Foreign Policy: İran Savaşı, Trump’ı “Johnson”ın Kaderiyle mi Karşı Karşıya Bırakacak?

Betul

Amerikalıların dış politikayla pek ilgilenmediği, ancak cüzdanlarına ve yaşam maliyetlerine doğrudan dokunan ekonomik krizleri son derece önemsediği bilinen bir gerçektir. 1966 ara seçimlerinde Başkan Lyndon Johnson’ın Vietnam Savaşı’nın ekonomik yükü ve enflasyon nedeniyle yaşadığı siyasi çöküş, günümüzdeki Donald Trump yönetimi için de benzer bir kabusun sinyallerini vermektedir.

1966 Yılında Lyndon Johnson ve Zorlu Seçim Süreci

Lyndon Johnson, 1963 sonunda başkanlığı devraldıktan sonra Kongre’deki Demokrat çoğunluğun gücünü arkasına alarak yoksullukla mücadele, sivil haklar, sağlık reformları ve eğitim gibi “Büyük Toplum” (Great Society) programlarını hızla yasalaştırmıştı. 1964 seçimlerindeki ezici zaferi, politikalarına duyulan güvenin bir göstergesiydi.

Ancak 1966 sonbaharına gelindiğinde işler tersine dönmeye başladı. Sivil haklar reformlarının yarattığı toplumsal gerilimlerin yanı sıra, asıl büyük kırılma Vietnam Savaşı ile yaşandı. Ülkede 300 binden fazla asker bulunmasına rağmen asıl mesele savaşın askeri boyutu değil, ekonomik maliyeti ve enflasyon üzerindeki yıkıcı etkisiydi.

Savaşın Ekonomik Maliyeti ve Enflasyonun Yükselişi

Cumhuriyetçiler, Johnson’ın savaş politikalarını ve iddialı iç gündemini hedef alarak şu argümanları öne sürdüler:

  • Bütçe Açığı ve Enflasyon: Savaş ve iç programlar devasa bir federal bütçe açığı yaratmış, bu da 1966’da Tüketici Fiyat Endeksi’nde 1957’den bu yana görülen en büyük artışa yol açmıştı.
  • Temel İhtiyaçların Pahalanması: Enflasyon; et, ulaşım ve sağlık gibi doğrudan hanehalkı bütçesini etkileyen kalemleri vurmuştu. Amerikalıların en temel gündemi “komünizm”den çıkıp “enflasyon ve hayat pahalılığı” haline gelmişti.
  • Toplumsal Tepki: Kadınlar artan gıda fiyatlarını protesto etmek için süpermarketleri boykot ederken, Cumhuriyetçiler bastırdıkları broşürlerde “İlerleme, doların değerinin küçülmesi demektir” sloganıyla halkın ekonomik kaygılarından besleniyorlardı.

Günümüzle Benzerlikler: Trump ve 2026

Makale, günümüz siyasetinde (2026 yılı itibarıyla) benzer bir mekanizmanın işlediğine dikkat çekmektedir. Her ne kadar Cumhuriyetçiler arkalarında milyarderlerin mali desteğini (örneğin Elon Musk’ın süper-pak fonlarını) bulsa da, Demokratlar çok daha güçlü bir seçim mesajına sahiptir: Benzin pompalarında ve market kasalarında ödenen yüksek fiyatlar.

Seçmenler, ülkeyi “sonsuz savaşlardan” uzak tutma vaziyle iktidara gelen bir başkanın, kendisini yeni bir çatışmanın içinde bulmasının ve bunun faturasını içeride çalışan Amerikan halkına kesmesinin intikamını sandıkta alabilir. Savaşın getirdiği ekonomik yük, tıpkı 1966’da Johnson’ı vurduğu gibi, günümüz yönetiminin de Kongre’deki çoğunluğunu ve siyasi geleceğini tehlikeye atmaktadır.

 

Konu Etiketleri:
Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın