Haseke eyaletinde paralı askerleri çalıştırdığını bildirdiler. Amerika son 9
yılda Suriye’de planlı bir şekilde faaliyet göstermektedir. Amerika’nın
Suriye’deki en önemli ve en temel stratejisi ise siyasi düzenin devrilmesi ve
Tunus’ta Zeynel Abidin bin Ali, Mısır’da Hüsnü Mübarek, Libya’da Muammer Kaddafi
ve Yemen’de Ali Abdullah Salih’in başına gelenleri Beşar Esed’ın da başına
getirmektir.
Suriye’ye teröristlerin getirilmesi ve terör gruplarına ve
çetelerine yardımcı olmak da bu doğrultuda Amerika tarafından yapılmaktadır.
Şimdi de Beşar Esed’ı devirme yönündeki siyasetlerin
yenilgiye uğraması ile Amerika bu kez Suriye’nın parçalanmasına odaklanmıştır.
Bu hedef doğrultusunda ise Kürtlerin
yoğun olarak yaşadığı Suriye’nin Kuzey ve Kuzeydoğu bölgeleri Washington’un odak noktası haline gelmiştir.
Bu odaklanmanın sebebi ise kimi Kürt grupların etnik ve ayrılıkçı eğilimleri ve
de bu bölgelerde zengin petrol kaynaklarının olmasıdır.
Amerika’nın bu hedefe ulaşmak için baş vurduğu yollardan
biri de Kürt silahlı gruplar ve militanları özellikle de Suriye Demokratik
Güçleri-SDG’yi desteklemektir. Kimi
Kürt grupları arasında ayrılıkçı ve bölücü siyasetlerin yaygın olmasından
dolayı Amerika bu hususa özel olarak
odaklanmış bulunuyor. Amerika’nın
Suriye’yi parçalamak için odaklanması aslında Washington’un Suriye’nin Kuzey
bölgelerindeki zengin petrol kuyuları ve kaynaklarından yararlanma hedefi ile
de örtüşmektedir.
Washington neredeyse tamamı Kürt militanlardan oluşan Suriye
Demokratik Güçlerine bir şekilde yakınlaşarak
bu hedeflerini sahada uygulamaya çalıştı.
Buna rağmen son bir yıl içerisinde Washington ve SDG
arasında açık ihtilaflar ve çatlaklar söz konusudur. Son yıllarda ise Amerika Türkiye askeri
güçlerinin Suriye’nin Kuzeyindeki Kürtlere karşı operasyonlarında Kürtleri
desteklemeyip dolaylı bir şekilde bu saldırılara Beyaz Saray aracılığı ile de
yeşil ışık yaktı.
Bu yaklaşım ise Kürt militanlarının düşüncelerini
değiştirmesine ve Amerika’nın onları araç olarak kullanmak istediği kanısına ve
onları bir ortak görmeme inancına taşıdı.
Amerika’nın böyle bir yaklaşımını açığa vurmasının ardından
Suriye Kürt militanları ve Washington arasındaki ihtilaflar da gün yüzüne
çıktı. Washington Ekim 2019’da
Suriye’den askeri güçlerini çekeceğini bildirdiğinde Suriye Demokratik Güçleri sözcüsü Kino
Gabriel Amerika’nın Suriye’den çıkma
iddiasının yalan olduğunu söyledi.
Batı Asya meseleleri başuzmanı Mesud Esedullahi ise Suriye
Demokratik Güçleri sözcüsünün bu ifşaatının bir şekilde Washington ve SDG
arasındaki ihtilafları körüklediğini düşünüyor
Geçen Ekim ayından itibaren Amerika bir şekilde Suriye’nin
Kuzey ve Kuzey Doğusunda başka bir grup oluşturma kanısına vardı. Buna
esasen Amerika son girişimi
çerçevesinde Haseke eyaletinde paralı askerlerini devreye soktu. Washington bu paralı askerler için Haseke
eyaletinde bulunan işgalci Amerikan güçlerinin üssü El Şeddadi’de iki buçuk
aylık eğitim dönemi düzenlemektedir.
Burada önemli olan nokta yeni silahlı paralı askerlerin sırf Araplardan
oluşturulmasıdır.
Halbuki SDG’nin büyük bir bölümü Kürt militanlardan
oluşmaktadır.
Tabii hepsinin Araplardan oluşan bu yeni paralı asker
ordusunun oluşturulması Amerika’nın
tamamen Suriye Demokratik Güçleri ile ilişkilerini kesmesi anlamına gelmiyor
Aslında bu girişim taraflar arasındaki ihtilafların derinleşmesine neden
olmuştur. Görünen o ki Amerika bu yeni
grubu Suriye’nin parçalanması için değil Suriye’nin enerji kaynaklarını elinde
bulundurmak için eğitmektedir.
Suriye ordusu emekli
Tuğgenerali Ali Maksud ise bu
hususta şöyle bir açıklamada bulunmaktadır:” Amerika Suriye hükümetini ekonomik ve
yeniden yapılanma imkanlarından olan enerjisinden mahrum bırakmak istiyor.
“
