Rasthaber – Ray ul-Yavm gazetesinin haberine göre gazetenin baş editörü Abdulbari Atvan şöyle yazdı: Arabistan ve İran arasındaki irtibatlar, ilişkileri iyileştirme yönündeydi ve bu ani değişimin nedeni şuydu; Suudi yetkililer artık İran ile düşmanlığın ve medya aracılığıyla iki taraf arasında yapılan saldırıların ve aynı zamanda her türlü müzakereden kaçınmanın hiçbir sonuca varmayacağını ve büyük maddi kayıplara neden olduğunu anladılar.
Abdulbari Atvan, İran Dışişleri Bakanının iki ülkenin diplomatik görüşmelerde bulunma konusunda muvafakate vardıklarını ve bu hedefi gerçekleştirmek ve öfkeyi dindirmek için çalışmalarda bulunacakları yönündeki açıklamalarını hatırlattı. Böylelikle 2016 yılında Tahran'daki Arabistan büyükelçiliği olayından sonra kapatılan elçiliğin yeniden açılması hedefleniyor.
Arabistan'ın Öfkeyi Azaltmak Adına İran'a Gösterdiği Esneklik
Her zaman İran aleyhinde şiddetli tutumlara başvuran Suudi liderliği, şimdiye kadar farklı zamanlarda İran ile ilişkilerini en baştan almayacaklarını vurgulamışlardı. Ancak kendileri, ilişkileri iyileştirmek adına benzersiz bir esneklik göstererek İran'dan daha çok çaba sarf ediyorlar. Bu durum en çok da İranlı hacı adaylarının hac görevlerini yerine getirme hususunda yapılan görüşmelerde kendini gösterdi. Arabistan İran'a uyguladığı ambargoyu bitirdi ve İranlı hacıların Arabistan'a girmesini engelleyen şartların birçoğunu kaldırdı. Özellikle de hac vizesini üçüncü bir ülkenin Arabistan elçiliğinden alma zorunluluğunu kaldırdı.
Aynı şekilde Riyad, yaklaşık 20 İranlı diplomat ile hac hususundaki engelleri kaldırmak amacıyla görüşmelerde bulundu.
Suudi Veliahtının İran Aleyhindeki Sert Açıklamalarının Ardından İran'a Gösterilen Esneklik
Arabistan'ın İran'a karşı gösterdiği bu esneklik, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman'ın, İran'ı saldırı ile tehdit etmesi ve savaşın İran topraklarına taşınması yönündeki sert açıklamaları ile çelişiyor.
Aynı şekilde Bin Salman İran'daki Arap ve Azeri gibi azınlıkları İran aleyhinde kışkırtmaktan bahsetmişti.
Suudi Arabistan'ın Tutumu İran Karşısında Yerle Bir Oldu
Şu durumda gündeme gelen bir diğer önemli soru şudur; acaba Arabistan'ın İran karşısındaki tutumunu yerle bir eden ve İran'la ilişkileri iyiye götürmek istemesine neden olan şey nedir?
Arabistan'ın İran'a Yaklaşmasının Altı Nedeni
Bu soruya cevap verebilmek için yaşanan altı gelişmeyi özetle açıklamamız gerek:
Bir: Amerika'nın Suriye hükümetinin düşmesi yönündeki planında başarısız olması.
Arabistan bu planda baş role sahipti. Ancak Suriye savaşının üzerinden yaklaşık yedi yıl geçmesinin ardından Suudi yetkililer; İran, Rusya ve Hizbullah'ın desteklediği Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın kalıcı olduğunu anladılar ve bu düşüncelerini Suriyeli muhaliflere de açıkladılar.
İki: Kararlılık Fırtınası adını verdikleri Yemen Savaşı'nın üzerinden 2,5 yıl geçti.
Bu zaman diliminde Yemen savaşı ile amaçladıkları hedeflerinin hiçbirine ulaşamadılar. Şu anlamda ki, Ensarullah ve Ali Abdullah Salih Partisi ittifakını başarısız etme ve Ebderbe Mansur Hadi'yi San'a'ya geri götürme planı hedefine ulaşamadı.
Üç: Arabistan'ın mali durumunun kötüye gitmesi.
Petrol fiyatlarının düşmesi ve Arabistan'ın Suriye'de ve Yemen'de temsil ettiği savaşların maliyetinin çok olması ve aynı zamanda Arabistan'ın ağır silahlarının bu savaşlarda heder edilmesi iktisadi açıdan Arabistan'ı zayıflattı.
Dört: Amerika'nın Arabistan aleyhinde, Jasta kanunları olarak meşhur olan terörist destekçilerine uygulanacak cezalara yönelik kanun çıkarması.
Bu kanuna göre kurbanların aileleri Amerikan mahkemesine şikayette bulunabilecek ve tazminat talep edebilecekler. Öyle ki şu ana kadar Amerikan mahkemesine Arabistan aleyhinde 25 yasal şikayette bulunuldu.
Beş: Katar aleyhinde iktisadi ve siyasi savaş öncelik kazandı.
Arabistan İran'ı Doha'dan uzaklaştırmak uğruna her türlü çabayı gösterdi.
Altı: İran'ın pragmatikliği ve büyük sabrı.
İran'ın bu siyaseti Arabistan'ın esnekliğine ve Riyad'ın ilişkileri düzeltmek adına her türlü müzakereye açık olması ile sonuçlandı.
Arabistan'ın Iraklı Şii Liderler İle İlişkileri Geliştirme Çabası
Arabistan'ın Iraklı Şii liderler ile ilişkileri geliştirmesi ve Mukteda Sadr'ı sıcak karşılamaları, İran'la iyileşme için en kısa yoldu.
Bununla ilgili olarak, İran ve Haşdi Şabi’ye yakınlığı ile bilinen Iraklı bakan Kasım El Eraci, Arabistan'ın Irak’tan, İran ile kendileri arasında arabuluculukta bulunmasını istediğini açıkladı. Bakanın bu açıklamaları beklenilmiyor değildi, ancak Suudi yetkililerin bunu yalanlaması beklenilmiyordu.
Tüm bu açıklamalardan sonra şu sorunun sorulması gerekiyor; acaba şuan, Arabistan'ın temsil ettiği savaşların sonuna mı geldik? Yoksa bu geçici sessizlik, iki tarafın da bir nefes alması için miydi?
Bu soruya kesin bir cevap vermek zor, zira bu konudaki gelişmelerin henüz başındayız. Ama şunu kesinlikle söyleyebiliriz ki iki taraf arasındaki medya savaşı artık bitti ve önümüzdeki aylarda İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, diplomatik ilişkilerin düzelmesinin ve Riyad ile Tahran'daki büyükelçiliklerin açılmasının ardından Arabistan'ın misafiri olabilir.
