Hizbullah Genel Sekreteri, Direniş’in işgalcilerle yürütülen doğrudan müzakerelerde Lübnan hükümetine hiçbir şekilde taviz vermeyeceğini vurgulayarak Siyonistlerin Güney Lübnan’da kalmaya gücünün yetmeyeceğini ifade etti.
Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, “Ümmetin Şehitlerinin Seyyidi” Şehit Seyyid Hasan Nasrallah’ın (r.a.) mirasını koruma ve yayınlama kurumunun açılış töreninde konuştu. Şeyh Kasım, bu törenin Hizbullah’ın iki yüce şehidi, yani Şehit Seyyid Hasan Nasrallah ve Seyyid Haşim Safiyuddin’in anısına düzenlendiğini ve amacının “Ümmetin Şehitlerinin Seyyidi”nin mirasını ve eserlerini muhafaza etme sorumluluğunu üstlenecek bir kurumu faaliyete geçirmek olduğunu belirtti.
Şeyh Kasım; kurumun Genel Sekreterlik gözetiminde işletileceğini, belirli bir yapıya sahip olduğunu ve amacının Seyyid Nasrallah’ın hayattayken Lübnan ve bölge genelinde bıraktığı devasa mirası korumak olduğunu aktardı.
Şeyh Kasım, Şehit Nasrallah’ın 1992 yılında Şehit Seyyid Abbas el-Musavi’nin şehadetinin ardından görevi devraldığını ve 32 yıl boyunca Hizbullah Genel Sekreterliği sorumluluğunu yürüttüğünü belirterek şunları söyledi: “Bu nedenle halkın, araştırmacıların ve gelecek nesillerin istifadesine sunmamız gereken çok büyük bir miras ve devasa bir hazineyle karşı karşıyayız; bu kurumun kuruluş amacı da tam olarak budur.”
Hizbullah Genel Sekreteri sözlerine şöyle devam etti: “Bu miras; bu uzun dönem ve onlarca yıl boyunca ortaya çıkan konuşmaları, hitabetleri, görüşmeleri, mülakatları, toplantı tutanaklarını ve sözlü hatıraları kapsamaktadır. Bu mirası toplamaya, arşivlemeye, sosyal ağlarda kamuoyunun ve araştırmacıların hizmetine sunmaya ihtiyacımız var. Ayrıca dergiler, kitaplar ve çeşitli eserler aracılığıyla kurumların ve üniversiteler ile farklı alanlardaki araştırmacıların analiz kaynağı olarak kullanabilecekleri bir referans oluşturmayı, böylece düşünsel, kültürel, siyasi ve ameli düzeyde sunulmuş bu geniş içerikten faydalanmalarını sağlamayı hedefliyoruz.”
Kasım şu ifadeleri kullandı: “Şehit Nasrallah’ın öne çıkan vasfı, cihat hususunda Kerbela ve Aşura kavramlarına ve İmam Hüseyin’in (a.s.) liderliğine son derece vurgu yapmasıydı. Cihat mektebi, kapsamlı ve bütüncül bir mekteptir; bizim bu kavramları derlemeye, anlamaya ve Şehit Nasrallah’ın bu onlarca yıl boyunca dile getirdiği detayları tanımaya ihtiyacımız var. Tüm bunlar pratik sahada meydan okumalar karşısında gerçek gücü tecrübe etmemizi sağlayan unsurlardır.”
Şeyh Kasım, Şehit Nasrallah’ın direnişi bir görev ve program olarak sırasıyla İmam Humeyni, ardından İmam Hamaney ve İmam Musa Sadr’dan devraldığını belirtti.
Irak Halkına Amerikan İşgalcilerini Sınır Dışı Ettikleri İçin Tebrik
Irak halkını, dini merciiyeti, Haşdi Şabi’yi ve tüm direniş gruplarını Amerikan işgalcilerini ülkelerinden çıkardıkları için tebrik eden Şeyh Kasım, “Irak milleti, kim olursa olsun ve nereden gelirse gelsin her türlü işgalciyi dışarı atma gücüne sahiptir; böylece Irak bağımsız, gururlu ve güçlü bir ülke olmaya devam edecektir” dedi.
İsrail Güney Lübnan’da Barınamaz
Şeyh Kasım şu vurguyu yaptı: “Güney Lübnan’ın özgürleştirilmesini gözlerimizin önünde görüyoruz. Belli bir zaman alsa dahi İsrail Güney Lübnan’da barınmayı başaramayacaktır.”
Hizbullah Genel Sekreteri; mücahitleri ve halkıyla birlikte direnen bu Direniş’in, tüm bu sürekli tecavüz dönemi boyunca ve özellikle son iki yılda bir direniş ve duruş destanı yazdığını söyledi.
Kasım son olarak şunları kaydetti: “Bize ne yapacağımızı sormayın; bu tecavüz var olduğu sürece direnmekten başka çaremiz yoktur. Çözüm üretmesi ve bu durumdan çıkması için düşmanın üzerine gidin. Ancak bize ‘Düşmanın çekilmesi için taviz verin’ denilmesi kabul edilemez; zira bizim taviz verecek bir şeyimiz yok. Biz saldırıya uğrayan tarafız ve düşmanın uymadığı anlaşmalar ortadadır. Dolayısıyla çözüm, düşmanın hor ve hakir bir şekilde çekilmesiyle başlar; bizim açımızdan çözüm budur, bize başka çözümler hakkında soru sormayın.”
