Washington Post, yayımladığı bir raporda ABD’nin Yemen Ensarullah’ına karşı yürüttüğü 51 günlük askerî harekatın başarısızlığını ve bu grubun bölgesel bir güç olarak yeniden sahneye çıkışını kaleme aldı.
Fars Haber Ajansı Uluslararası Hizmetler Grubu’nun haberine göre; Washington Post gazetesi bugün (Pazartesi) yayımladığı raporda, ABD’nin 2025 yılında Yemen Ensarullah’ına yönelik saldırılarına başlamasından önce Pentagon’un üst düzey yetkilileri arasında yaşanan anlaşmazlıkları ve endişeleri gün yüzüne çıkardı. Raporda, Donald Trump hükümetinin 51 gün süren askerî harekatının net bir hedefe ulaşamadığı gibi, ansızın sona erdirilmesiyle Ensarullah’ın gücünü yeniden toplamasına zemin hazırladığı belirtildi.
Rapora göre Amerikan yetkilileri arasındaki hararetli tartışmalar, 2025’in başlarında Ensarullah’ın Kızıldeniz’deki gemilere yönelik füze ve İHA saldırılarını tırmandırdığı bir dönemde başladı.
Pentagon’daki üst düzey yetkililer, Trump’a sunulacak askerî seçenekleri hazırlamak üzere bir araya gelmiş; ancak bu toplantılar defalarca sert tartışmalara ve gerginliklere sahne olmuştu.
Anlaşmazlığın bir tarafında, ABD’nin Orta Doğu’daki operasyonlarının o dönemki komutanı General Michael “Erik” Kurilla ve hızlı askerî müdahaleden yana olan diğer şahin yetkililer yer alıyordu. Washington Post’un aktardığına göre Kurilla, Ensarullah’ın ana müttefiki olan İran’a karşı da doğrudan harekete geçilmesini talep ediyordu.
Diğer tarafta ise Trump’ın ikinci döneminin ilk aylarında hızlı bir saldırı başlatılması konusunda temkinli davranan Genelkurmay Başkanı General Charles Brown bulunuyordu.
Brown, askerî seçenekler başkana sunulmadan önce böyle bir operasyonun muhtemel sonuçlarına ilişkin yeni değerlendirmelerin yapılmasını önermişti.
Washington Post, bu önerinin Kurilla’nın sert tepkisiyle karşılaştığını yazıyor. Kurilla, Brown’a hitaben “General, değerlendirme zamanı bitti!” ifadelerini kullanmıştı. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de Kurilla’nın bu tutumunu destekledi.
Ancak aynı zamanda Pentagon’daki bazı diğer yetkililer, uzun süreli bir savaşın maliyetleri konusunda uyarılarda bulunuyordu.
Hegseth’in o dönemki kıdemli danışmanı Dan Caldwell ile politika birimi yetkililerinden Alex Velez-Green, Ensarullah’a karşı sürdürülecek bir operasyonun ABD’nin mühimmat stoklarını ne derecede tüketeceği sorusuna defalarca dikkat çekmişti; nitekim bu endişe daha sonra, İran ile yaşanan savaşta ABD’nin seyir füzesi ve önleme füzesi stoklarının tükenmesiyle çok daha kritik bir boyut kazandı.
Operasyon 15 Mart’ta Başladı
Bu görüş ayrılıklarından birkaç hafta sonra, 15 Mart 2025’te Trump, Ensarullah’a karşı “Rough Rider” adı verilen operasyonu başlattı. Washington Post bu operasyonu 51 günlük bir bombardıman harekatı olarak tanımlıyor.
Bu harekat sırasında Yemen’deki binden fazla hedef —Ensarullah’ın silah mevzileri ve komutanları dahil— vuruldu. Bununla birlikte, sivil kayıplara dair raporlar yayımlandı ve Pentagon’daki bazı üst düzey yetkililer operasyonun ulaşılabilir net hedeflerden yoksun olduğu konusunda şüpheye düştü.
Trump ve Hegseth bu operasyonu büyük bir başarı olarak sunarken, Caldwell ve Hegseth’in o dönemki özel kalem müdürü Joe Kasper gibi yetkililer, ABD’nin bu operasyondaki somut ve ulaşılabilir hedefinin esasen ne olduğunu tartışıyordu.
Operasyon ayrıca neredeyse ilk günlerinde “Signal-gate” skandalıyla çalkalandı. Trump’ın o dönemki Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, yanlışlıkla bir gazeteciyi hükümetin üst düzey yetkililerinin yer aldığı Signal mesajlaşma grubuna eklemiş ve ABD saldırılarının ayrıntılarını ifşa etmişti.
ABD 51 Gün Sonra Geri Çekildi
Washington Post’un aktardığına göre “Rough Rider” operasyonu, Ensarullah’ın yok edilmesiyle değil; Umman’ın iki taraf arasında ateşkes sağlanması amacıyla arabuluculuk yapması sonucu 51 günün ardından, Mayıs 2025’te aniden sona erdi.
Trump o dönemde Ensarullah’ın artık ABD ile savaşmak istemediğini iddia etmiş ve anlaşmayı oldukça basit bir şekilde tanımlamıştı: Ensarullah Amerikan gemilerine ateş açmayacak, ABD de Ensarullah’a yönelik saldırılarını durduracaktı.
Ancak bu ani son, Washington Post’a göre Pentagon içinde operasyon hedeflerinin en başından beri net belirlenmediği algısını pekiştirdi. Eski bir Amerikalı yetkili bu durumu tanımlarken “Sanki Trump yaptığı alışverişten pişman olmuş gibiydi” ifadesini kullandı.
Operasyonun ilerleme kaydettiğine inanan ABD Merkez Komutanlığı’ndaki (CENTCOM) bazı yetkililer bile bu ani bitiş karşısında öfkelenmişti. Eski bir Amerikalı yetkili, Trump hükümetinin Yemen dosyasını hızla bir kenara bırakma kararına atıfta bulunarak şöyle demişti: “Yemen’i görmezden gelirseniz, bedelini daha sonra ödemek zorunda kalırsınız.”
Washington Post ayrıca, Trump hükümetinin operasyon bittikten sonra fiilen Yemen’den uzaklaştığını yazıyor; ABD’nin Yemen Özel Temsilciliği makamı boş kaldı ve Washington’ın bu ülkeye yaptığı yardımlar sert bir şekilde kesildi.
Ensarullah Varlığını Sürdürdü; ABD Amaçlarına Ulaşamadı
Washington Post haberin devamında, Ensarullah’ın 51 günlük bombardımana rağmen denklemden çıkmadığını hatırlatıyor. Grup, ABD’ye ait en az yedi adet MQ-9 Reaper İHA’sını düşürdü; ABD ise deniz kazalarında iki adet F/A-18 savaş uçağını kaybetti. Operasyonda hiçbir Amerikan askeri hayatını kaybetmedi.
Gazetenin kaynak gösterdiği bazı yetkili ve analistlere göre bu direniş, Trump hükümetinin “hava gücünün yoğun kullanımı Ensarullah’ı davranış değişikliğine zorlayabilir” yönündeki ilk varsayımının sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini kanıtladı.
Yemenli araştırmacı Nadwa Al-Dawsari, Trump hükümetinin ateşkesi asla bir zafer olarak görmemesi gerektiğini belirterek, Ensarullah’ın yıllar içinde müzakere ve ateşkesi iktidarı koruma, kapasiteyi yeniden inşa etme ve bir sonraki çatışma raunduna hazırlanma aracı olarak kullanmayı öğrendiğini vurguluyor.
Yemenli bir yetkili de Washington Post’a yaptığı açıklamada, ABD hükümetinin Ensarullah’ı doğru analiz edemediğini belirterek şu uyarıda bulundu: “Son 10 yılda öğrendiğim ders, Ensarullahın ciddiye alınması gerektiğidir. Birleşik Devletler’in de aynı dersi çıkardığından emin değilim.”
Bir Operasyonun Başarısızlığı, Bir Sonraki Krizin Başlangıcı
Washington Post’un anlatımındaki temel nokta, Yemen meselesini ABD’nin İran ile yürüttüğü daha geniş çaplı savaştan ayrı tutmamasıdır.
ABD, Haziran 2025’تe “Gece Yarısı Balyozu” (Midnight Hammer) operasyonu kapsamında İran’ın nükleer tesislerini hedef almış; ardından Şubat 2026’da ABD ve İsrail, İran’a karşı kapsamlı bir savaş başlatmıştı.
Böylece, Pentagon yetkililerinin 2025’in başlarında mühimmat stoklarının tükenmesine dair duyduğu endişe, daha sonra İran ile yaşanan savaşta ciddi bir kriz olarak karşılarına çıktı; tam da bazı yetkililerin Ensarullah’a karşı operasyon başlamadan önce uyardığı endişe gerçekleşmiş oldu.
Washington Post’un kaynak gösterdiği analistlerden birinin son cümlesi, ABD hükümetinin Ensarullah karşısındaki durumuna dair net bir özet sunuyor: “Trump’ın Ensarullahla işi bitmiş olabilir; ancak Ensarullahın Trump’la işi henüz bitmedi.”
