Konseyi üyesi Şeyh Nebil Kavuk, Siyonist rejim ordusunun direniş karşısında
erozyona uğradığını vurguladı ve şunları söyledi: ‘Gazze’yi asla yalnız
bırakmayacağız ve Amerika’nın tehdit mesajlarına işgalcilere yönelik füze ve İHA
saldırılarımızı yoğunlaştırarak karşılık vereceğiz.’
Şeyh Nebil Kavuk, yaptığı
açıklamada, Güney Lübnan ve Gazze’de Siyonist düşmanla mücadele sürecine
ilişkin son gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu ve şunları söyledi: ‘Aksa
Tufanı operasyonu, operasyonların zirve noktası, direniş operasyonlarının dönüm
noktası ve işgalci rejimi sarsan tarihi bir depremdir. Bu operasyonun Siyonist
düşman üzerinde feci ve benzeri görülmemiş sonuçları olmuş ve İsrail’in gücünün
tüm unsurlarını yok etmiştir.’
Düşman asla yenilgiden
kaçamaz
Şeyh Nebil Kavuk şu
ifadelerde bulundu: ‘İşgalci düşman bugün, gelecek korkusu ve yenilgi gerçeği
karşısında şaşkına dönmüştür ve bu gerçeği hiçbir şey değiştiremeyecektir.
Siyonistlerin zillet ve aşağılanma sahneleri dünyanın gözü önünde
gerçekleşmiştir. Yerleşimciler Gazze Şeridi çevresindeki yerleşkelerden Negev’e
kaçmıştır. Onlar hatta barınaklarda bile kendilerini güvende hissetmiyorlar. İşgalcilerin
direniş karşısında aldıkları ağır yenilginin ardından intikam almak için terör
ve vahşet silahına başvurmalarının ve dünyanın gözü önünde sürekli suç ve
cinayet işlemelerinin nedeni budur.
Sivilleri öldürerek
direnişin ve Filistin halkının iradesini kırmaya çalışan Siyonistler, Gazze
halkını Sina çölüne sürüp yerlerinden etmek istiyorlar ama yaşananlar düşmanın
iradesine ve hayaline aykırıydı. İşgalci rejim bu suç ve cinayetlerle her geçen
gün daha da derin bir krize batıyor, daha da rezil oluyor.’
Uzlaşmacılar Gazze
şehitlerinin kanına ihanet ediyor
Hizbullah’ın bu yetkilisi
şunları söyledi: ‘Bugün Gazze’deki savaşı sahada yöneten, işgalci rejimi
Güvenlik Konseyi’nde ve tüm uluslararası çevrelerde savunan Amerika’dır.
ABD’nin geçici Siyonist rejimin ana destekçisi olarak böyle bir pozisyon alması
doğaldır, ancak işgalcilerin Gazze’deki kadın ve çocuklara yönelik menfur
saldırıları ve cinayetlerinin gölgesinde bu durumu görmememiz, hatta bazı Arap
ve İslam ülkelerinin Siyonist rejime petrol sağlamaya devam etmesi ve bu
rejimle ekonomik, güvenlik ve askeri ilişkilerinin devam ettiğini açıklaması doğal
değildir.
Dolayısıyla Gazze
halkının, bu Arap ve İslam ülkelerinin, Gazze şehitlerinin kanına ihanet etmek
için düşmanla iş birliği içinde olduklarını hissetmeleri doğaldır. Arapların
Gazze’ye yönelik saldırıyı durdurması için Amerika’ya baskı yapmak gibi bir
görevi var. Bu ülkelerin birçok baskı kartına sahip olduğunu biliyoruz ama yine
de Gazze halkına ihanet etme konumunda kalmak istiyorlar. Filistinli şehitlerin
kanı bu ülkelerin, Arap uzlaşmacılarının, Amerika ve Avrupa ile işbirliği yapan
herkesin alnında bir lekedir.’
ABD’nin tehditlerine
işgalcilere karşı saldırıları yoğunlaştırarak yanıt veriyoruz
Şeyh Nebil Kavuk, Siyonist
düşmana karşı mücadelede Lübnan’ın direniş koşulları hakkında şunları söyledi: ‘Hizbullah,
Gazze’ye destek vermek için ayağa kalkan ilk direniş grubudur ve işgalcilerin
saldırıları devam ettiği sürece sahadaki operasyonlarımız devam edecektir.
Lübnan direnişi, işgalci düşmana gerçek ve benzeri görülmemiş bir yıpratma
savaşı dayattı ve Hizbullah’ın operasyonları hem nitelik hem de nicelik olarak
ilerlemeye devam etti ve ilerlemeye de devam edecektir.
Direnişin insansız hava
araçları Hayfa ve Hayfa’nın ötesine ulaştı, biz de insansız hava araçlarımız ve
füzelerimizle savaş alanındayız ve Gazze’nin asla yalnız olmadığını
vurguluyoruz. Amerikalılar hâlâ tehdit mesajları gönderiyor ve Lübnan direnişine
güneydeki operasyonlarını durdurmaları için baskı yapmak adına gemilerini
Akdeniz’e gönderiyorlar, ancak Hizbullah bu tehditlere işgalcilere karşı operasyonlarını
sürdürerek ve yoğunlaştırarak yanıt veriyor.
Amerika, tüm tehditlerine
rağmen Lübnan, Irak ve Yemen’deki direnişin Gazze halkına destek amacıyla gerçekleştirdiği
operasyonları durdurmayı başaramamıştır. Direniş savaşçıları sadık, özgür ve
onurludur.’
