Obama hükümetinin Orta Doğu danışmanı, savaşın bekleme konumunda olduğuna ve İran ile ABD’nin vurmak için doğru zamanı ve fırsatı beklediğine inanıyor.
Obama hükümetinin Orta Doğu danışmanı ve Johns Hopkins Üniversitesi öğretim üyesi Vali Nasr şu değerlendirmede bulundu: Trump ne İran ile olan savaştan çekilebilir ne de bunu düşük yoğunluklu bir çatışmaya dönüştürebilir.
Nasr, “Bu durum bir ateşkes gerektirir ve aynı zamanda savaş üzerinde kendisinin yoksun olduğu belirli bir kontrol derecesini şart koşar” dedi.
Johns Hopkins Üniversitesi profesörü, savaşın bekleme konumunda olduğunu ve her iki tarafın da vurmak için doğru zamanı ve fırsatı beklediğini belirtiyor.
Nasr son olarak şunları ekledi: “İran, Trump’ın savaşı kendi lehine önemsiz gibi göstermesine izin vermeyecektir. Gerilimi tırmandırarak Trump’ın planını bozmaya tamamen hazırlıklılar.”
Nasr daha önce de şu ifadeleri kullanmıştı: “ABD’nin geçen ayki askeri baskısının, mutabakat muhtırası şartlarını İran lehine iyileştirdiği görülüyor!”
Nasr ayrıca Financial Times’ta yayımlanan yazısında, İranlı liderlerin mutabakat muhtırasını, ABD’nin küresel ekonomi üzerindeki baskıyı hafifletmek ve yeni bir savaş raunduna hazırlanmak adına attığı geçici bir geri adım olarak değerlendirdiklerini belirtti.
Yazısının devamında şu ifadelere yer verdi: “İran’ın mevcut yöneticileri, gösterilecek en ufak bir özveri veya itidal belirtisinin yalnızca daha fazla ABD baskısına yol açacağına inanıyor.”
Nasr şunları ekledi: “Onların inancına göre; ABD’yi caydırmak, savaşı sona erdirecek ciddi bir müzakereye zorlamak ve Tahran’ın hedeflediği güvenlik ile ekonomik açılımı sağlayacak daha kapsamlı bir nükleer anlaşmaya varmak için İran agresif bir tutum benimsemeli ve gerilimi ABD’nin katlanmaya hazır olduğu seviyenin üzerine çıkarmalıdır.”
Nasr ayrıca şunları vurguladı: “İran’ın vazgeçmeye yanaşmadığı tek kozu, Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimi ve buraya erişimi kontrol etme kabiliyetidir. Boğaz üzerindeki hakimiyetin kaybedilmesi, İran’ın gelecekteki müzakerelerde elindeki tüm kozları yitirmesi anlamına gelecektir.”
