: Bu operasyonun coğrafyası bölgesel
olsa da etkisi evrenseldir.
Devrim Muhafızları Genel Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami
ayrıca şunları kaydetti: Bugün İslam
Devrimi küresel bir olgu haline gelmiştir, bu apaçık bir gerçektir ve herkes
zorba cephenin alçalan çizgisine karşı Devrimin yükselen çizgisine tanık
oluyor.
Tümgeneral Selami: ‘İslam Devrimine güvenen hiçbir güç
başarısız olmadı ve ayakta kaldı ama Amerika’ya bağımlı hale gelen her güç
geriledi, yok oldu ve bu inkar edilemez bir gerçektir.’ ifadelerini kullandı.
Tümgeneral Selami şunu vurguladı: Bugün İslam İnkılabı’nın
etki alanı, gücü ve iradesi o kadar büyümüştür ki, düşmanın bununla başa çıkma
yeteneği yoktur ve düşmanları onu yenmekten umut kesmişlerdir. Artık bu
noktadaki ellerinden gelen tek stratejileri de sadece daha fazla başarısızlığın
oluşmasını engellemeye çalışmak ve mevcut durumu sürdürmek.
Bugün İslam ümmeti gençlerinin coşkusu söndürülemez bir
durumdadır. Düşmanlar bize karşı savaş alanlarını açmaya çalıştıkça, İslam
ümmetindeki cihat ruhu daha da alevleniyor ve İslam ümmeti düşmanın hesaplarını
bozuyor.
Bu süreçte İslam Devrimi Muhafızları Ordusu, başında
Başkomutan’ın bulunduğu zirvenin eteğinde İslam Devrimi’nin sömürgeci güçlerle
karşılaşmasında belirleyici bir rol
oynuyor.
Güç dengesini bozmadan küresel düşmanlarla karşı karşıya
gelmenin mümkün olmadığına dikkat çeken Selami: ‘Bugün Amerika ve müttefikleri,
İslam Devrimi’ni, onunla meşgul oldukça güçlenen tek olgu olarak görmekte ve bu
gerçek, müstekbir cephesini ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır.’ dedi
Tümgeneral Selami,
diyaloğ yolunun geliştirilmesi ve yerel yazılımın geliştirilmesini İslam
Devrimi’nin belirgin yönlerinden biri olarak sıraladı ve şöyle devam etti:
Büyük ve yüce hedeflerin peşinde koşabilecek bir ordu kurmak, planlama ve
stratejik gelişme alanında çaba gösterenlerin sorumluluğundadır.
Selami sözlerine şunları ekledi: Devrim Muhafızları, büyük
ve çok sayıda düşmana karşı her alanda çeşitli araçlarla geniş bir eylem, güç
ve nüfuz alanı ile mücadele etmelidir. Bugün Batı’nın küreselleşmesinin
önündeki tek engel İslam Devrimi’dir ve Devrim Muhafızları devrimi yenilmez
kılmak noktasında önemli bir role sahiptir.
Selami, Aksa Tufanı Operasyonunun gurur verici eylemlerine
değinerek şöyle devam etti: Bugün herkesin kabul ettiği gibi Siyonist rejim
sadece yenilgiye uğramamış, aynı zamanda aşağılanmıştır ve Hamas tek başına ve
hiçbir güce dayanmadan onları büyük bir yenilgiye uğratmıştır.
Tümgeneral Selami
şunu ekledi: Siyonistler gelecekte ne
yaparsa yapsın bu rejimin yaşadığı çöküş ve aşağılanma onarılmayacaktır;
İsrail’in sahte heybeti Hamas’ın operasyonuyla çöktü ve onun aciz olduğu
gerçeği herkesin gözü önünde ortaya çıktı.
Tümgeneral Selami
binaları bombalamanın hiçbir mantıkta iktidar göstergesi olamayacağını
söyleyerek şunları ifade etti: Bugün Siyonist rejimin sahte kimliği çökmüş, içi
boş bir kabuktan başka bir şey kalmamıştır.
Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı, Gazze savaşını
sahtekarlık Siyonist rejimin erken çöküşünün ilk aşaması olarak nitelendirdi ve
şunları söyledi: Geçen yıl tüm müstekbir cephe İslam Devrimini yenilgiye
uğratmak için sahaya çıktı ve Allah’ın izniyle başarılı olamadılar ama bu yıl
Siyonistlerin büyük ve aşağılayıcı yenilgisini örtbas edemiyorlar.
Tümgeneral Selami
sözlerinin sonunda şunları açıkladı:
Devrim Muhafızları Ordusu, İslam İnkılabı’nın muhafızı ve koruyucusu
olarak müstekbir cepheye karşı mücadelenin kalbinde yer almış, düşmanların
komplolarıyla yüzleşmek, onları etkisiz hale getirmek ve hemşerilerine hizmet
etmek için tüm sahaları fırsat haline getirmiştir. Güçlü bir ordu kurmak ise
stratejik planlama alanında çaba gösterenlerin sorumluluğundadır/tesnim
