ABD’li gazeteci Tucker Carlson, Başkan Donald Trump’ı Amerikan çıkarları yerine israilin çıkarlarını öncelemekle suçlayarak, bu yaklaşımın ülkede devrime yol açabileceğini söyledi.
Muhafazakar gazeteci Tucker Carlson, Bloomberg’e verdiği röportajda, ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerikan çıkarları yerine yabancı bir ülkenin çıkarlarını önceliklendirdiğini belirterek, bunun ülkeyi devrime götürebileceğini söyledi.
Bloomberg’in The Mishal Husain Show programına cuma günü konuk olan Carlson, bir dönem Trump’ın en önemli destekçileri arasında yer almasına rağmen, başkanı “ABD’ye tamamen sadakatsiz davranmakla” suçladı.
Carlson, Trump’ın “yabancı bir güç uğruna ABD’ye ihanet ettiğini” söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Ülkelerde devrimler tam da bu yüzden olur. Ben devrim istemiyorum ama bu böyle devam ederse devrim yaşayacağız.”
Eski Fox News sunucusu Carlson, 2024 başkanlık seçimlerinde Trump’ın yeniden seçilmesini desteklediğini ancak İran politikası nedeniyle Trump’la yollarının ayrıldığını söyledi.
Carlson, birçok Amerikalının artık siyasi sistemin kendi çıkarlarını temsil ettiğine inanmadığını belirterek, Cumhuriyetçilerin “derin devleti” ortadan kaldırma yönündeki vaatlerini yerine getiremediğini ifade etti.
Jeffrey Epstein dosyalarının ele alınış biçimini örnek gösteren Carlson, bu durumun Cumhuriyetçi seçmenlerin partiye olan güvenini sarstığını ifade etti.
Carlson son dönemde ABD’nin Gazze’deki savaşta israile verdiği desteği de sert şekilde eleştiriyor.
Gazze savaşı ve israil ile İran arasında Haziran 2025’te yaşanan 12 Gün Savaşı sırasında Trump’a İran’a saldırmaması çağrısında bulunan Carlson, iki isim arasındaki görüş ayrılığının ABD’nin israilin İran’a yönelik saldırılarına katılmasıyla daha da derinleştiğini söyledi.
Carlson, Trump’ın Amerikan çıkarlarından önce israilin çıkarlarını gözettiğini söyleyerek, Trump’ın “gerçek dininin israilcilik olduğunu” belirtti ve İran savaşını “iğrenç ve şeytani” olarak nitelendirdi.
Carlson, Bloomberg’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Trump, ABD hükümetinin Orta Doğu’daki bu küçük ülke, yani israil tarafından tamamen yönlendirilmesine izin verdi. Bunun bedelini de ağır şekilde biz ödedik.”
Trump’ın izlediği politikaya doğrudan karşı çıktığını ancak bunun hiçbir etkisinin olmadığını belirten Carlson, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sonunda İran’la savaşa girdik ve bu savaş ABD’ye ciddi zarar verdi.”
doğruhaber

♥️ MALCOLM-XX ♥️
SORU :
ABD-İRAN İLİŞKİLERİNDE İRAN MİLLETİ VE YÖNETİMİNE NE ZAMAN TAM HUZUR GELİR ?
İRAN TAM BAĞIMSIZ VE ONURLU BİR ÜLKE OLARAK KABUL GÖRECEĞİ ÜZERE KENDİ MİLLETİNİN GELECEK VE YERYÜZÜNDEN ASLA YOK EDİLEMEME HAKKINI TAM ANLAMOYLA KAZANMIŞ OLDUĞU ŞEKİLDE DÜŞMANLARINI TIPKI ÇİN VE RUSYA GİBİ CAYDIRICI ATOM SİLAHLARINA SAHİP OLABİLDİĞİNİ GÖSTERMEYİ BAŞARABİLDİĞİNDE ANCAK VE ANCAK EBEDİ HUZURA KAVUŞABİLİR İRAN MİLLETİ VE YÖNETİMİ, BAŞKA TÜRLÜ ASLA KAVUŞAMAZ, NOKTA !
(TAM BAĞIMSIZ BİR ÜLKE YÖNETİMİ OLDUĞU İDDİA EDİLEN ONURLU İRAN YÖNETİMİ, ARTIK BUNDAN SONRASINDA KESİN SURETTE ABD İLE MÜZAKERELERDE NÜKLEER GELİŞTİRME ÇALIŞMALARINI, TIPKI İSRAİL GİBİ ASLA HERHANGİ BİR TARTIŞMA VE MÜZAKERE KONUSU ETMEMELİDİR ÇÜNKÜ TAM BAĞIMSIZ ÜLKE OLMA İDDİASI BUNU GEREKTİRİR !!!)
HARİKA BİR HABER BU !!!
İran ABD Üssünü Vurdu!
Devrim Muhafızları El-Tanf
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Suriye’nin El-Tanf bölgesinde konuşlu bulunan ABD özel operasyon komuta merkezine yönelik hava operasyonu düzenledi.
Mehr Haber Ajansı’na göre “Nasr-2” adı verilen harekat kapsamında, ABD üssü vuruldu. Harekatı İran Devrim Muhafızlatı Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri düzenldi.
Füze operasyonunda ABD ordusuna ait kritik radar sistemleri ile özel operasyonlarda kullanılan çok sayıda helikopter imha edildi.
Devrim Muhafızları tarafından yapılan resmi açıklamada, baskın sonucunda çok sayıda Amerikan askerinin hayatını kaybettiği bildirildi.
BEMPURL ŞEHİTLERİNİN İNTİKAMI ALINDI
Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yayımlanan 19 numaralı resmi bildiride, düzenlenen bu sürpriz operasyonun gerekçesi ve ayrıntıları paylaşıldı. Ordu kaynakları, askeri harekatın İranşehr’in Bempur bölgesinde şehit düşen askerlerin intikamını almak amacıyla planlandığını ve başarıyla icra edildiğini duyurdu. Bölgedeki emperyalist askeri varlığa karşı düzenlenen bu adımın, direniş ekseninin kararlılığını gösterdiği vurgulandı.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA TAM KONTROL MESAJI
Operasyonun ardından bölgedeki stratejik dengelere ilişkin de çok net bir uyarı geldi. Devrim Muhafızları Ordusu, Basra Körfezi’nin en kritik noktası olan Hürmüz Boğazı’ndaki tam kontrolün kendi güçlerinin elinde bulunduğunu yineledi.
Açıklamada, ABD’nin bölgedeki kışkırtıcı ve “kötü niyetli faaliyetleri” son bulmadığı takdirde, bu kritik hat üzerinden yapılan petrol ve doğal gaz sevkiyatının tamamen durdurulacağı kararlılıkla ilan edildi.
♥️ İRAN BU KÖRFEZ SAVAŞINDA NASIL MI SON DERECE BAŞARILI VE NET BİR SONUÇ ALABİLİR ?
BUYRUNUZ SÖYLEYELİM O ZAMAN ! ♥️
♥️♥️Babülmendep’i Kapatın ve Sonucunu Görün ! ♥️♥️
13.07.2026
Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari, son yazısında Babül Mendep Boğazı’nın kapatılması gerekliliğini vurguladı.
şeriatmedari’nin yazısı şu şekilde;
1- Pazartesi günü Trump, İran’a yönelik deniz ablukasını yeniden başlattıklarını açıkladı ve her zamanki, bilinen yalanlarından birini daha söyleyerek, “Hürmüz Boğazı açık ve açık kalacak; İran’la ya da İran olmadan” dedi. Kendini beğenmiş ve yozlaşmış ABD Başkanı, ardından yine boş övünmelerde bulunarak gerçekleşmemiş hayallerini gerçekmiş gibi sunup şöyle konuştu: “Amerika Birleşik Devletleri, bu andan itibaren ‘Hürmüz Boğazı’nın koruyucusu’ olarak tanınacaktır. Ancak adil bir uygulama olarak, dünyanın bu son derece istikrarsız bölgesinde güvenlik ve emniyeti sağlama görevimizin tüm masraflarını karşılamak amacıyla, taşınan tüm yüklerin %20’si oranında ücret alınacaktır. Bu süreç derhal başlayacaktır.” Trump’ın dünkü açıklamaları hakkında söylenecek çok şey vardır.
2- Trump’ın iddiasının aksine Hürmüz Boğazı tamamen kapalıdır ve Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri hiçbir geminin geçişine izin vermemektedir. Trump’ın boğazın açık olduğu yönündeki iddiası, diğer yalanları gibi değilse bile, iki farklı şekilde yorumlanabilir. Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu iddia ederek, en azından yalan bir iddia düzeyinde dahi olsa kendisini bu olayın galibi gibi göstermeye çalışmaktadır. Daha önce de İran’ın kara ve deniz kuvvetlerini yok ettiği, İran halkının rejime karşı ayaklandığı (!) ve benzeri birçok asılsız iddiada bulunmuş; bu nedenle Batılı yetkililer ile dünyanın önde gelen yorumcu ve uzmanları tarafından defalarca alaya alınmıştır.
3- Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasına karşılık deniz ablukasını yeniden başlattığı yönündeki açıklamasının diğer yönü ise, onun kendi dar görüşlü zihninin ürünü olamaz; bunu perde arkasındaki Amerikan stratejistlerine, özellikle de en büyük paya sahip olan Siyonistlere atfetmek gerekir. Amerika, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasından bunalmıştır ve deniz ablukasını kaldırmayı, Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla takas etmek istemektedir. Oysa 1958 Cenevre Sözleşmesi’nin 14. maddesinin 4. bendi ile 16. maddesinin 1. bendinin açık hükmüne göre, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliği ve bu boğazın hukuki rejimini belirleme hakkı, İran İslam Cumhuriyeti’nin açık ve yasal hakkıdır. Buna karşılık ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukası yalnızca yasa dışı bir eylem değil, aynı zamanda bir savaş suçudur ve ABD Başkanı’nın da itiraf ettiği üzere “deniz haydutluğunun” bir türüdür. Dolayısıyla bu deniz haydutluğu, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini kullanmasıyla eşdeğer görülemez ve İran’ın Hürmüz üzerindeki egemenliğinden vazgeçmesi bunun karşılığı olamaz. Trump’ın dünkü açıklamalarının bu bölümü, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ABD ve müttefiklerinin eylemlerine karşı ne kadar etkili ve sarsıcı bir araç olduğunu göstermektedir. Bu nedenle boğazın kapalı tutulması konusunda gösterilecek en küçük bir yumuşama, mevcut topyekûn savaşta bu güçlü silahın terk edilmesinden başka bir anlam taşımaz.
4- İran’ın deniz ablukasını kırmak ve ABD’yi bu deniz haydutluğundan vazgeçirmek için elinde seçenekler vardır. ABD ve İsrail’in bu abluka karşısındaki en zayıf noktası, Babülmendep Boğazı’nın düşman ülkelerin gemilerine ve bu ülkelere petrol ya da ticari mal taşıyan gemilere kapatılmasıdır. Babülmendep, Akdeniz’i (yani Avrupa ve Amerika’yı), Kızıldeniz ve Aden Körfezi üzerinden Hint Okyanusu’na bağlayan dünyanın en önemli deniz geçitlerinden biridir. Afrika Boynuzu ile Arap Yarımadası arasında yer alan bu boğaz, jeopolitik ve ekonomik açıdan son derece büyük öneme sahiptir. Dünya ticaretinin başlıca arterlerinden biri olan Babülmendep’ten, Körfez petrol ve gaz ihracatının önemli bir bölümü ile Asya mallarının Avrupa’ya taşınması ve Asya-Akdeniz ticareti gerçekleştirilmektedir. Yemen Direniş Cephesi, defalarca -ve bunlardan biri de dün olmak üzere- Babülmendep’i düşman ülkelerin ve onların müttefiklerinin petrol ve ticaret gemilerine kapatmaya hazır olduğunu ilan etmiş, bu alanda da dikkat çekici ve başarılı bir deneyim ortaya koymuştur. Ayrıca İran ile Babülmendep arasındaki hava mesafesi yaklaşık 2.300 kilometredir ve İran’ın hassas güdümlü füzelerinin menzili 3.000 kilometrenin çok üzerindedir. Bu nedenle İran, tek başına da Babülmendep’i kolaylıkla kapatabilir.
5- Şimdi, Amerika’nın nefesini kesen Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulmasının yanı sıra, Babülmendep’i de kapatmanın ve böylece Amerika ile müttefiklerinin tamamen nefessiz kalmasına tanıklık etmenin zamanıdır. Hz. Ali’nin şu sözüyle ifade edildiği gibi: “رُدَّ الحَجَرَ مِن حَيثُ جاءَكَ، فإنّهُ لا يُرَدُّ الشَّرُّ إلاّ بالشَّرِّ…” yani, “Taşı geldiği yere geri fırlat; çünkü kötülük ancak kötülükle bertaraf edilir.” Bunun uluslararası protokollerle ne ilgisi vardır? Amerika ve Avrupa hangi uluslararası protokole bağlı kalmıştır ki[ biz kalalım? İran’a deniz ablukası uygulanması uluslararası protokollerde mi yer alıyor da Babülmendep’in kapatılması yer almıyor? Hiç kuşkunuz olmasın ki, yalnızca Babülmendep’i kapatma niyetinde olduğumuzu ilan etmek bile, geveze Trump’ın ağzına indirilen sert bir yumruk olacaktır. Kapatın ve sonucunu görün.