İngiltere Başbakanı Theresa May, Bahreyn’in doğusundaki Halife bin Selman limanındaki askeri üste bulunan İngiliz Kraliyet Donanması güçlerini ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Bahreyn’in Başkenti Manama’daki Fars Körfez İşbirliği Konseyi’nin toplantısına katılmak, Körfez ülkeleriyle ortaklığımızı pekiştirmek, güvenlik ve savunma alanlarında işbirliğini güçlendirmek, yurtiçi ve yurtdışındaki İngiliz vatandaşlarının güvenliğini korumanın yanı sıra uluslararası düzeyde kalkınma için gereken istikrarın muhafazasını vurgulamak için Bahreyn’e geldiğini söyledi.
May, “Fars körfezi işbirliği konseyi ülkelerin güvenliğinin İngiltere güvenliğinin bir parçası olduğunu “Ortadoğunun dünyadaki petrolün üçte birine, doğalgaz ihracatının yüzde 15’ine sahip olduğunu, Bölgeye deniz aracılığıyla gelen ticari akışı korumak gerektiğini, bunun enerji piyasasındaki istikrarı sağlamak için son derece önemli olduğunu belirtti.
İngiltere başbakanının da katıldığı 37. Fars Körfez İşbirliği Konseyi Liderleri Zirvesi Sonuç Bildirisinde Siyonist İsrail rejime biatlarını tazelemek için Lübnan İslami direniş hareketi Hizbullah yine de Terör örgütü olarak ilan edildi. Buna ilaveten Suudi krallık rejiminin Yemen halkına karşı sürdürdüğü devlet terörü ve katliamlarla yıkımlara da destek verildi. Bu bildiride İran İslam cumhuriyeti de suçlandı.
İran dış işleri bakanlığı sözcüsü Behram Kasımı, 37. Fars Körfez İşbirliği Konseyi Liderleri Zirvesi Sonuç Bildirisine tepki göstererek yaptığı açıklamada, bu konsey üyesi rejimlerin boş suçlamalarla İran iç işlerine karışma, fırkacı ve mezhep tefrikası fitnesini çıkarmaktan vazgeçip kaçınmaları gerektiğini vurguladı.
Behram Kasımı, İngiltere Başbakanı Theresa May’in de fars Körfezi işbirliği konseyiyle birlikte İran’a karşı işbirliği yapacaklarına ilişkin sözlerini kınayarak, diğer ülkelerin iç işlerine karışıp, savaş, terörizm ve şiddeti yayan söz konusu ülke yöneticilerinin İran İslam cumhuriyetiyle diğer ülkeleri bölge ülkelerine müdahale yapma suçlamalarının hiçbir değer ve itibarı bulunmadığını belirtti.
İran İslam cumhuriyeti dış işleri bakanlığı sözcüsü Behram Kasımı, İngiltere’nin AB’den ayrılmasından doğan bunalımdan etkilendiğini, İngiltere’nin fars Körfezi işbirliği konseyine üye ülkelere milyarlarca dolar silah satmak amacıyla Theresa May’in kışkırtıcı sözler dillendirdiğini, fars körfezi işbirliği konseyine üye monarşi yönetimlerin Yemen, Suriye, Bahreyn ve Irak ile diğer İslam ülkelerindeki Müslüman milletlere karşı terör estirip, insanlık ve savaş suçu işlediklerini vurguladı.
Bahreyn Amerika 5. Deniz filosunun üssüne dönüşmüştür. Bu monarşi Arap rejiminin topraklarının en az 5/1 Amerikalı askerlerin denetimindedir. İngiltere de tekrar fars körfezine askeri güçleriyle geri dönmeye çalışmaktadır. İngiltere ile Suudi krallık rejimi bölge ülkelerine hegemonyalarını pekiştirmek için, İran korkusunu salma ve tehditlerini gündemde tutmaktadırlar. Fars Körfezi Arap rejimleri petrol gelirlerini silah alımına yatırma, Amerika ve İngiltere başta olmak üzere Batılı bankalara transfer etme, silah sanayisini ve fabrikalarını çalıştırma zorundadırlar.
Aksi takdirde halk düşmanı iktidarlarını sürdüremezler. Bu nedenle yapay bir şekilde İran Korkusu ve tehditlerini gündemde tutup, silah satma ve satın alma konusunda halkların itirazlarını bastırmaya ve onları susturmaya çalışıyorlar. Suudi krallık rejimi 1980’lı yılların başlarında iktidarını sürdürebilmek için İngiltere’de Hawker ve Tornado gibi savaş uçakları ve silahlar satın alıp, İngiltere 70 milyar dolar vurgun yaptı.
Suudi krallık rejimiyle Katar ve Birleşik Arap emirlikleri, Irak ve Suriye ile Yemen’de terör ve katliamlar gerçekleştirip, etki alanlarını genişletmeye çalıştılar. Fakat bu fitne ve insanlık dışı girişimleri suya düştü. Bölgesel alanda bütün komploları suya düştü. Irak ve Suriye halkı tekfirci teröristleri imha etmenin eşine geldiler. Yemen Halkı da Suudi krallık rejiminin işgal amaçlı vahşi saldırılarını hezimete uğrattılar. Çürümüş Suudi Krallık rejimi ayrıca Amerika Başkanı Trump’un da himayesine girip girmeyeceğinden de endişe duymaktadır. Suudi krallık rejimi bölgesel politikaları da çökmüştür. Bu nedenle Fars Körfezindeki küçük Arap rejimlerini kendi denetiminde tutmaya çalışmaktadır.
parstoday
