ABD ile İran arasındaki savaşta beşinci hafta geride kalırken, sahadaki son gelişmeler Washington yönetiminin açıkladığı “pilot kurtarma operasyonu’nun gerçekte çok farklı bir amaç taşıdığını ortaya koydu.
Donald Trump yönetimi tarafından kamuoyuna sunulan anlatıda, İran üzerinde düşürülen bir savaş uçağındaki pilotların başarılı şekilde kurtarıldığı belirtildi. Ancak sahadan gelen bilgiler bu açıklamanın gerçeği yansıtmadığını gösterdi.
Operasyonun merkezinin İsfahan ve Natanz’daki nükleer tesislere yakın bölgeler olması, asıl hedefin pilot kurtarmak değil, bu kritik alanlara sızmak olduğunu ortaya koydu. Kullanılan C-130J Super Hercules tipi uçakların kapasitesi de bu tabloyu güçlendirdi. Yaklaşık 90 asker taşıyabilen bu uçakların tek bir pilot için kullanılması, operasyonun kapsamının çok daha geniş olduğunu açıkça gösterdi.
Sahadaki gelişmeler, planın başarısız olduğunu ortaya koydu. ABD’ye ait en az iki nakliye uçağı sert iniş yapmak zorunda kaldı ve kullanılamaz hale geldi. İran güçlerinin bölgeye hızla müdahale ettiği, Amerikan unsurlarının ise kuşatılma riskiyle karşı karşıya kaldığı aktarıldı.
Bunun üzerine ABD, krizin büyümesini engellemek için acele bir tahliye operasyonu gerçekleştirdi. Bölgedeki personel geri çekilirken, geride bırakılan hava araçları hava saldırılarıyla imha edildi.
İran tarafı, ABD’ye ait hava araçlarının enkaz görüntülerini paylaşırken, İsfahan semalarında bir MQ-9 Reaper SİHA’nın da düşürüldüğünü duyurdu.
Yaşanan gelişmeler, ABD’nin kamuoyuna sunduğu “başarılı kurtarma operasyonu” anlatısının gerçeği gizlemek için değiştirildiğini ortaya koyarken, operasyonun nükleer tesislere yönelik başarısız bir sızma girişimi olduğu netlik kazandı.
