Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Kurumu (UNRWA), İsrail’in Gazze’deki
saldırılarının hedefi olmasının yanısıra Benyamin Netanyahu hükümetinin
suçlamaları yüzünden finansmanını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.
Netanyahu hükümetinin UNRWA’nın bazı personelinin Hamas’ın 7
Ekim’de İsrail’e düzenlediği saldırıya karıştığı iddiaları üzerine, kurum, söz
konusu çalışanları işten çıkardığını söyledi. BM Genel Sekreteri Antonio
Guterres, Gazze’de insani yardım faaliyeti gösteren BM kurumu çalışanlarının 7
Ekim saldırısına karıştığı iddiasının soruşturulması talimatını verdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı da “UNRWA’nın 12 personelinin 7
Ekim saldırılarına karıştığına dair iddialar olduğunu” söyleyerek
“UNRWA’ya sağladığı ek finansmanı geçici olarak askıya aldığını”
açıkladı.
ABD’nin ardından Kanada, Avustralya, İtalya, Finlandiya ve
Britanya’dan benzer açıklamalar geldi. Bu ülkeler de UNRWA’ya verdikleri fonu
askıya aldıklarını duyurdu.
İsrail hükümetinden bugün “savaştan sonra UNRWA’nın
Gazze’de faaliyet göstermesini durdurmaya çalışacağız” açıklaması geldi.
Dışişleri Bakanı Israel Katz, “UNRWA’nın savaş sonrasının bir parçası
olmamasını sağlamayı hedeflediklerini, bunun için ABD, AB gibi kurumun büyük
bağışçılarının desteğini almaya çalışacaklarını” belirtti.
Filistin Yönetimi’nin merkezindeki Filistin Kurtuluş
Örgütü’nün (FKÖ) Genel Sekreteri Hüseyin el-Şeyh, bazı ülkelerin UNRWA’ya
verdiği desteği durdurma kararının büyük siyasi ve yardım riskleri içerdiği
uyarısını yaptı. Filistinli yetkili, “UNRWA’ya verdikleri desteğin sona
erdiğini açıklayan ülkeleri, bu kararlarından derhal geri dönmeye
çağırıyoruz” dedi.
Filistinli mültecilere yardım eden UNRWA’nın fonlarını kesme
hamlesi, BM’ye bağlı Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) İsrail’den Gazze’de
soykırımı önleyecek tedbirler almasını istediği kararını açıklamasının ardından
geldi.
İsrail’in hedefindeki UNRWA, Filistinli mültecileri “1
Haziran 1946 ile 15 Mayıs 1948 arasında ikamet yerleri Filistin olup 1948
(Arap-İsrail) Savaşı sonucunda hem evlerini hem de geçim kaynaklarını kaybeden
kişiler” olarak tanımlıyor. Bu da milyonlarca Filistinliyi yurtlarına geri
dönüş hakkı kapsamına sokuyor.
