Vahidi: İran’ın Yerli Kapasitesi Tehditlerin Seyrini Değiştirdi

Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Genel Komutan Yardımcısı General Ahmed Vahidi, bilgi temelli şirketler ve yerli teknolojinin rolüne vurgu yaparak, bilim, ekonomi ve savunmada sağlanan öz yeterliliğin İran’ı sürdürülebilir büyüme ve ulusal güç yoluna soktuğunu, yaptırımların artık ülkenin kalkınmasının önünde engel olamayacağını söyledi.

 İslam Devrimi’nin Zaferinin 10. Yılı Etkinlikleri (Deh-i Fecr) dolayısıyla düzenlenen “Ta Soreyya Ulusal Ödül Töreni”nin kapanış programında konuşan Vahidi, devrimi yalnızca tarihsel bir olay olarak değil; umut ve refah mesajları taşıyan, insanlık için anlam üreten bir düşünce ve ortaya çıkış felsefesi olarak tanımladı.

İslam Devrimi’nin insani ve ilahi değerlere dayanarak, halkın gücüyle kendi iktidar temellerini oluşturduğunu belirten Vahidi, devrimin 47. yılında çağdaş tarihte, hatta geçmiş ve gelecek açısından benzersiz bir olguya dönüştüğünü ifade etti.

Devrimin temel sloganlarına değinen Vahidi, “Bağımsızlık, özgürlük ve İslam Cumhuriyeti”nin devrimin üç ana ilkesi olduğunu, bunlar arasında bağımsızlığın ilk sırada yer aldığını söyledi. Bağımsızlığın öncelikle düşünsel ve kültürel olduğunu vurgulayan Vahidi, fikrî bağımsızlık sağlanmadan kültürel, ekonomik ve askerî bağımsızlıktan söz edilemeyeceğini dile getirdi.

Öz yeterliliğin bağımsızlığın merkezinde yer aldığını kaydeden Vahidi, ülkenin kaderi yabancı güçlerin taleplerine göre şekilleniyorsa bağımsızlık iddiasının anlamını yitireceğini söyledi. Bağımsızlığın İslam Devrimi’nin temel ilkesi olduğunu belirten Vahidi, bu yolun hâkim düşünce ve anlayışla belirlendiğini ifade etti.

Bilim ve teknolojinin geliştirilmesinin gerçek bağımsızlığa ulaşmanın ön koşulu olduğunu vurgulayan Vahidi, bilimsel yenilik olmadan askerî gücün anlam taşımayacağını belirtti. İranlı bilim insanları ve teknolojik kapasitenin, ülkenin savunma gücünü artırarak İran’ı küresel çevrelerin gündemine taşıdığını söyledi.

Vahidi, İslam Devrimi anlayışında teknolojinin gösteriş unsuru değil, insanî özü hayata geçiren bir araç olduğunu, inanç ve bilimsel gelişmenin hizmetinde olması gerektiğini ifade etti.

Savunma alanındaki kazanımlara değinen Vahidi, İran’ın dünyada nadir görülen bir savunma bağımsızlığı seviyesine ulaştığını belirterek, birçok Avrupa ülkesinin motor ve güdüm sistemleri gibi alanlarda dışa bağımlı olduğunu, buna karşılık İran’ın savunma alanında bağımsız karar alabilen ender ülkelerden biri olduğunu söyledi. Savunma sanayisine ait tüm teknoloji ve parçaların yurt içinde üretildiğini vurgulayan Vahidi, yaptırımların bu alanda etkisiz kaldığını dile getirdi.

Yerli inovasyonun yaptırımların etkisini kırdığını belirten Vahidi, millet ve seçkin kadroların yerli teknolojilerle ülkenin ihtiyaçlarını karşıladığı sürece yaptırımların sonuç vermeyeceğini söyledi. Bu durumun bazı ülkeler ve yabancı gözlemciler için tahammül edilemez olduğunu, çünkü İran’ın gerçek bağımsızlığını ve gücünü ortaya koyduğunu ifade etti.

Ülkede 160’tan fazla bilgi temelli şirketin faaliyet gösterdiğini aktaran Vahidi, bu şirketlerin iç ihtiyaçları karşılayarak yaptırımların etkisini asgari düzeye indirdiğini, bunun da yerli kapasitenin giderek güçlendiğinin göstergesi olduğunu söyledi.

Ekonomik gücün bilgi temelli üretim ve ihracata bağlı olduğunu vurgulayan Vahidi, ülke ihracatının yüzde 25’inin bilgi temelli ürünlerden oluşmasının hedeflendiğini belirtti. Ekonomik verimliliğin artırılmasının ancak bilgi ve inovasyon temelli üretimle mümkün olacağını kaydetti.

Ekonomik büyümenin üçte birinin verimlilik artışıyla sağlanabileceğini ifade eden Vahidi, bunun hedefli bilim ve teknoloji kullanımına bağlı olduğunu söyledi. Enerji tüketimindeki yıllık yaklaşık 100 milyar dolarlık israfa dikkat çeken Vahidi, kaynak ve enerji yönetiminin iyileştirilmesiyle bu kaybın ekonomiye kazandırılabileceğini belirtti.

Tarım ve su kaynakları potansiyeline de değinen Vahidi, modern yöntemler ve zenginleştirilmiş tohumlarla tarımsal üretimin en az iki katına çıkarılabileceğini söyledi. En iyi sulama sistemleri ve modern tarım teknolojilerinin yerli şirketler tarafından üretildiğini ve kullanıldığını ifade etti.

Dünya genelinde tıbbi bitkiler pazarının 8 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu belirten Vahidi, bilgi temelli üretim şartıyla İran’ın bu pazardan önemli bir pay alabileceğini söyledi.

Ulusal gücün dört temel unsurunu teknolojik ilerleme, savunma kapasitesi, ekonomik dayanıklılık ve toplumsal birlik olarak sıralayan Vahidi, yaptırım ve dış baskıların İran halkını çıkmaza sürükleyemediğini ifade etti. 22 Dey gibi etkinliklerde halkın katılımının toplumsal bütünlüğün güçlendiğini gösterdiğini vurguladı.

Vahidi ayrıca, ekonomik alandaki destekleyici faaliyetleri nedeniyle Besic teşkilatına teşekkür ederek, Besic’i sistemin gurur kaynağı ve İmam Humeyni’nin (r.a.) kalıcı mirası olarak nitelendirdi.

İran’ın doğal kaynakları, bilimsel kapasitesi ve insan gücü sayesinde, ekonomik yönetimin planlı ve bütüncül şekilde yürütülmesi halinde dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girebileceğini belirten Vahidi, bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemenin İran karşıtlarını endişelendirdiğini, İran’a yönelik her türlü askerî girişim veya baskının ağır bedelleri olacağını sözlerine ekledi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın