Irak Halkından “Ez-Zeydi”nin Trump’a Yaranma Çabalarına Protesto

Dini ve siyasi şahsiyetler, direniş grupları ve Irak halkının farklı kesimlerinin, “Ali ez-Zeydi”nin İran uçuşlarını askıya alarak Trump karşısında sergilediği yaranma tutumuna karşı başlattığı geniş çaplı protesto dalgası katlanarak devam ediyor. Bağdat Cuma İmamı bu kararı “Washington’a teslimiyet” olarak nitelendirirken; direniş liderleri ve siyasi hareketler havalimanlarında oturma eylemi yapma tehdidinde bulunarak adımı “ulusal egemenliğin ihlali” ve “İran’a yönelik acımasız ablukaya ortaklık” olarak tanımladı.

Dış baskıların bağımsız ülkelere tek taraflı irade dayatmaya çalıştığı bölgedeki gergin atmosferde, ulusal egemenlik ve siyasi onurun korunması hükümetler için ciddi bir sınava dönüşmüştür. İç kararlar ABD’nin diktası altında alındığında, yalnızca kamuoyu güveni zedelenmekle kalmaz; milletin iradesi ile yönetenlerin icraatları arasındaki uçurum da derinleşir. Bu uçurum nihayetinde geniş çaplı protestolara ve ülke içindeki güç dengelerinin yeniden tanımlanmasına yol açabilir. Şimdi Irak’ın yeni kurulan ez-Zeydi hükümeti tüm bu hususlara gözlerini kapatmış, Amerikan Başkanı’nın talimatlarını harfiyen yerine getirmekle meşguldür. Bu adım Irak’ta öfke ve protestolarla karşılanmıştır.

“Bu Bir Teslimiyet Göstergesidir”

Bağdat Cuma İmamı ve Necef İlim Havzası’nın önde gelen müderrislerinden Ayetullah Seyyid Yasin el-Musevi, ez-Zeydi’nin İran uçuşlarını engelleme kararını sert bir dille eleştirerek, bu seferlerdeki yolcuların önemli bir kısmının Hz. Hüseyin (a.s.) ziyaretçileri olduğunu ve kısıtlamaları haklı çıkaracak hiçbir güvenilir güvenlik tehdidi bilgisinin sunulmadığını vurguladı. Konuyu Iraklı ve İranlı yetkililer ile ilgili komite nezdinde takip ettiğini belirten el-Musevi, bu tür uygulamaların teknik bir dayanaktan yoksun olmasının yanı sıra dış baskılara teslim olmanın açık bir göstergesi olduğunu ilan etti. El-Musevi, Irak’ın ABD’nin iradesine tabi olmaması gerektiği ve Bağdat’ın, ülkenin gücünü, itibarını ve izzetini artıran güçlerle —ki İran İslam Cumhuriyeti bunun en bariz örneğidir ve ABD ile Siyonist rejime karşı durmuştur— ilişkilerini geliştirmekle yükümlü olduğu konusunda uyarıda bulundu.

Direnişten Çağrı: “Karşı Durun”

Irak Ketaib-i Seyyid eş-Şüheda Genel Sekreteri Ebu Ala el-Velai de İran’a uygulanan ablukayı reddederek, Irak’ın ilim ve cihad diyarına yönelik bu zalimane ablukanın bir parçası olmasının yakışmadığını ifade etti. El-Velai, milletvekillerinden hükümeti Rusya ve Çin gibi ABD diktasına karşı durmaya ve tahakkümü reddeden cesur tutumlar almaya zorlamalarını istedi. Irak Eski Başbakanı Adil Abdülmehdi ise havalimanlarının İran uçuşlarına kapatılmasını “büyük bir hata”, “ulusal egemenlikten taviz” ve “ulusal çıkarları ve geleceği feda etmek” olarak nitelendirerek, bu karardan dönmenin hatada ısrar etmekten daha hayırlı olacağını vurguladı.

İran’ın Tarihi Desteklerinin Hatırlatılması

Ketaib-i Seyyid eş-Şüheda üyesi Milletvekili Fatih el-Hazali, Irak’ın egemenliğinin dış diktalarla sağlanamayacağını, DEAŞ işgalinden kurtulana kadar silah ve yaralı taşıyarak Irak’a destek veren tek havayolunun İran havayolu olduğunu vurguladı. Nüceba Hareketi Genel Sekreteri Basın Danışmanı Hüseyin el-Musevi de Irak petrol sevkiyatına Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş izni verilmesine, santraller için kesintisiz gaz tedarikine ve Irak’ı savunmak için İran’ın sınırlarını ve silah depolarını açmasına değinerek, bu kararın pratik bir teşekkür olmadığını belirtti. El-Musevi, ABD’nin taleplerine gösterilen eşi benzeri görülmemiş teslimiyetin Vaşington’ın Bağdat adına karar verdiğini gösterdiğini, bunun da Irak’a siyasi, ekonomik ve toplumsal düzeyde ağır maddi ve manevi darbeler vurduğunu ifade etti.

Havalimanlarında Halk Eylemi Uyarısı

Irak Nüceba Hareketi Genel Sekreteri Ekrem el-Kabi, Irak’ın egemenliği ve ABD tahakkümü konusundaki çifte standardı kabul etmediklerini bildirerek; İran uçuşlarının durdurulması meselesi çözülmezse Irak havalimanlarının, Amerikan kararını iptal ettirmek amacıyla halkın, Hüseyni muvakkiblerin ve ziyaretçilere hizmet edenlerin oturma eylemlerine sahne olacağı konusunda uyarıda bulundu. El-Kabi, bazı siyasi grupların tutumunu ve Müslüman bir milletin ablukaya alınmasına teslim olunmasını üzüntü verici olarak niteledi.

Irak Hükümeti’nin Vaşington ile Temasları

Irak hükümeti yaptığı açıklamada, ülkedeki havalimanlarının ABD Hazine Bakanlığı’nın İran uçuşlarına yönelik tek taraflı ve yasadışı yaptırımlarından muaf tutulması için Vaşington ile müzakere yürüttüğünü duyurdu. Bu açıklama; ABD Hazine Bakanlığı’nın bu ay 27 İran havayolu şirketine yaptırım uygulaması ve Necef Uluslararası Havalimanı’nın 25 Eylül’den (3 Mehr) itibaren İran’la olan tüm gidiş-dönüş uçuşlarını ikinci bir duyuruya kadar askıya almasının ardından geldi. Irak’ın Tahran Büyükelçisi Yaser el-Haccac, uçuşların yeniden başlatılması için kesintisiz çaba harcandığını bildirerek bu duraksamanın öğrencilere, hastalara ve yolculara ağır bir yük getirdiği konusunda uyarıda bulundu. Ancak bazı Iraklılara göre muafiyet için ABD tarafıyla müzakere ihtiyacı duyulması bile dayatılan çerçevenin kabullenildiğini gösteriyor.

Tüccar, Öğrenci ve Uzmanlardan Protesto Dalgası

Hükümetin kararı tüccarlar, öğrenciler, hastalar ve siyasi şahsiyetler dahil geniş kesimlerin protestosuyla karşılaştı. Necef Vilayet Meclisi Başkanı Hüseyin el-İsavi, bu yasağın vilayete olan ekonomik yansımalarından ve öğrencilerin, hastaların, tüccarların ve ziyaretçilerin çektiği sıkıntılardan bahsetti. Milletvekili ve eski İletişim Bakanı Hiyam el-Yasiri de bu uygulamanın Irak’a mali zararlar vereceği, hastalara ve öğrencilere zarar getireceği konusunda uyarıda bulundu. Iraklı uzman Muhammed ez-Zeydavi, kararı aceleci ve faydasız olarak nitelendirerek, bunun uluslararası baskıları yansıttığını, ülke egemenliğine açıkça zarar verdiğini ve Irak’ın turizm sektörü ile pazarını kayba uğrattığını vurguladı.

“Uçuş Yasağı Anayasaya Aykırı”

Irak Meclis Başkan Yardımcısı, İran yolcu uçaklarına yönelik uçuş yasağının aceleci, teknik dayanaktan yoksun ve anayasaya aykırı olduğunu vurguladı. Milletvekili Raed el-Maliki de komşu ülkeye yönelik tek taraflı ve haksız yaptırımların uygulanmasına boyun eğmenin Irak egemenliğinin ihlalini kabul etmek anlamına geldiğini belirtti. Irak’taki bilgil kaynaklar, Trump hükümetinin İran’a hava ambargosu uygulama kararına değinerek, “Dikkat çekici husus şudur ki; Ali Fatih ez-Zeydi başkanlığındaki merkezi Irak hükümetinin bu karara uymasına rağmen ABD hükümeti halen Irak’ın paralarını transfer etmekten imtina etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Ketaib-i Hizbullah’ın Fetva Talebi

Irak Ketaib-i Hizbullahı da yayımladığı bildiride dini mercilere ve alimlere fetva sorusu yönelterek, İran ablukasına yönelik her türlü iş birliğinin şer’i hükmünün açıklanmasını istedi; aynı zamanda Tahran’a ekonomik destek verilmesi ve ABD yaptırımlarıyla mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Grup, bazı hükümet ve kurumları ABD politikalarına uymakla suçlayarak Irak halkından İran mallarını destekleyerek, ticareti geliştirerek ve baskıyı artıracak her türlü adımdan kaçınarak ablukanın kırılmasına katkıda bulunmalarını istedi ve bunu dini bir görev olarak tanımladı.

Irak’ta Geniş Çaplı Gösteriler

Bir diğer gelişmede ise Güney Irak’taki Basra ve Bağdat halkı, Şehit Seyyid Hasan Nasrallah’ı şehadet yıldönümünde anmak üzere kalabalık gösterilerle sokaklara döküldü. Yürüyüşe katılan göstericiler, Irak hükümetinin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik yaptırımlara uyma kararına kesin karşıtlıklarını dile getirdiler. Bu protestoların genişleme ihtimali bulunuyor. Basra milletvekilleri de Irak hükümetine havalimanlarının İran uçuşlarına kapatılması dosyası hakkında net tutum alması için 48 saat süre tanıdı.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın