Türkiye-AB İlişkilerindeki Belirsizlik AB’nin İşine Geliyor

rasthaber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen ayki Brüksel ziyaretinde mutabakata varılan “diyaloğun artırılması” kararının ardından “Türkiye-AB Bakanlar Düzeyinde Siyasi Diyalog Toplantısı” bugün yapılacak. Çıkmaza girdiği söylenen Türkiye-AB ilişkileri, AB’nin “istemiyoruz” tavrına ve hiçbir sorumluluğu yerine getirmemesine rağmen sürecek. AB’nin üyelik sürecini savsakladığını söyleyip dert yanan Türkiye, çareyi yine AB ile diyaloğu artırmakta arayacak!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen ay Brüksel’e yaptığı ziyaretin ardından Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında hız kazanan görüşme trafiği bugün yapılacak “Bakanlar Düzeyinde Siyasi Diyalog Toplantısı”yla sürecek. Brüksel’de yapılacak toplantıya Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik katılacak. Toplantıya AB tarafından ise Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi/AB Komisyonu Başkan Yardımcısı FedericaMogherini ve Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden sorumlu AB Komiseri JohannesHahn ev sahipliği yapacak. Toplantıda, müzakere sürecinin yanı sıra enerji, ekonomi, ticaret ve terörle mücadele alanlarında işbirliği ile göç ve vize serbestisi konularında son durum, ayrıca bölgesel konularda güncel gelişmeler ele alınacak. Türkiye, AB tarafına beklentilerini aktaracak.

AB BİZİ OYALIYOR…Toplantıda, müzakere süreci, göç, vize serbestisi, ekonomi, enerji, ticaret ve terörle mücadele başlıklarında işbirliği konuları görüşülecek. Türkiye, ayrıca, geçen yıl 18 Mart’ta imzalanan mutabakatın “AB tarafından hayata geçirilmesini” talep edecek. Geçen yıl 18 Mart’ta imzalanan mutabakatın ardından Türkiye, göçmenlerin geri alınması konusunda yükümlülüklerini yerine getirirken; AB, vize serbestisi, mali yardım, yeniden yerleştirme, Gümrük Birliği konularında taahhüt ettiği yükümlülüklerine sadık kalmadı.BELİRSİZLİK AB’NİN İŞİNE GELİYORSon olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 24 Mayıs’taki ziyaretinde, Türkiye ile AB arasında “ilişkilerin yeniden canlandırılması” konusunda bir mutabakata varılmıştı. Bugüne kadar Türkiye’nin AB’ye üye olamayacağı yönündeki sayısız açıklamaya ve AB’nin tam üyelik müzakerelerinde sürdürdüğü çifte standarda rağmen, Türkiye 1963’ten beri beklemeyi sürdürüyor. Sözün özü; sürecin bu şekilde gitmesi Türkiye’yi istemeyen, ancak bu fırsatla tavizler koparan AB’nin işine geliyor.18 MART MUTABAKATI VE SONRASIEge Denizi’nde ölümlerin kontrol altına alınması ve düzensiz göçün önlenmesi amacıyla Türkiye ile AB arasında geçen yıl 18 Mart’ta imzalanan mutabakatın ardından Türkiye göçmenlerin geri alınması konusunda yükümlülüklerini yerine getirmiş ve mutabakat amacına ulaşmıştı. Ancak, AB, vize serbestisi, mali yardım, yeniden yerleştirme, Gümrük Birliği konularında taahhüt ettiği yükümlülüklerine sadık kalmadı. Böylelikle, aradan geçen bir yıldan fazla sürede imza altına alınan konularda mesafe alınamadı. Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 24 Mayıs’ta NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısına katılmak üzere gittiği Brüksel’de AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-ClaudeJuncker ile bir araya gelirken, oldukça olumlu geçen görüşmede, ilişkilerin yeniden canlandırılmasının önemine ve ayrıca terörle mücadelede iş birliğini güçlendirmenin gerekliliğine değinildi.MÜZAKERE SÜRECİNİ CANLANDIRMA18 Mart mutabakatıyla tarafların müzakere sürecini yeniden canlandırmaya yönelik kararlılıkları teyit edilmişti ancak, Türkiye’nin AB katılım müzakerelerinde 23’üncü fasıl olan “Yargı ve Temel Haklar” ile “Adalet, Özgürlük ve Güvenlik” konulu 24. fasılın AB tarafından yapılan teknik hazırlıkları tamamlanamadı. Mutabakatın en önemli unsurlarından biri, vize serbestisi için tarihin 2016 haziranının sonuna çekilmesiydi. Geri Kabul Anlaşması için belirlenen 1 Haziran tarihi ise muhafaza ediliyordu. Vize serbestisinin 2016 haziranı sonunda başlayabilmesi için AB Komisyonunun aynı yıl en geç Mayıs başında AB Konseyine ve Avrupa Parlamentosuna üçüncü ve son vize ilerleme raporu ile vize serbestisi önerisini sunması gerekiyordu. Dolayısıyla Yol Haritası’nda kayıtlı maddelerin nisan sonuna kadar Türkiye tarafından karşılanması gerekecekti. Bu doğrultuda gerekli çalışmalar yürütüldü. Ancak ilgili konuda hiçbir ilerleme sağlanamadı.SURİYELİLER İÇİN 3 MİLYON AVRO18 Mart mutabakatına göre, AB’nin Türkiye-AB Göç Eylem Planı çerçevesinde Türkiye’de bulunan Suriyelilerin ihtiyaçlarına yönelik olarak proje bazlı taahhüt ettiği 3 milyar avroluk ilk kısım mali kaynağın tahsisi sürecinin hızlandırılması ve bu ilk kısım kaynak tamamen kullanıldıktan sonra 2018 yılı sonuna kadar tahsis edilmesi öngörülen ilave 3 milyar Avro kaynakla çalışmalara hız kesmeden devam edilecekti. Ancak bugüne kadar ilk 3 milyar avroluk tutardan 811 milyon avronun ödemesi gerçekleştirildi. AB yetkilileri, 3 milyarın tamamı kullanıldığı zaman, AB-Türkiye anlaşması kapsamında yapılan taahhütlerin de karşılanması halinde ilave finansman seferber edilmesi hususunu değerlendireceklerini açıkladı.milligazete

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın