toplantısında, Kirman’daki terör saldırısının yankılarını değerlendirdi.
Hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyen Kenani, “IŞİD
olgusu, kurulduğu günden bu yana gaspçı Siyonist rejimin amaç ve çıkarlarına
hizmet etmiştir. Bu konuda Amerika’da açık itiraflar oldu. Terörizm,
uluslararası barış ve güvenliğe, tüm ülke ve milletlere yönelik bir tehlikedir.
Terörü kendi amaçları için kullananlar, terör hareketlerini desteklemenin
hukuki, uluslararası ve insani sorumluluğunun da kendilerine ait olduğunu ve
hesap vermeleri gerektiğini bilmelidirler. Terör, her şeyi kapsayan ve
uluslararası bir tehdittir. Terörün iyisi ya da kötüsü olmadığını, tehdidin
yaygın olduğunu, güvenliği, barışı ve insan güvenliğini tehdit ettiğini her
zaman vurguladık.” dedi.
‘ABD BÖLGEDE OLMAMALI’
Bölgedeki istikrarsızlığın temel nedeninin ABD politikaları
olduğunu belirten Kenani, “Amerikan hükümetinin yapabileceği en büyük katkı
bölgesel meselelerde yıkıcı, müdahaleci ve istikrarsızlaştırıcı müdahalelerden
kaçınmaktır. Bölgesel meseleler bölge hükümetlerinin ve milletlerinin
meselesidir. Bölgenin sorunlarının büyük bir kısmı Amerikan politikalarıyla
ilgilidir. Güvensizliğin kökeni Bölgede Amerikan askeri güçlerinin varlığı ve
bu ülkenin müdahaleleridir. Amerikan kuvvetlerinin uluslararası koalisyon da
dâhil olmak üzere herhangi bir biçimde veya başka bir başlık altında varlığını
sürdürmesinin barış ve istikrarın korunmasına yardımcı olmayacağı yönündeki
görüşümüzü Irak hükümeti de dâhil olmak üzere bölge ülkelerinin yetkililerine
defalarca ifade ettik.” diye konuştu.
IŞİD’in sözde devlet ilanının bertaraf etmesinin ardından
terör örgütü kalıntılarının bölgeye dağıldığını belirten Kenani, “IŞİD, uğursuz
bir olgu olarak, bölge dışı istihbarat ve güvenlik servisleri tarafından
yaratılmıştır. Bu servisler de bazen bu uğursuz olayın yaratılmasında doğrudan
rol oynadıklarını ilan etmiş ve kabul etmiştir. Geçtiğimiz yıllarda bölge
düzeyinde ve bölge dışında hain terör eylemleri gerçekleştirdiler ve bu
eylemlerin kurbanı tüm bölge milletlerinden daha fazla oldu. Bölgede
kendilerinin ilan ettiği IŞİD halifeliğinin yıkılmasında Serdar Kasım
Süleymani’nin rolünü hatırlamak gerekiyor.” değerlendirmesi yaptı.
‘ÖZEL İŞBİRLİKLERİ GEREKİYOR’
İran’ın terör örgütlerine karşı bölgesel işbirliğinin
geliştirilmesi için çeşitli faaliyetler yürüttüğünü anlatan Kenani, “Diplomatik
kurum olarak her zaman takipleri, görüşmeleri ve gerekli istişareleri
yapıyoruz. Bu konunun bir kısmı, bölgedeki güvenlik yapılarının özel
işbirliğini gerektiren güvenlik ve istihbarat hususlarıdır. Biz böyle bir
işbirliğini teşvik ettik ve İran’ın güvenlik mekanizmaları ile bölge ülkeleri
arasında iyi bağlantılar var. Terörü, barışa yönelik yaygın bir tehdit olarak
gördük ve uluslararası güvenliğe dikkat çekerek, terörizmi kapsamlı eylem
gerektiren, çifte standartlardan uzak bir tehlike olarak değerlendirdik.
Ülkenin çalışkan güçleri birçok önlem aldı. İstikrarsızlık ve güvensizliğin
hâkim olduğu bir bölgedeyiz. İran milleti ve ülkesi, bazı güçlerin terörizmi
araçsal olarak kullandığına tanık oldu. Terörle mücadele bölge ülkelerinin
işbirliğini gerektirmektedir. İran’ın güvenlik ve istihbarat teşkilatları
arasında bölge ve bölge dışı ülkelerle iletişim, işbirliği, doğrudan ve sürekli
görüş alışverişi sağlanmakta olup, 24 saat devam eden bu çabanın gölgesinde,
Allah’ın izniyle, ülkemiz ve bölgede güvenlik tehditleriyle başa çıkılacak.”
ifadelerini kullandı/aydınlık
