Arıkan: Biz İran Taraftarı Değiliz, İran’la Aynı Taraftayız

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol grubunun haftalık grup toplantısında kürsüye çıktı. Konuşmasına Katar ve Ağrı’da yaşanan kazalarda hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek başlayan Arıkan, Orta Doğu’daki çatışmaların gölgesinde buruk geçen Ramazan Bayramı’na dikkat çekti.

Bayramın İran’da vurulan okullar, Lübnan’a yağan bombalar ve Mescid-i Aksa’nın mahzun hali nedeniyle endişe ve öfke içinde geçtiğini belirten Arıkan, Mescid-i Aksa’da uzun yıllar sonra bayram namazı kılınamadığını hatırlattı. Arıkan, “Şairin ‘İnsanların ruhundan yapılmıştır’ dediği Beyrut, ramazanda bombalarla yakıldı, yıkıldı. İran’da çocuklar öldü, vicdanlarda insanlık öldü. Elbette bütün bunların tek bir sebebi var. Ne nükleer program, ne balistik füzeler… ABD ve İsrail, bu bölgenin halklarını kelimenin tam anlamıyla kendisine köle yapmak istiyor” ifadelerini kullandı.

ABD’nin Afganistan’dan Suriye’ye kadar girdiği her coğrafyada kan ve gözyaşı bıraktığını vurgulayan Arıkan, “ABD bir ülkenin petrolüne, doğal gazına çökebiliyorsa, o ülkede demokrasi varmış yokmuş hiç problem etmez. Çünkü ABD, savaş uçaklarıyla geldiği coğrafyalardan petrol dolu tankerlerle geri dönmenin hesabını yapar” diyerek ABD’nin emperyalist politikalarını hedef aldı.

“Biz İran Taraftarı Değiliz, İran’la Aynı Taraftayız”

İran’a yönelik saldırılara mezhepçi bir bakış açısıyla yaklaşılamayacağını belirten Arıkan, “Biz, İran taraftarı değiliz. Biz, İran’la aynı taraftayız” diyerek çarpıcı bir tespitte bulundu. Siyonizmin “Arz-ı Mev’ud” (Vadedilmiş Topraklar) hedefinde Türkiye ile İran arasında fark olmadığını belirten Arıkan, “Günün sonunda Siyonizmin gözünde İran ne kadar hedefse, Türkiye o kadar hedeftir. Bu mesele mezhepler üzerinden ele alınacak bir ‘ilahiyat’ veya ‘tarih’ meselesi değildir. Bu jeopolitik, ekonomik ve demografik bir meseledir. Komşularımızın iç barışı, istikrarı ve güvenliği bölgemizin geleceği için kıymetlidir” dedi.

Arıkan’dan Trump’a Sert Tepki: “Sen Kim Oluyorsun?”

Konuşmasında ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırıları ertelediğine dair açıklamalarına da sert tepki gösteren Arıkan, şunları söyledi: “Bir dakika ya, sen kim oluyorsun? Kime ne süresi veriyorsun? Ey Trump! Bunlar daha iyi günlerin. Yakında kaçacak delik bulamayacaksın. Senin bu açıklamaların çaresizlikle zaman kazanma çabasından başka bir şey değildir. Washington’daki hesap Tahran’da tutmamıştır.”

İktidara D-8 Çağrısı ve Riyad Bildirgesi Eleştirisi

Hükümete, merkezi İstanbul’da bulunan D-8 organizasyonunu aktif hale getirme çağrısında bulunan Arıkan, D-8’in 1 milyarı aşan nüfusu ve trilyon dolarlık hacmiyle küresel ticareti ve enerjiyi kontrol edebilecek stratejik bir güç olduğunu belirtti. “Bu kuruluşu tozlu raflarda bırakan iktidara soruyorum: Ne zaman harekete geçireceksiniz?” dedi.

Bölgedeki toplumsal gerilimin azaltılmasına yönelik çabalarından dolayı MHP Lideri Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Arıkan, buna karşın dış politikadaki adımları eleştirdi. Arıkan, “Dışişleri Bakanı’nın Riyad’da imza attığı bildirge tarihe bir utanç vesikası olarak geçmiştir. ABD ve İsrail bölgeyi kan gölüne çevirirken tüm faturayı İran’a kesmeye kalkmak devlet ciddiyetine sığmaz” ifadelerini kullandı.

“Kanal İstanbul’dan Vazgeçin, Kürecik Üssü’nü Tsk Kontrolüne Alın”

Hürmüz Boğazı’nda yaşananların boğazların stratejik önemini bir kez daha gösterdiğini belirten Arıkan, hükümete “Kanal İstanbul denilen, ekonomik ve politik akılla izah edilemeyecek o fantastik projeden vazgeçin” çağrısında bulundu. Montrö Antlaşması’nı tartışmaya açmanın kimseye fayda sağlamayacağını belirten Arıkan, ABD üslerine ilişkin de net konuştu: “Kürecik başta olmak üzere, ülkemizdeki ABD üslerini Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tam kontrolüne alın. Kürecik Radar Üssü üzerinden akan verilerin, İsrail’in güvenliğine hizmet ettiği bilinen bir gerçek. Bu topraklardan elde edilen istihbarat, Amerika’yı ve İsrail’i koruyan bir kalkana dönüştü. Yabancı postalların bu topraklardaki varlığına son verilmelidir.”

Ekonomi Eleştirisi: “Radarlar Araç Plakalarına Ayarlı”

Ekonomik krize de değinen Arıkan, hükümetin bütçe açıklarının faturasını vatandaşa kestiğini belirtti. “Dünya hipersonik teknolojileri konuşurken bizimkiler plakaların harflerini tartışıyor” diyen Arıkan, şu sözlerle iktidara yüklendi: “Bir ülkede sabah zamla uyanacaksın, öğlen vergi yüküyle boğuşacaksın, akşam da ceza tehdidiyle evin yolunu tutacaksın. Tasarruf denildiğinde garibanın sofrası küçülürken, imtiyaz sahiplerinin düzeni bozulmuyorsa, orada adil düzen değil, ‘alavere dalavere Mehmetler nöbete’ düzeni vardır. İktidar çözümü hep milletin cebinde arıyor. Devlet; vatandaşına tuzak kuran bir tahsilat kapısı değildir.”

“Temiz Evler Seferberliği Başlatalım”

Arıkan’ın konuşmasının en çarpıcı bölümü ise yolsuzluk iddiaları ve şeffaflık üzerine yaptığı çağrı oldu. Dünyada haritalar değişirken Türkiye’de “Kimin nerede dairesi, kaç tapusu var?” tartışmalarının yapıldığını belirten Arıkan, sözlerini şöyle tamamladı: “İktidara ve muhalefete sesleniyorum: Gelin bu krizi bir fırsata çevirelim. İtalya’da 90’lı yıllarda yapılan o meşhur ‘Temiz Eller’ operasyonunu hatırlarsınız. Biz de Türkiye’de ‘Temiz evler seferberliği’ başlatalım. Siyasetçisinden bürokratına, hakiminden valisine kadar herkesin mal varlığını, şeffaf bir şekilde milletin denetimine açalım. ‘Nereden buldun?’ yasasını derhal çıkaralım. Biz kimin kaç evi olduğuyla değil, tapuların nasıl alındığıyla ilgileniyoruz. Bugün, ‘Terörsüz bir Türkiye’ ile birlikte ‘Şaibesiz bir Türkiye’yi’ de inşa etmek zorundayız.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın