İslam Dünyasına, Direniş Cephesine dayattıkları savaşın en büyük amacı hiç kuşku yok ki Büyük israil hayalidir. Nil’den Fırat’a Büyük israil…
Siyonist Yahudiler, Asya karşısında Batı dünyasının Truva Atı görevini görüyor çünkü. israil, Amerika ve İngiltere’nin İslam Dünyasının tam kalbinin ortasına yerleştirdiği bir Truva Atı işlevine sahip. Güçlü, devasa bir ileri karakol… Batı Uygarlığını, Batının teknolojik üstünlüğünü besleyen petrol ve enerji kaynaklarının merkezi konumundaki Ortadoğu’yu kontrol altında tutmak için kurulmuş büyük bir askeri karargâh…
Amerika’nın ve Batının Asya Kıtasındaki ikinci Truva Atı olan Ukrayna da bir tür Yahudi bir devlet. Siyonist Yahudiler yönetimde etkili olduktan sonra bu ülkeyi Rusya’ya karşı bir Truva atına dönüştürdüler. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Siyonist bir Yahudi…
İslam Dünyasının Batıya, Amerika’ya yakınlaşmasında, bağımlı ülkeler haline gelmesinde o ülkelerde yaşayan yerli Yahudilerin katkısı da çok fazla… Yani sadece israil değil, İslam ülkelerinde yaşayan yerli Siyonist Yahudiler de Batı Dünyası için birer Truva Atı görevi gördüler.
Ne yazık ki aynı durum bizim ülkemiz için de geçerliydi. İstanbul’u işgal eden İngilizler, giderlerken Sabetayist denilen yerli Yahudileri çok önemli yerlere getirip gittiler. Medyada, siyasette, sermayede çok önemli yerlere geldiler. Ülkenin kaderi üzerinde söz sahibi oldular. Ülkemizin İngiltere’ye, daha sonra Amerika’ya bu kadar bağımlı hale gelmesinde, Türkiye’nin NATO’ya katılmasında yerli Yahudilerin çok önemli etkisi oldu. Sabetayistler, ekonomimizin Batıya bağımlı hale gelmesinde, dış politikada Amerika ve Batının çıkarları doğrultusunda hareket edilmesinde, ülke basınının ve aydınının Batı kültürünün ve çıkarlarının gönüllü sözcüleri haline gelmesinde Truva Atı görevi icra ettiler.
Yukarıda da belirttiğim gibi İslam Dünyasına ve Direniş Cephesine dayatılan savaşın en büyük amacı Büyük israil hayalini gerçekleştirmektir.
İran İslam Cumhuriyetinin, Hizbullah’ın, HAMAS’ın, Ensarullah ve diğer direniş güçlerinin zaferi, başarısı aslında Nil’den Fırat’a Büyük israil hayaline vurulan, vurulacak olan darbelerdir. Yani bu savaş israil merkezli bir savaştır. Kudüs ve Filistin’in kurtuluşunu veya esaretini nihai hedef edinmiş bir savaştır.
Biz Müslümanlar bu bilinçle hareket etmeli ve Direniş Cephesinin savaşına arka çıkmalıyız. Ve şunu bilmeliyiz ki Siyonist rejim yıkılmadan Müslümanlar için, Direniş Cephesi için gerçek zafer söz konusu değildir ve asla olamaz.
Kudüs’ün esaretten azade olduğu, Siyonist rejimin tarihin çöplüğünü boyladığı gün, işte o gün Amerika’nın beli kırılacak, Batı dünyasının İslam dünyasıyla ilgili arzuları kursağında kalacak, İslam Dünyasındaki esir yönetimler özgürleşecek, İslam ümmeti rahat bir nefes alabilecektir.
