Muhafızları Başkomutanı General Hüseyin Selami Meşhed’de düzenlenen “Vahdet
Şehitleri” konferansında şunları söyledi: ‘Amerikalı yetkililerin ve Avrupa
hükümetlerinin liderlerinin Tel Aviv’e sık sık ziyarette bulunduğunu ve tüm
güçlerinin İsrail’de yoğunlaştığını görüyorsunuz. Bütün bunlar, ölüm döşeğinde
olan Siyonist rejimin kaçınılmaz ölümünü geciktirmek için yapılan suni
teneffüslerdir.
Gazze’de son dönemde
işlenen suç ve cinayetler, Müslüman milletlerin kalbini derinden yaraladı ve
olaylar öyle bir noktaya geldi ki, artık İslam ülkelerine seyahat etmek isteyen
Batılı yetkililerin, kamuoyunun onları fark etmemesi için gece seyahat etmeleri
gerekiyor.
Aksa Tufanı Operasyonu, az
sayıda müminin çok sayıda kâfirlere karşı kazanıp, iman gücüyle onları
ezebileceğini gösterdi.
Size şunu söylemeliyim
ki, Musa’nın asası nasıl ejderha olup firavunların hilelerini yuttuysa, Gazze
de bugün Musa’nın asası ve ejderhası olmuştur ve Siyonistler yeryüzünde bir
harekette bulunursa onu yutacaktır. Bunu onlar da biliyor ve bu nedenle sadece
hava operasyonlarına ve alçakça bombardımanlara odaklanıyorlar, kara
operasyonlarına cesaret edemiyorlar.’
General Selami, “Vahdet
Şehitleri” toplantısına değinerek şunları söyledi: ‘Şehit Şuşteri’nin
zahirindeki sağlamlığı ile inancının ve maneviyatının kararlılığı ve ihtişamı, velayetin
sadık bir sahabesinin cezbedici bir birleşimiydi. O, imanı yüce, merhameti
geniş, müminlere karşı sevgi ve muhabbet dolu, kâfirlere karşı sert bir adamdı.
Şehit Muhammed Zade de aynı bu boyutlarda aynı bu özelliklere sahipti.
Şehitlerimiz temel olarak
hayatı savaştan öğrenmişlerdi. Bu yani, mertlik, fedakârlık, özveri, başkalarının
huzuru için fedakârlıkta bulunma arzusu ve milletin hayatını ölümsüzleştirmek
için canını verme arzusu demektir. Bu unsurlar, cephede ve siperde secdeyi,
yakarışı ve duayı ve Allah’a tevekkül etmeyi öğrene bu şehitlerin özellikleriydi.
Dolayısıyla ölüm onlar
için büyük bir arzuydu ve bu faktör bizim temel gücümüzü oluşturdu. Cihat ve
şehadet, Müslümanların refahının, izzet ve onurunun temel sebebidir ve ölümden
korkmayan bir millet zelil olmaz.
Afganistan’da onlarca
yıldır yoksulluk, savaş, geri kalmışlık ve güvensizlik yaşanıyor. Suriye’de ise
on yıldır ABD ve Batı politikaları Müslümanlar arasında kanlı bölünmeleri
ateşledi. İslam dünyasında anne ve babası Amerika tarafından öldürülen çok
sayıda yetim var ve bu sayıya her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Ama
bilsinler ki, eğer devam ederlerse, çıkardıkları bu yangında kendileri
yanacaktır.
Bölgenin tüm ülkelerinde,
adım attığınız her yerde Amerika’nın savaş çığırtkanlığı politikalarının derin izlerini
görebilirsiniz. Ordu yığıyor, üs kuruyor, silah satıyor ve savaş, saygısızlık,
katliam, depresyon ve gerilikten başka bir şey getirmiyorlar.’
Amerika’nın gücü
azalıyor
General Selami şu
ifadelerde bulundu: ‘Bütün İslam toprakları ABD politikalarının sunağıdır. Onların
güneşleri batsa da ve her yerde başarısız olsalar da yine de zarar veriyorlar.
ABD’nin gücü azalıyor ve hiçbir başarısı yok.
Aksa Tufanı operasyonundaki
yenilgi, ABD, İngiltere ve İsrail’in birlikte karşı karşıya kaldığı en
unutulmaz, şaşırtıcı ve istisnai yenilgilerden biriydi.’
Hüseyin Selami,
düşmanları uyararak şunları söyledi: ‘Onlara, bu suç ve cinayet ateşi onları da
tutuşturmadan bir an önce bunu durdurmalarını söylüyoruz. Müslümanların ve
İslam’ın izzeti için yolumuza devam ediyoruz ve İslam dünyası bugün güçlüdür.’
Müslümanlar
Siyonistlerin suçlarına karşı el ele vermiyorlar
Hüseyin Selami, İslam
dünyasındaki Siyonistlerin bu bölgeye yerleştirilmiş rahatsız edici bir yabancı
cisim gibi olduğunu ve zaman zaman yeni bir kan dökmeye başladıklarını söyledi.
General Selami şu
ifadelerde bulundu: ‘İslam’ın özelliği, adaleti ve özgürlüğü aramak ve insan
onurunu yeniden kazandırmaktır. Bu da kâfirlerin ve müstekbirlerin asla hoşuna
gitmez.
Müstekbirler, Allah’ın
nurundan hoşlanmazlar. Cihad, zulüm ve istikbarla mücadele Müslümanların
hayatının bir parçasıdır ve İmam Zaman’ın (a.f) zuhuruna kadar devam edecektir.
Eğer düşmanlarımız İslam
ümmetinin kendilerine istedikleri suçu işlemede yardım ettiğini düşünüyorlarsa
onlara şunu söylüyoruz: Bizim milletimizde annesini babasını öldürdüğünüz çok
sayıda yetim var, o yüzden Gazze’ye karadan saldırı yanılsamasına kapılmayın ve
kendiniz bu yangında yanmadan, bu yangını bir an önce durdurun.
İnkılabın yüce rehberi, rehberliğiyle
tüm fitneleri etkisiz hale getirmekte ve düşmanları hayal kırıklığına uğratmaktadır.
Allah-u Teala tüm insanlık için ilahi bir nimet olan bu aziz şahsiyete uzun
ömürler versin.’
