Salihi: Nükleer Mesele Olmasaydı Başka Bahaneler Öne Sürülecekti

İran Araştırmaları Vakfı Başkanı, Ülkedeki Tıp Bilimleri Üniversiteleri Kültür ve Öğrenci İşleri Rektör Yardımcıları Ortak Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Onların bizimle olan anlaşmazlığının temeli nükleer konu değildir; nükleer konu sadece bir bahane oldu” dedi.

İran Araştırmaları Vakfı Başkanı Ali Ekber Salihi, Ülkedeki Tıp Bilimleri Üniversiteleri Kültür ve Öğrenci İşleri Rektör Yardımcıları Ortak Toplantısı’nda yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Onların bizimle olan çatışmasının temeli nükleer konu değildir; nükleer konu bir bahane haline geldi. Bu konu olmasaydı bile siyasi meseleler ve insan hakları gibi başka bahaneleri öne süreceklerdi.”

Salihi, nükleer konunun bilimsel ve ölçülebilir niteliği sebebiyle daha detaylı incelenmeye elverişli olduğunu ekledi.

İran Araştırmaları Vakfı Başkanı sözlerine şöyle devam etti: “2000’li yılların başında İran’da uranyum kirliliği bulunduğuna dair iddialar ortaya atıldı ve İran bu kirliliklerin yerli kaynaklı olmadığını bildirdi.”

Açıklamalarını sürdüren Salihi, “Yapılan incelemelerin ardından söz konusu uranyum izlerinin dış kaynaklı olduğu ve yurt dışından girdiği tespit edildi” dedi.

Salihi şu değerlendirmede bulundu: “Nükleer mesele olmasaydı bile İran ile Batı arasındaki anlaşmazlıkların ortaya çıkmayacağı söylenemez; çünkü anlaşmazlık için başka konular gündeme getirilecekti.”

Salihi, İran’ın mevcut şartlar altında bulunmasının sebebinin İslam Devrimi’nin gerçekleşmesi ve devrimin niteliğinin müstekbirler (mütehakkim güçler) tarafından anlaşılamamış olmasından kaynaklandığını ifade etti.

Stratejik Bağımsızlık, Ülkenin Zor Şartlarda Kendi Ayakları Üzerinde Durabilmesi ve Karar Alabilmesidir

İran Araştırmaları Vakfı Başkanı Salihi, Ülkedeki Tıp Bilimleri Üniversiteleri Kültür ve Öğrenci İşleri Rektör Yardımcıları Ortak Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bağımsızlık için ‘politik otonomi’ veya stratejik bağımsızlık adında bir kavram bulunmaktadır. Stratejik bağımsızlığa sahip bir ülke, tehlike ve zorluk anlarında kendi ayakları üzerinde durabilen ve kendi kararlarını alabilen ülkedir” dedi.

Milli egemenlik ile stratejik bağımsızlık arasında ayrım yapılması gerektiğini vurgulayan Salihi, “Çevremizdeki Fars Körfezi’nden diğer bölgelere kadar birçok ülke milli egemenliğe sahiptir; ancak kriz anlarında bağımsız ve kararlı kararlar alıp alamayacaklarına bakmak gerekir” ifadelerini kullandı.

Salihi, “İslam Devrimi’nin en belirgin özelliklerinden biri stratejik bağımsızlığa sahip olmasıdır” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Stratejik bağımsızlık, bir ülkenin kendi izleyeceği yolu ve kararları kendi çıkarları ve iradesi doğrultusunda belirleyebilmesidir.”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın