Dünün Selefiliği Bu Günün Vahşi IŞİD’i Yarının Müşfik IŞİD’i

rasthaber

IŞİD kendisine yüklenen misyonunu ya da başka bir ifadeyle kuruluş hedefini icra etmeye başladığını söylemek mümkün. Hakim iktidarın iktidara gelme yıllarıyla başlayıp iktidarın tabansal yapılanmasına eş değer zamanda yapılanan ve iktidarın gücüne endeksli güçlenen IŞİD artık varlığını hissettirmekte.Suudi Arabistan’ın Amerika ve Siyonizm’den gayrimeşru peydahlayıp Türkiye’ye evlatlık verdiği IŞİD ifriti artık rüştüne ermiş, çıkışından şimdiye kadar Irak ve Suriye’de ve yer yer doğusundan batısına dünyanın çeşitli yerlerinde işlediği akıl almaz cinayetleriyle vahşi ergenliğinin son haddine ulaşmıştır.Suudi Arabistan’ın Amerika ve Siyonizm spermiyle hamile kaldığı zinazadesi IŞİD gerçeğinin anlaşılması onun kimin spermiyle hangi rahimde karar kıldığının anlaşılmasıyla mümkün olacaktır. Hatta bir aşama öncesi Suud’la Siyonizm’i bir araya getirip böylesi bir ifrit varlığın temellerinin atılmasına ve doğum sonrası Türkiye’ye evlatlık verilmesine sebep olan hedeflerin doğruca tanınması bizleri direk IŞİD gerçeğine götürecektir.Suudi Arabistan dünya Müslümanlarının algısında Müslümandır, dolayısıyla rahminde kimin spermini taşıdığına bakılmaksızın karnındaki çocukta Müslüman hüviyetini taşıyacaktır. Siyonizm yani gayrimeşru çocuğun babası ve böylesi nitelikte iki unsurun mukaddes birleşmesi IŞİD.İslam tarihinde ilk gayri meşru ilişki yaklaşık 350 yıl önce Suudi Arabistan’la İngiltere arasında gerçekleşmiş o zamanın gayrimeşru çocuğu Muhammed b. Abdülvehhab dünyaya gelmiştir. Dolayısıyla ne rahim, ne tohum ve ne de tohumun rahme inzalindeki hedefte en küçük bir sapma yoktur.Şimdiye kadar İslam dünyasında yaşanan kanlı zulümler, din adına yapılan toplu kıyımlar ve Müslüman halklar arasına saçılan fitne fesat tohumlarının tamamı Müslüman markası taşıyan çoğunlukla yerli ve yer yer yabancı devşirmelerin desiseleriyle gerçekleşmiştir. Özellikle cumhuriyet tarihinden bu zamana kadar Türkiye’nin geçirdiği tarihi süreç incelikle araştırılırsa bu tespitin dayanaksız bir iddia değil, aksine gerçeğin ta kendisi olduğu açıkça görülecektir.İslam tarihinde belirleyici olayları son derece incelikle araştıran ve hatta İslami kaynaklarımıza kültürümüze ve öğretilerimize haddinden fazla vakıf olan düşmanlarımız biz Müslümanları nelerle ve neremizden vuracaklarını çok iyi biliyorlar.Düşman kelimesi içerdiği mana ve mefhum hasebiyle hiçbir zaman içeriğinden ödün vermemiş yalnızca zaman ve mekân kalıplarının değişmesi itibariyle zaman ve mekana mutabık olarak şekil ve form değiştirmiştir.Bu gerçekten hareketle IŞİD’in kendisine yüklenen misyon gereği yavaş yavaş cani ve vahşi sıfatını bir kenara bırakacağı er ya da geç İsevi bir müşfikliğe bürüneceğini düşünüyorum. Şayet ülkemizin hâkim iktidarının geleceğinin teminatı gaddar bir IŞİD’i değil, müşfik bir IŞİD’i gerekli kılacaktır. Şayet Siyonizm ve Amerika’nın Türkiye üzerinden elde edeceği menfaatleri gaddar bir IŞİD’i değil müşfik bir IŞİD’i zorunlu kılacaktır. Bununla birlikte ne fakat Türkiye halkının, daha ötesi dünya Müslüman halklarının kaderinde IŞİD hep olacaktır, zira günümüz şartlarında büyük şeytan Amerika ve Siyonizm’in nefes alma mecrası IŞİD’tir.TR.JAMNEWS/Akın Tandoğan

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın