İran ile ABD arasında savaşı sona erdirmesi beklenen diplomatik süreç fiilen çöktü. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Tahran’ın Islamabad Mutabakatı kapsamında üstlendiği bütün yükümlülükleri askıya aldığını açıkladı.
Garibabadi, ABD’nin yeniden askerî saldırılara başlaması ve mutabakat kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle İran’ın da anlaşmayı artık uygulamadığını söyledi.
Garibabadi’nin devlet televizyonuna yaptığı açıklama, uluslararası ajanslar tarafından da doğrulandı. İranlı yetkili, Washington’ın yükümlülüklerini ihlal ettiğini ve Tahran’ın “artık bunları uygulamadığını” bildirdi.
“ABD Bütün Taahhütlerini Ayaklar Altına Aldı”
Tasnim’in aktardığına göre Garibabadi, İran’ın kararını şu sözlerle açıkladı:
“ABD pratikte bütün yükümlülüklerini ayaklar altına aldı ve askıya aldı. Biz de Islamabad Mutabakatı kapsamındaki bütün yükümlülüklerimizi askıya aldık. Şu anda bu taahhütlerin hiçbirini uygulamıyoruz.”
Garibabadi, ABD’nin mutabakatın imzalanmasının ardından yeniden saldırılara başlamasının anlaşmanın temel hükümlerini geçersiz hale getirdiğini savundu.
İranlı yetkili, Tahran’ın bundan sonraki önceliğinin diplomatik görüşmeler değil, ülkenin savunulması olduğunu belirtti.
“ABD İle Müzakere Başlatmayacağız”
Garibabadi, İran’ın ABD ile yeniden masaya oturmayacağını da açıkladı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, “İran hiçbir koşulda ABD ile müzakere başlatmayacak” ifadelerini kullanarak, mevcut şartlarda diplomatik sürecin yeniden başlaması ihtimaline kapıyı kapattı.
İran Dışişleri Bakanlığı daha önce de savaşın yeniden şiddetlenmesi nedeniyle ABD ile görüşme planı bulunmadığını ve ülkenin savunmaya odaklandığını bildirmişti.

❤️ MALCOLM-XX ❤️
İSRAİL’DE VE ABD’NİN ELİNDE İRAN’I ATOM SİLAHIYLA HARİTADAN SİLME RİZKİ HER ZAMAN OLSUN VE İŞ ABD VE İSRAİL’İN OLMAYAN MERHAMETİNE KALSIN AMA İRAN MÜZAKERE HEYETİNCE, ULUSAL GELECEĞİ ÖNEMSENMEYEN İRAN’IN MİLLETİ’NİN ELİNDE İSE CAYDIRICI ANLAMDA BİLE KENDİNİ, KENDİ ONURLU MİLLETİNİN GELECEĞİNİ SAVUNMA HAKKI DAHİ OLMASIN VE BU DA SENİN ASLA APTALLIK EMRETMEYEN VE İÇERMEYEN BİR İNANCIN OLSUN ÖYLE Mİ ?! KARŞI ACIMASIZ DÜŞMANDA SENİ YERYÜZÜNDEN HER AN SİLİCİ ÇOK GÜÇLÜ VE YAŞAMSAL RİZK DOLU BİR ATOM SİLAHI VAR AMA SEN ONLARDAN KORKTUĞUN İÇİN BU RİZKİ REDDEDEN ONURLU VE AKILCI SAVUNMACI TUTUMA SIRTINI DÖNÜYORSUN VE SÖZDE FETVAYA SIĞINARAK İRAN MİLLETİNİN YERYÜZÜNDEN SİLİNMEME HAKKINI MÜZAKERE MASALARINDA TARTIŞMA VE KABUL KONUSU YAPIYORSUN ÖYLE Mİ EYY İRAN’IN RUHSUZ MÜZAKERE HEYETİ ?!…
APTAL VE TEDBİRSİZ MİLLETLERİN ASLA YAŞAMA HAKKI OLMADIĞI GİBİ, ALLAH AKLINI KULLANMAYANLARIN ÜZERLERİNE PİSLİK YAĞDIRMAKTA OLDUĞUNU VE OLACAĞI KONUSUNU DA YÜCE ALLAH KURAN’DA BELİRTMİŞ OLDUĞU NOKTASINI ASLA UNUTMAMAK GEREKİR DOĞRUSU !!!…
APTAL VE TAVİZCİ BİR İRAN YONETİMİNİN VE MÜZAKERE HEYETİNİN KENDİ ONURLU MİLLETİNİN GELECEĞİNİ VE KUTSAL YAŞAM HAKKINI RİZKE ETME VE SAVUNMASIZ BIRAKMA HAKKI ASLA OLAMAZ VE BU HAKKI DA ASLA ONURLU MİLLETİNİN ELİNDEN ALAMAZ BU BOL TAVİZCİ VE KORKAKÇA TAVIRLAR SERGİLEMEKTE OLAN BU MÜZAKERE HEYETİ !!!
İRAN MİLLETİ’DE AYNEN İSRAİL MİLLETİ’NİN ATOM SİLAHIYLA YERYÜZÜNDEN SİLİNMEME HAKKINA EŞİT KOŞULLARDA AYNEN SAHİP OLMALIDIR VE BUNUN İÇİN DE CAYDIRICILIK ANLAMINDA NÜKLEER SİLAHA KESİN SURETTE İSRAİL GİBİ SAHİP OLABİLME HAKKINDAN DA ANCAK VE ANCAK REFERANDUMLA ALINACAK BU KARAR SONRASINDA VAZ GEÇEBİLMELİDİR TAVİZCİ İRAN YÖNETİMİ VE MÜZAKERE HEYETİ AÇIKÇASI ?!…
EĞER SEN BOL TAVİZKAR VE İRRASYONEL MÜZAKERE HEYETİ OLARAK İRAN MİLLETİNE BU EBEDİ VAROLMA HAKKINI DAHA İŞİN BAŞINDA VE SALDIRGAN İSREİL’İN ELİNDE DE BU YOK EDİCİ ATOM SİLAHI GÜCÜ VE İRADESİ VARKEN HEM DE, İRAN MİLLETİNİN YAŞAMSAL GELECEĞİNİ HOYRATÇA MÜZAKERE MASALARINA MEZE ETMEYE KALKARSAN, KÖRFEZDEN GEÇİŞ PARASI HAKKI ELDE ETSEN NE OLUR Kİ ?!
ESAS KAZANIMIN NE OLDUĞUNUN FARKINDA MISINIZ VE İRAN MİLLETİ’NİN DE GERÇEK DOSTU MUSUNUZ GERÇEKTEN ?! …
♥️ MALCOLM-XX ♥️
SORU :
ABD-İRAN İLİŞKİLERİNDE İRAN MİLLETİ VE YÖNETİMİNE NE ZAMAN TAM HUZUR GELİR ?
İRAN TAM BAĞIMSIZ VE ONURLU BİR ÜLKE OLARAK KABUL GÖRECEĞİ ÜZERE KENDİ MİLLETİNİN GELECEK VE YERYÜZÜNDEN ASLA YOK EDİLEMEME HAKKINI TAM ANLAMOYLA KAZANMIŞ OLDUĞU ŞEKİLDE DÜŞMANLARINI TIPKI ÇİN VE RUSYA GİBİ CAYDIRICI ATOM SİLAHLARINA SAHİP OLABİLDİĞİNİ GÖSTERMEYİ BAŞARABİLDİĞİNDE ANCAK VE ANCAK EBEDİ HUZURA KAVUŞABİLİR İRAN MİLLETİ VE YÖNETİMİ, BAŞKA TÜRLÜ ASLA KAVUŞAMAZ, NOKTA !
(TAM BAĞIMSIZ BİR ÜLKE YÖNETİMİ OLDUĞU İDDİA EDİLEN ONURLU İRAN YÖNETİMİ, ARTIK BUNDAN SONRASINDA KESİN SURETTE ABD İLE MÜZAKERELERDE NÜKLEER GELİŞTİRME ÇALIŞMALARINI, TIPKI İSRAİL GİBİ ASLA HERHANGİ BİR TARTIŞMA VE MÜZAKERE KONUSU ETMEMELİDİR ÇÜNKÜ TAM BAĞIMSIZ ÜLKE OLMA İDDİASI BUNU GEREKTİRİR !!!)
HARİKA BİR HABER BU !!!
İran ABD Üssünü Vurdu!
Devrim Muhafızları El-Tanf
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Suriye’nin El-Tanf bölgesinde konuşlu bulunan ABD özel operasyon komuta merkezine yönelik hava operasyonu düzenledi.
Mehr Haber Ajansı’na göre “Nasr-2” adı verilen harekat kapsamında, ABD üssü vuruldu. Harekatı İran Devrim Muhafızlatı Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri düzenldi.
Füze operasyonunda ABD ordusuna ait kritik radar sistemleri ile özel operasyonlarda kullanılan çok sayıda helikopter imha edildi.
Devrim Muhafızları tarafından yapılan resmi açıklamada, baskın sonucunda çok sayıda Amerikan askerinin hayatını kaybettiği bildirildi.
BEMPURL ŞEHİTLERİNİN İNTİKAMI ALINDI
Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yayımlanan 19 numaralı resmi bildiride, düzenlenen bu sürpriz operasyonun gerekçesi ve ayrıntıları paylaşıldı. Ordu kaynakları, askeri harekatın İranşehr’in Bempur bölgesinde şehit düşen askerlerin intikamını almak amacıyla planlandığını ve başarıyla icra edildiğini duyurdu. Bölgedeki emperyalist askeri varlığa karşı düzenlenen bu adımın, direniş ekseninin kararlılığını gösterdiği vurgulandı.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA TAM KONTROL MESAJI
Operasyonun ardından bölgedeki stratejik dengelere ilişkin de çok net bir uyarı geldi. Devrim Muhafızları Ordusu, Basra Körfezi’nin en kritik noktası olan Hürmüz Boğazı’ndaki tam kontrolün kendi güçlerinin elinde bulunduğunu yineledi.
Açıklamada, ABD’nin bölgedeki kışkırtıcı ve “kötü niyetli faaliyetleri” son bulmadığı takdirde, bu kritik hat üzerinden yapılan petrol ve doğal gaz sevkiyatının tamamen durdurulacağı kararlılıkla ilan edildi.
♥️ İRAN BU KÖRFEZ SAVAŞINDA NASIL MI SON DERECE BAŞARILI VE NET BİR SONUÇ ALABİLİR ?
BUYRUNUZ SÖYLEYELİM O ZAMAN ! ♥️
♥️♥️Babülmendep’i Kapatın ve Sonucunu Görün ! ♥️♥️
13.07.2026
Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari, son yazısında Babül Mendep Boğazı’nın kapatılması gerekliliğini vurguladı.
şeriatmedari’nin yazısı şu şekilde;
1- Pazartesi günü Trump, İran’a yönelik deniz ablukasını yeniden başlattıklarını açıkladı ve her zamanki, bilinen yalanlarından birini daha söyleyerek, “Hürmüz Boğazı açık ve açık kalacak; İran’la ya da İran olmadan” dedi. Kendini beğenmiş ve yozlaşmış ABD Başkanı, ardından yine boş övünmelerde bulunarak gerçekleşmemiş hayallerini gerçekmiş gibi sunup şöyle konuştu: “Amerika Birleşik Devletleri, bu andan itibaren ‘Hürmüz Boğazı’nın koruyucusu’ olarak tanınacaktır. Ancak adil bir uygulama olarak, dünyanın bu son derece istikrarsız bölgesinde güvenlik ve emniyeti sağlama görevimizin tüm masraflarını karşılamak amacıyla, taşınan tüm yüklerin %20’si oranında ücret alınacaktır. Bu süreç derhal başlayacaktır.” Trump’ın dünkü açıklamaları hakkında söylenecek çok şey vardır.
2- Trump’ın iddiasının aksine Hürmüz Boğazı tamamen kapalıdır ve Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri hiçbir geminin geçişine izin vermemektedir. Trump’ın boğazın açık olduğu yönündeki iddiası, diğer yalanları gibi değilse bile, iki farklı şekilde yorumlanabilir. Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu iddia ederek, en azından yalan bir iddia düzeyinde dahi olsa kendisini bu olayın galibi gibi göstermeye çalışmaktadır. Daha önce de İran’ın kara ve deniz kuvvetlerini yok ettiği, İran halkının rejime karşı ayaklandığı (!) ve benzeri birçok asılsız iddiada bulunmuş; bu nedenle Batılı yetkililer ile dünyanın önde gelen yorumcu ve uzmanları tarafından defalarca alaya alınmıştır.
3- Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasına karşılık deniz ablukasını yeniden başlattığı yönündeki açıklamasının diğer yönü ise, onun kendi dar görüşlü zihninin ürünü olamaz; bunu perde arkasındaki Amerikan stratejistlerine, özellikle de en büyük paya sahip olan Siyonistlere atfetmek gerekir. Amerika, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasından bunalmıştır ve deniz ablukasını kaldırmayı, Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla takas etmek istemektedir. Oysa 1958 Cenevre Sözleşmesi’nin 14. maddesinin 4. bendi ile 16. maddesinin 1. bendinin açık hükmüne göre, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliği ve bu boğazın hukuki rejimini belirleme hakkı, İran İslam Cumhuriyeti’nin açık ve yasal hakkıdır. Buna karşılık ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukası yalnızca yasa dışı bir eylem değil, aynı zamanda bir savaş suçudur ve ABD Başkanı’nın da itiraf ettiği üzere “deniz haydutluğunun” bir türüdür. Dolayısıyla bu deniz haydutluğu, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini kullanmasıyla eşdeğer görülemez ve İran’ın Hürmüz üzerindeki egemenliğinden vazgeçmesi bunun karşılığı olamaz. Trump’ın dünkü açıklamalarının bu bölümü, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ABD ve müttefiklerinin eylemlerine karşı ne kadar etkili ve sarsıcı bir araç olduğunu göstermektedir. Bu nedenle boğazın kapalı tutulması konusunda gösterilecek en küçük bir yumuşama, mevcut topyekûn savaşta bu güçlü silahın terk edilmesinden başka bir anlam taşımaz.
4- İran’ın deniz ablukasını kırmak ve ABD’yi bu deniz haydutluğundan vazgeçirmek için elinde seçenekler vardır. ABD ve İsrail’in bu abluka karşısındaki en zayıf noktası, Babülmendep Boğazı’nın düşman ülkelerin gemilerine ve bu ülkelere petrol ya da ticari mal taşıyan gemilere kapatılmasıdır. Babülmendep, Akdeniz’i (yani Avrupa ve Amerika’yı), Kızıldeniz ve Aden Körfezi üzerinden Hint Okyanusu’na bağlayan dünyanın en önemli deniz geçitlerinden biridir. Afrika Boynuzu ile Arap Yarımadası arasında yer alan bu boğaz, jeopolitik ve ekonomik açıdan son derece büyük öneme sahiptir. Dünya ticaretinin başlıca arterlerinden biri olan Babülmendep’ten, Körfez petrol ve gaz ihracatının önemli bir bölümü ile Asya mallarının Avrupa’ya taşınması ve Asya-Akdeniz ticareti gerçekleştirilmektedir. Yemen Direniş Cephesi, defalarca -ve bunlardan biri de dün olmak üzere- Babülmendep’i düşman ülkelerin ve onların müttefiklerinin petrol ve ticaret gemilerine kapatmaya hazır olduğunu ilan etmiş, bu alanda da dikkat çekici ve başarılı bir deneyim ortaya koymuştur. Ayrıca İran ile Babülmendep arasındaki hava mesafesi yaklaşık 2.300 kilometredir ve İran’ın hassas güdümlü füzelerinin menzili 3.000 kilometrenin çok üzerindedir. Bu nedenle İran, tek başına da Babülmendep’i kolaylıkla kapatabilir.
5- Şimdi, Amerika’nın nefesini kesen Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulmasının yanı sıra, Babülmendep’i de kapatmanın ve böylece Amerika ile müttefiklerinin tamamen nefessiz kalmasına tanıklık etmenin zamanıdır. Hz. Ali’nin şu sözüyle ifade edildiği gibi: “رُدَّ الحَجَرَ مِن حَيثُ جاءَكَ، فإنّهُ لا يُرَدُّ الشَّرُّ إلاّ بالشَّرِّ…” yani, “Taşı geldiği yere geri fırlat; çünkü kötülük ancak kötülükle bertaraf edilir.” Bunun uluslararası protokollerle ne ilgisi vardır? Amerika ve Avrupa hangi uluslararası protokole bağlı kalmıştır ki[ biz kalalım? İran’a deniz ablukası uygulanması uluslararası protokollerde mi yer alıyor da Babülmendep’in kapatılması yer almıyor? Hiç kuşkunuz olmasın ki, yalnızca Babülmendep’i kapatma niyetinde olduğumuzu ilan etmek bile, geveze Trump’ın ağzına indirilen sert bir yumruk olacaktır. Kapatın ve sonucunu görün.