RASTHABER- Türk uzmanlardan Malik Kaya, “Musul’u kendi elleriyle IŞİD’e sunan Neyneva eski valisi El-Necefi ve Irak Cumhurbaşkanı eski Yardımcısı gibi kişiler bugün Ankara’nın misafiridir” dedi.
Kaya, Türkiye’nin Haşd El-Şabi’nin Musul’u kurtarma operasyonlarına katılmasına tepki göstermesinin nedenine değinerek, Haşd El-Şabi’nin Irak’ı savunmadaki ve teröristlere mücadeledeki rolüne ilişkin olarak şunları söyledi:
“Haşd El-Şabi Irak topraklarını teröristlere karşı savunan Irak’ın Gönüllü Halk güçleridir. Ankara’nın bu kuvvetlerin Musul’u kurtarma operasyonlarına katılmasını istememesi iki şekilde değerlendirilebilir:
İlk olarak Türkiye hükümeti bu eylemiyle Irak’ın içişlerine müdahale etmektedir ve bu asla kabul edilebilir bir durum değildir. İkinci olarak, Türkiye’nin bu politikası Arabistan’ın fitne politikaları doğrultusundadır. Arabistan bölgeye nüfuz ve müdahale edebilmek için Irak hükümetinin Şii olmasından dolayı bu ülkenin eylemlerinin Sünnilere karşı olduğunu söyleyerek bahaneler üretmektedir.
Suudiler Sünni kuvvetlere eğitim vermekte ve bu bahaneyle Irak’a müdahale etmektedir. Onlar Irak’ta kontrolü ele geçirme amacıyla müdahalede bulunmaktadır. Arabistan Yemen’de izlediği politikaya masum sivilleri şehit etmiştir ve aynı politikayı farklı bir şekilde Suriye ve Irak’ta da izlemektedir.
Bugün Haşd El-Şabi ve Şiiler tarafından Ehl-i Sünnet’e karşı işlenen bir cinayet dahi gösteremezsiniz. Suudiler bu konudaki iddialarını kanıtlayamazlar. Ama buna karşılık Irak ve Suriye’de Sünni adı altındaki kuvvetler halkı Şii ve Alevi olmaları nedeniyle şehit etmektedir.
Eğer Suudiler terörle mücadeledeki söylemelerinde gerçekçi olsalardı köklü bir eylemlerde bulunurdu ama onların amacı bu değildir. Türkiye’de Irak’ta Suudi hükümetinin politikası doğrultusunda hareket etmektedir.
Haşd El- Şabi’nin Sünnilere saldıracağı yönünde ortaya atılan iddialar bir bahanedir. Haşd El-Şabi’yi karalamak ve onların Musul’u kurtarma operasyonlarına katılmasına engel olmak içindir. Bu tip politikalara daha önce Lübnan ve Suriye’de de şahit olduk.
Amerika Lübnan’da bazı Lübnan şahsiyetlerine suikast düzenlemiş daha sonra da bu suikastları yapanların Suriye liolduğunu açıklamıştı. Bu baskılar Suriye’yi Lübnan’dan çıkarmak içindi ve Suriye’nin Lübnan’dan çıkması demek, Amerika’nın Lübnan’daki hâkimiyetinin genişlemesi demekti. Ama Lübnan halkının bilinci ve Hizbullah’ın gücü Amerika’nın Lübnan’daki politikasının başarılı olmasına engel oldu. Amerika Birleşik Devletleri bu nedenle Lübnan’da kendine bağlı hükümeti iktidara geçirme konusunda yetersiz kaldı. Amerika’nın ve Suudilerin bu politikası bugün Irak’ta da izlenmektedir.
Amerika ve Suudiler Irak’ta Ehl-i Sünnet kuvveti oluşturmak istemektedir. Onlar bu kuvvetleri Irak halkına ve hükümetine karşı kullanacak ve bu sayede Irak hakkındaki düşüncelerini uygulayabilecektir. Haşd El-Şabi’nin savaş meydanında bulunması Amerika ve Suudilerin programını uygulamasına engel olmaktadır. Haşd El-Şabi bu gün, Irak Ordusunun yanında içeriden ve dışarıdan gelebilecek her türlü saldırıyla mücadele edebilecek güce sahiptir.
Irak’ın şehirlerinin büyük bir kısmı Haşd El-Şabi ve Irak Ordusu tarafından IŞİD’den kurtarılmıştır. Bu kuvvetler bu gün de Musul’u IŞİD’in pençesinden kurtarabilecek güce sahiptir. Ama bu durum Amerika ve bölgedeki müttefiklerini rahatsız etmektedir.
Dün Musul’u kendi elleriyle IŞİD’e sunan, Neyneva şehri eski valisi Asil Necefi ve Irak Cumhurbaşkanı eski Yardımcısı Tarık El-Haşimi gibi kişiler, bugün Türkiye hükümetinin misafiri olarak bulunmaktadır. Eğer Türkiye hükümeti Musul’u IŞİD’in pençesinden kurtarma konusunda samimi ise, önce bu kişiler hakkında bir karara varmalıdır.
Eğer bugün Irak’ın şehirleri korkunç terör saldırılarına ve patlamalara şahit oluyor ve binlerce masum insanın kanı dökülüyorsa, bu bahsedilen kişilerin bu patlamalarda ve saldırılarda parmağı vardır. Bu kişilere bağlı kuvvetler Irak’ta komplo planlamaktadır.”
