Berlin İmam Rıza İslam Merkezi’nin İmamı Hüccet-ül İslam Şeyh Sabahattin Türkyılmaz, kaleme aldığı yazısında Hürmüz Boğazı’nın önemine değindi.
Türkyılmaz’ın yazısı şu şekilde;
ABD -İran savaşı yeni bir aşamaya gelmiş bulunuyor. Savaş taraflarının stratejik hamleleriyle devam ediyor. ABD İran’ın Jeo-politik üstünlüğünü elinden almak istiyor.
Hürmüz Boğazı’nın jeo-stratejik önemi gerçekten çok büyük ve bu konu siyasi tartışmalarla birlikte yeniden gündeme oturdu. Savaşın kaderi bu stratejik noktaya bağlı gibi görünüyor.
İran’ın kara suları içerisinde yer alan Hürmüz Boğazı’nın uluslararası statüsü belli olmasına rağmen ABD ve bölge ülkeleri kasıtlı olarak bunu görmezden geliyorlar.
Denizler kanunları ve anlaşmalara göre “Hürmüz Boğazı” İran’ın karasuları içinde yer alsa da
Amerika “Hürmüz Boğazının” uluslararası bir su yolu olduğunu iddia ediyor.
Türkiye dahil küresel medya Amerika’nın iddiasının doğru olduğu yönünde bir algı oluşturmaya çalışıyor.
İran’ın çeşitli sebeplerden dolayı bu hakkını şimdiye kadar kullanmamış olması, bölge ülkeleri dahil tüm ülkelere her açıdan cömertçe kullandırması, ayrıca ABD’nin bu stratejik boğazı askeri açıdan da sultasını genişletmek için kullanması İran’ın hakkını ortadan kaldırmaz.
Amerika, İran’a karşı savaşında muharebelerle elde edemediğini müzakere masasında kazanmaya çalışmaktadır. Doğrudan saldırılarla hedeflerine ulaşamayan ABD birkaç günden beri savaşı farklı boyutlara taşıyarak stratejik hamlelerini sürdürüyor.
ABD, İran’ın devam eden savaşta kazandığı bölgesel jeopolitik nüfuzunu sınırlamayı hedeflerken; İran ise sahip olduğu jeo-stratejik avantajları bir güç faktörü olarak kullanmaya kararlı görünüyor.
Bu bağlamda Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticareti açısından kritik bir konuma sahiptir.
Fars Körfezi’ni Umman Denizi ve Hint Okyanusuna bağlayan bu stratejik su yolu, dünya petrol, gaz ve petrokimya ürünlerinin yüzde yirmisi gibi önemli bir bölümünün geçtiği bir geçittir.
Hürmüz Boğazı’nın hukuki statüsü tartışmaya açılmaya çalışılsa da yaklaşık en dar bölümü 33 kilometre, yaklaşık 18 deniz mili genişliğindeki. Uluslararası deniz hukukunda her ülkenin sahilinden itibaren 12 millik kara suları hakkı olduğu dikkate alındığında bu boğazın 12 millik bölümü İran karasuları, 12 millik bölümü ise Umman karasuları içerisinde yer almaktadır. Bu durum, boğazın uluslararası sular statüsünde olmadığını göstermektedir.
Buna karşın Amerika ve bazı bölge ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası geçişe açık bir su yolu olduğunu savunmakta ve bu doğrultuda hareket etmektedir. Küresel medyada da çoğunlukla bu görüşün öne çıkarıldığı görülmektedir.
Yazının devamını okumak için linke tıklayınız; https://rasthaber.com/hurmuz-bogazinin-hukuki-statusu-ve-stratejik-onemi/
