Amerikan İslam’ı ve İngiliz Şiiliği Etrafındaki Sorulara Cevaplar

rasthaber

Bismillahirrahmanirrahim

“Muhammed, Allah’ın peygamberidir ve onunla beraber bulunanlar, kafirlere karşı çetindirler, kendi aralarında merhametli, onları görürsün ki rüku etmekteler, secdeye kapanmaktalar Allah’tan lütuf ve ihsan ve razılık dileyerek; yüzlerinde, secde eserinin alametleri görünmededir ve onların bu vasıfları, Tevrat’ta da vardır ve onlara ait bu vasıflar, İncil’de de var; adeta ekilmiş bir taneye benzer ki filiz vermiştir, derken filizi kuvvetlenmiştir, derken kalınlaşmıştır da dümdüz boy vermiştir, gövdelerine dayanıp yücelmiştir; ekincileri şaşırtır, sevindirir, kafirleri, bununla kızdırıp yerindirmek için. Allah, inananlara ve iyi işlerde bulunanlara yarlıganma ve pek büyük bir mükafat vaad etmiştir.” Fetih/ 29

Geçen Cuma  hutbesinde Amerikan İslam‘ı ve İngiliz Şiiliğine aynı şekilde  tepki verilmesine dair  ifade ettiğimiz sözlerimiz hakkında çeşitli kesimlerden bazı  sözlü ve yazılı  olumlu ve eleştirel  tepkiler aldık. Alim ve aydınlarımızın bu gibi  hassas konularda  duyarlı olmaları takdire şayan bir gelişme olarak değerlendirilmelidir. Eleştirel tepkilerden biri de  www.intizar.web  internet sitesinin değerli yöneticileri tarafından verilmiştir.

Özelde bu kardeşlerimizin genelde  çeşitli çevrelerin zihinlerindeki  mübhem noktaların aydınlanmasına ayrdımcı olur ümidiyle  birkaç noktanın yeniden aydınlığa kavuşturulması gerektiğne inanıyorum:

  • Amerikan İslam’ı ve İngiliz Şiiliği yeni bir konu olmayıp İslam İnkılabı’nın 1979 yılında İran’da zaferinden sonra ümmetin birlik ve beraberliğini yeniden  ihya çalışmalarına karşı, bu çabaları başarısız kılmak  amacıyla küresel istkbar/emperyalizmin zamanımızdaki  önderi ABD, sömürü sistemini  ABD’ye miras bırakan İngiltere, İslam dünyasının kalbine yerleştirilen Siyonist Rejim ve bu üçlünün İslam dünyasındaki  gönüllü ve kukla işbirlikçileri tarafından başlatılmıştır ve hala da sürdürülmektedir. 
  • Amerikan İslam’ı ve İngiliz Şiiliğinin ne anlama geldiğini daha önce açıkladık (https://rasthaber.com/ingiliz-siiligine-tepki-amerikan-islamina-da-gosterilmelidir/) yeniden  üzerinde durmaya gerek yok.  Amerikan İslam’ı yerine “Amerikan Sünniliği“ teriminin kullanılması yanlış ve tehlikelidir. Amerikan İslam’ı  İslam İnkılabına paralel olarak Sünni- Şii demeden  İslam dünyasının her yanında, İngiliz Şiiliği ise şiiler arasında sahnelendi. Her ikisinin de prototipi  önce Avrupa ülkeleri  ve Amerika’da hazırlanıp  bu ülkelerdeki İslam merkezlerinin desteklenmesi suretiyle  hayata  geçirildi ve  bu virus daha sonra bu merkezlerin  aracılığıyla hedef ülkelere aktarıldı.
  • İşin başında Batı ülkelerindeki  merkezlerin İslam İnkılabı düşüncesinden koparılarak karşı cephede yer  almaları işini, ayrı bir ifadeyle  Amerikan İslam’ının yayılması görevini Suudi Rejimi ve Vahhabilik akımı üstlendi.  Petro-Dolarların  gücüyle başarı kaydedilince  aynı yöntem  İslam ülkelerinde de uygulamaya koyuldu. İslam İnkılabının zaferinden önce Suudilerin ve Vahhabiliğin İslam dünyasındaki –özellikle de Türkiye‘deki- menfur konumunu bilmeyen yoktur. Bugün ülkemiz de dahil birçok ülkede  cemaatlerden tutun hükümetlere kadar çeşitli kesimlerin Suudilerle/Vahabilerle  işbirliği boyutu Amerikan İslam’ının  geldiği noktayı göstermesi açısından ibret vericidir.
  • İngiliz Şiiliği ise işin başında “velayet-i fakih“  doktrinine karşı  aynı  şeytani  güçler  tarafından  Telaviv ve Londra’da  hazırlandı, ve  Londra’daki  bazı Şii merkezleri  tarafından Şia dünyasına aktarıldı. Irak merkezli bazı taklit merciilerinin Londra’daki temsilcilik ofisleri ve merkezleri maalesef bu  akımın yayılmasına aracılık ve  yataklık etti. Önceleri falanca  taklit merciinin  daha üstün(a’lem) olduğu iddiasıyla  yayılan  bu akım günümüzde müstekbir güçlerin İslam dünyasında ve özellikle de Şii bölgelerde  truva atı görevi yapmaktadır.
  • Bu her iki komplo planı da aynı değerde tehlikelidir ve müslümanlar sünnisiyle şiisiyle bu tehlikeye karşı uyanık olmalıdırlar. İmam Hamanei’nin „İngiliz Şiiliği“ tabirini birkaç yıl önce sarih bir şekilde kullanması meselenin ortaya  çıkış  tarihi değildir. Belki  sorunun halk tabanına yayılması aşamasında  halk kitlelerini aydınlatmaya yöneliktir. Yoksa hem İmam Humeyni hem İmam Hamanei  daha İslam İnkılabı’nın ilk yıllarından beri doğrudan veya dolaylı olarak daima bu tehlikeye  dikkat çekmişlerdir. Bizim bu hususlara duyarlılığımız yeni olmayıp daha Türkiye’de gündeme gelmeden yıllarca önce Avrupa’daki çeşitli seminer ve konferanslarda tehlikenin boyutlarına dikkat çekmiş ve yazılar yazmış bulunuyoruz. Rasthaber sitesindeki  yazılarımıza  bu sitenin birkaç yıl arayla  iki defa kapatılmasından dolayı maalesef ulaşılamamaktadır. Sadece bir örnek olması için aşağıdaki linke bakılabilir: http://tr.jamnews.ir/TextVersionDetail/271160

Konudan uzak olduğumuza dair iddialar doğru değildir.  İngiliz Şiiliği Türkiye’de daha gündemde bile  değilken biz Avrupa‘da yıllardan beri Londra kaynaklı bu sapkın düşünceye sahip kişi ve çevrelerle  mücadele halindeyiz.

  • Allah(cc) Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:

 “Ey İman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa zarar verirsiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.“ Hucurat/6

Ayet, müminlere hitaben  duydukları bir haberi araştırmalarını emrediyor. İletişim çağında  sosyal paylaşım siteleri haberin en hızlı  yayılmasını sağlayan araçlardır. Ama bu iletişim kolaylığı ve süratin birtakım eksilerinin de olduğu  dikkatten kaçırılmamalıdır.  Dolayısıyla sosyal medya üzerinden yayınlanan bir haber bir mümin kardeşimiz hakkında kesin yargıya varmamız için yeterli değildir.

Bu olayın polemik konusu yapılıp daha da vahim durumlar oluşmasına sebebiyet vermemek, siyonistlerin ekmeğine yağ sürmemek için herkesin duyarlı olması gerektiğini düşünüyoruz. Biz ilahi vazife gereği İngiliz Şiiliğine hizmet edenleri deşifre etmenin yanısıra onların oyunlarına alet olanları da uyarmayı kendimize bir görev biliyoruz.

  • Öncelikle malum olay ile ilgili yanlış bilgilerin düzeltilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’de henüz gündeme gelmeden ve buna tepki gösterilmeden önce olaydan haberdar olduk. İnternette yayınlanan bir resimi bahane edip incelemeden araştırmadan saldırmak yerine Kur‘an’ın emri gereği araştırmak ve gerçekleri öğrenmek için doğrudan kendileriyle görüştük. Görüşmeye katılanların kendilerine ulaştık ve görüşmelerin mahiyetini öğrendik. Yanlış yaptıklarını hatırlattık. Bu arkadaşlar verdikleri cevapta İngiliz Şiiliği çevreleriyle  uzaktan yakından bir bağları olmadığını, İngiliz Şiiliği ile alakalı bir tavır ve davranışlarının bulunmadığını, hatta  bu oyundan habersiz olduklarını belirttiler. İnternette; email, whatsApp, facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinde paslaşarak değil , Iğdır ve İstanbul‘da kendileriyle yüz yüze görüştük.  Bu görüşme, ilk defa İngiliz Şiililerinin kendi televizyonlarında yayınlandı ,  sonra da resimleri internette servis edildi. Görüşenler ise daha sonra olacaklardan habersiz kendi sitelerinden yayınladılar.İngiliz uşaklarının servis ettiği görüşme bandı ve resminin arkasında bir oyun olduğunu açıkladık. Konunun üzerine fazla gidilmemesi gerektiğini,  kasıtsız ama basiretsiz ve bilinçsizce sıradan bir ziyaret olduğunu hatırlattık. Bunun başka mecralara çekileceğini söyledik.
  • Şimdi konu, İngiliz Şiilerine ve onlarla görüşenlere tepki gösterilip gösterilmemesi konusu değildir, konu ingiliz şiilerinin servis ettiği tv kayıdı ve resim ile fitne çıkarmalarına karşı dikkatli olmaktır. Yani görüşenler, bu ziyaretlerinde İngiliz Şiiliğini benimseyecek bir davranışta bulunmamışlardır ama ingiliz şiileri bunu kullanmışlardır. Biz de bunu fark edip Türkiye’de dostları oyuna gelmemeleri için uyardık. Malesef bazı kardeşlerimiz acaleci davranarak  konuyu incelemeden tepki gösterdiler ve  Cuma  hutbesindede de işaret ettiğimiz oyuna geldiler. Yoksa maksadımız, İngiliz şiiliğinin maşalarını ve onlarla görüşenlerin hatalarını savunmak veya temize çıkarmak değilidir.
  • Avrupa Ehlibeyt Alimler Birliği olarak bir bildir yayınladık, orada da ilahi vazifemiz gereği fitneye dikkat çektik.

https://rasthaber.com/ateab-birlige-cagirdi/

İnsanın aklına “bulanık suda balık mı avlanıyor“ düşüncesi geliyor. İngiliz Şiiliğini bahane edip birilerinden intikam mı alınmak isteniyor?  Amacımız  Amerikan İslam’ı  ve İngiliz Şiiliğinin mahiyetini ifşa etmek  ve her ikisine  de gereken tepkiyi göstermeye dikkat çekmektir.

Aydınlatılması gereken sorulardan biri de;  İngiliz Şiiliğinin maşalarıyla görüşenlere karşı bu kadar katı tavır alınırken  Amerikan İslam’ını  hakim kılan devlet kurumuyla irtibatta olmak neden maslahat oluyor?

Bizim mücadelemiz Amerikan İslam‘ı ve İngiliz Şiiliğine karşı aynı seviyede olmalıdır. Bunun yanısıra müstekbirlerin planlarını da iyi okuyup basiretli davranmaktır. Bizi kutuplara bölüp birbirimize karşı cepheleştirmelerine  engel olmaktır.

Siyaset-din ayrılığını savunan düşünce, Batı istikbarı ile uyum içinde yaşayan bir düşünce, Batı insan hakları beyannamesini temel yasa olarak kabul eden düşünce, müstekbirlerle barış, uzlaşma ve kardeşce geçinmeyi öngören düşünce, dinin tağut rejimlerinin emrinde olmasına rıza gösteren düşünce, istikbara, zülme, sömürü ve işgale karşı direnişi rededen düşünce Amerikan İslam’ının nişaneleridir. Amerikan İslam’ını ilk defa  Merhum İmam Humeyni gündeme getirmiştir.

İngiliz Şiiliği; Amerikan İslam’ına paralel olarak  “velayet-i fakih“ düşüncesini devre dışı bırakmak isteyen bir zihniyet, dini merceiyeti zayıflatıp inzivaya sürüklemek isteyen bir zihniyet, tağutlara karşı kıyam, inkılap ve direnişe karşı bir zihniyet, istikbara karşı mücadele ve cihada karşı bir zihniyetten ibarettir. İngiliz Şiiliğini de ilk defa  açık  bir şekilde İmam Hamanei dile getirmiş ve tehlikelerine  dikkat çekmiştir.

Son söz:  Şeytanın  hilelerinin sonu yoktur. Amerikan İslam’ına mücadele verilmesi gerekir,  ama bu mücadelede dikkatli olunmazsa bazen onların oyununa gelinebiliyor. İngiliz Şiiliğine karşı mücadele verilmelidir,  ama karşı tavır koyayım derken  bazen şeytanın oyunlarına gelinebiliyor. Hepimizin dikkatli olması gerekir.

Sabahattin Türkyılmaz

  

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın